ecco homo

snncr snncr
nietzsche'nin delirmeden önce 1888'in sonbaharında yazdığı diğer adı kişi nasıl kendisi olur adlı kitap daha sonraları bu kitaba bir kaç ekleme daha yapmıştır. malum şahıs bu kitapta kendini anlatmıştır, bir nevi otobiyografisini yazmıştır. kitapta okuyucularına kendisinden nefret edip kendilerini aramaya başladıkları zaman düşlediği insanüstü varlığın meydana geleceğini belirtir.

kitabın önsözünden bir kaç cümle

kısa zamanda, şimdiye kadar yöneltilmiş olan en ağır taleple insanlığın karşısına çıkacağımı görerek, kim olduğumu açıklamam kaçınılmaz görünüyor.bu zaten şimdiye kadar biliniyor olmalıydı:çünkü bugüne kadar bunu açığa çıkarmaktan kaçınmadım.ama görevimin büyüklüğü ile çağdaşlarımın küçüklükleri arasındaki uçurum, onların beni görmeyip işitememeleri nedeniyle ortaya çıkıyor.kendime verdiğim değerle yaşıyorum, hala yaşıyor olmam bile bir ön yargı olabilir mi ?... kendimi yaşamadığım konusunda ikna edebilmem için yalnızca yaz mevsiminde ober-engadin'e gelen kültürlü insanlarla konuşmam yeterli...

yazar ayrıca bu kitapta zerdüşt adlı kitabının anlaşılması ile insanlara bir çok şeyi öğretmiş olacağını ve kişilerin üstinsan olabileceğini dile getirmiştir.

kendisinin bir alman olmadığını saf bir polonyalı olduğunu da net bir şekilde bu kitapta dile getirmiştir.
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
(...)
tanrıbilimci ağzıyla konuşursak -iyi dinleyin-. her zaman tanrıbilimci gibi konuşmam, günlük işini bitirince yılan kılığında bilgi ağacının altında yatan tanrının kendisiydi. tanrılığın yorgunluğunu böyle çıkardı... pek güzel yapmıştı herşeyi. tanrının yedi günde bir aylaklığıdır şeytan başkası değil.

fritz / ecco homo
inanna salome inanna salome
''içgüdü olmuş bir kendini aldatma, hiçbir olayı, niçinselliği, gerçeği görmemeyi kafaya koymak, yanlılığa karşı gözleri kör olmak, suçun daniskasıdır; yaşama karşı işlenmiş bir cürümdür... bin yıllar, uluslar -en eskileri de, en yenileri de-, filozoflar, ve kocakarılar, -tarihin dört beş anı dışında, ki ben altıncısıyım-, hepsi bu konuda birbirlerine epey yaraşırlar.

en korkunç olanı da; iyi insan kavramıyla tüm zayıfların, hastaların, kusurluların, kendi kendinden acı çekenlerin, yok olması gereken ne varsa hepsinin yanı tutulmuş, -ayıklama yasası gündeme getirilmiş, çarmıha gerilmiş; gururlu, yetkin, olumlayan, geleceğe güvenen, geleceği doğrulayan insanın karşısına bir ideal çıkarılmış, -ona kötü denmiş bundan böyle... gelenektir diyerek inanmışlar bunlara da!

ecrasez l infame ! (~ezin rezili~~voltaire'in ünlü sözü~ )

-anladınız mı beni? -çarmıhtakine karşı dionysos... ''
zincirlemegunahtamlaması zincirlemegunahtamlaması
içindekiler kısmını okuduğunu zaman yarılacağınız bir niçe eseri. şöyle ki;

-önsöz
-neden böyle bilgeyim
-neden böyle akıllıyım
-neden böyle iyi kitaplar yazıyorum
.
.
.
-neden bir yazgıyım ben.

"anı, irin toplayan bir yaradır" demiş rahmetli. kafası çalışanlar da hep cehennemde anasını satayım.
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
iyiler iyidir, kötüler de mutlak kötüdür öyle değil mi?

siz de henüz yaş iken iyileri dinlemeye ve o iyi şeyleri yapmaya özen gösterdiniz. nedeni ise dogmatik. hümanist bir şekilde reddeseniz de bunu, bilinçaltında bu böyledir. peki ya mutlak iyi adledilen din adamları sizi kendi iyilikleriyle yönlendirse ne olur? ne olacağını nietzsche söylüyor: ''iyi insanlar asla doğruyu söylemez. iyiler yanlış kıyılar, yanlış güvenceler öğrettirler sizlere. iyilerin yalanları içinde doğup sığındınız. her şey köklerine dek yalana boğuldu ve çarpıtıldı iyilerce.''

nietzsche'nin hristiyanlığa karşı yükselen nefretinin kaynağı da, iyilerin mutlak iyi olacağı yargısıdır.

nietzsche, hristiyanlığı ve almanları yerle bir ederken bu şaheserini sevenleri için de yazmış, kendisinin putlaştırılmaması için uyarmıştır.

bir atın boynuna sarılıp düşerken deliren adam çağırıyor sizi.

edit: imla.