duyar kasmak

1 /
akayzers akayzers
yasal uyarı: konuya çok sert gireceğim.

duydukça sinirlerimi zıplatan, siktiri boktan, iticilikte sınır tanımayan ve daha nice boktan sıfata sığdıramadığım tabirdir.

amına koyim virüs gibi yayıldı her sik kafanın dilinde artık bu tabir.

-------------duyar kasmak,
-------------duyar kasmak,
-------------duyar kasmak,
-------------duyar kasmak,
-------------duyar kasmak.

kullanan insancıklar size sesleniyorum. bak bunu yirmi kez sesli oku sende soğuyacaksın ve artık kullanmamaya başlayacaksın bu boktan tabiri.

hadi canım. hadi gülüm. biraz insan olmanın vakti sence de gelmedi mi ?

sokuklar.
ela gozlerimdeki renkli hikayeler ela gozlerimdeki renkli hikayeler
çok çirkin bir kelime, başından geçen bir olayı anlatınca ve buna duyar kasmak denilince daha da çirkinleşen ve hatta!

şurada sadece kız düşsün bilmem ne olsun diye yazan insanlar olmak çok saçma değil mi yahu?

babanı çok özlediğini 2-3 cümle ile yazmak duyar kasmak mı?

duygusuz, ruhsuz kalpsiz insanlara tanrıdan birazcık iyi niyet ve vicdan diliyorum, bu şekilde yaşıyor olmanız hakikaten çok acı.. üzülüyorum sizler için çoktan çok!
yakov petroviç golyadkin yakov petroviç golyadkin
medya iletişim araçlarının artmasıyla reklamcılığın en büyük mottosu "seks satar" idi.

bir dondurma reklamından, bir araba reklamına kadar şehvetli bakışlar atan kadınlar vardı, halen var. ama şu anda kitlelere ulaşmak için kadın bedeni eskisi gibi metalaştırılmıyor.

çünkü artık toplumsal bir konuda duyar kasmak firmaların, markaların daha çok üstüne gittiği bir yöntem.

şöyle ki geçen sene filli boya'nın 8 mart reklamından sonra 1 ay içerisinde satışları artmış.
geçen sene oysho adlı mağazada bir kedi ile karşılaşan biri mağazanın bu hareketini eleştiren bir tweet atmıştı. o tweet çok tepki aldı. oysho adlı mağaza da ürünlerinin arasında bir kedi resmi çekip twitter adresinden paylaştı. sonra insanlar gidip o mağazadan alışveriş yaptılar.muhtemelen ilk tweeti atan kişi ile beraber oysho bir viral hazırladılar bu da tuttu.

bunun gibi bir çok örnek verilebilir. insanlar önemsedikleri konularda kim duyar kasıyor ise gidip oradan alışveriş yapıyor, orada gidip yemek yiyor. insanların bu seçimlerinin elbette mantıklı bir tarafı var. ama o markalar bu duyarlarında samimiler mi ? işte bundan pek emin değilim.
ürkek ürkek
bu kelimeden kasıt tam olarak ne oluyor hala çözemiyorum. benim anladığımla, insanların anlayışı arasında fark varmış gibi hissediyorum bazen. duyarlılığı, duyar kasmak olarak nitelendirmeye başladığımız için kaybediyoruz belki de. duyarlılık güzel bir davranış değil mi? herhangi bir duruma karşı duyarsız kalmak bana çok fazla sığ düşünceymiş gibi geliyor.

insanların düşüncelerini ifade etmesini duyar kasmakla ilişkilendiren beyinler oldukça hiçbir zaman bir adım öteye gidemeyeceğiz sanırım. toplumda karşılaşılan sorunlarla ilgili düşüncelerini ifade etmenin suç olduğu şu dönemlerde duyarsız bir toplumun egemenliği altında kalmak kaçınılmaz sorunlardan biri. duyarsız bir toplum bireyi olarak tek hücreli canlı görevini görmektense, ön yargıların gölgesinde kalmayı yeğlerim.
bu sefer kesin bu sefer kesin
gerçekten tepki verenler değildir burada kastedilen.
olur olmadık mecralarda "ülke ne halde, siz bu paylaşımları yapmaya utanmıyor musunuz?!" diye yorum yapan, aklınca duyarlı mallardır, duyar kasan derken kastedilen.

mesela, instagramda bi sayfa, en magazin isminde, e isminden de anladığınız üzere magazin haberleri paylaşılıyor.
yorum yapan hesaplardan biri, "o kadar şehit veriyoruz siz sadece magazin haberi paylaşıyorsunuz" diyerek duyar kasıyor.
hayır bu malkoviç'in amacı gerçekten haber almak ise instagramda ve bu sayfada işi ne? değil ise, derdi ne?
elcordobez elcordobez
evet modern kıraathane ağzı ürünü bir nitelemedir. kıraathanede de öyle dayılar vardır, aslında hiç bir bok anlattığı yoktur ama öyle cümleler kullanır ki, yaşamın sırlarını zaten yemiş yutmuş, artık yaşamın ve hatta öbür dünyanın bütün çelişkilerini bile çözmüş sanarsınız. bu ''duyar kasma'' nitelemesi de, yeni çağ sığ insanına bu türden bir pelesenktir.
fakat, hiç beklemediğimiz arkadaşlar ağzında görünce bu pelensenki hala üzülüyoruz. bakın tekrar ediyorum, duyar kasmıyoruz, insanız biz, üzülüyoruz.
psamathe psamathe
duyduğumda sinir katsayımı arşa çıkaran söz öbeklerinden biri -ki genelde sakin bir insanımdır-. bir diğeri için de açılmış bir başlık varsa kontrol edeceğim, onu da ayrıca yazacağım.

muhtemelen 2000'li yıllardan sonra ve sözlüklerin dilimize kattığı ve katmaz olaydı dediğim bir söz bu. zira en azından 80 li yıllara denk gelen çocukluk ve ergenlik dönemimde hiç duymamıştım.

bir konuda başlık açılıyor, yazarlar kendi pencerelerinden bir görüş ortaya koyuyor, sonra biri çıkıp diyor ki "amma duyar kastın" veya " şu konuda da duyar kastın ya pes doğrusu". işte bu cümleyi gördüğüm de beynimde şimşekler çakıyor adeta.

"bu kadar duyarlı olmaya gerek olduğunu düşünmüyorum veya aşırı hassasiyet gösterdiğini düşünüyorum" tarzı kurulumu çokta zor olmayan sözcükler ile üstelik çok daha pozitif bir yaklaşım sergilemek varken bu sözcüğü kullanmak bana göre art niyet içeren ve aslında sözde eleştiri getirmek istenen fikre karşı, fikir oluşturamamanın getirdiği bir acizliktir. senin fikir belirtmen normal, ben belirtince "duyar kasıyorsun, duyar kasmışsın vs.". oh ne güzel iş valla.

"duyar sensin, kastırarak da sana girsin" diyesim geliyor ama demiyorum tabii. sakız gibi yapışkan, virüs gibi de bulaşıcı bir şey aksi gibi. o nedenle; geçmişte bu tarz bir giri yazıp veya yorumda bulunduysam, yukarıdaki sözümün arkasındayım, bana da girsin. daha fazla yazıp kendimi yiyip bitirmek istemiyorum. bu kadar.
1 /