eğitim bölgesi ve sınavsız yerleştirme sistemi

1 /
hope is gone hope is gone
liselere yerleşimde yeni sınav sistemimizin adı.

artık her öğrencinin evine en yakın okula yerleştirmesi yapılacağı milli eğitim bakanı ismet yılmaz tarafından açıklandı. ayriyeten, girilecek sınavın sözel ve sayısal bölümlerden oluşacağı belirtildi. 60 sorunun 90 dakikalık sürede tamamlanacağından söz edildi. okul tercihlerinde en fazla 5 tercih hakkı bulunacak ve aynı zamanda farklı akademik becerilerin bir arada olacağı konusunda açıklamalarda bulunuldu. yeni sistemin, tüm öğrenciler adına hayırlı olmasını temenni ediyorum.

edit: sınav süresi konusunda ek düzenleme yapıldı.
1
cok asabi psikolog cok asabi psikolog
yeni sisteme göre öğrenciler adreslerine olabildiğince en yakın liseye yerleşecekler.

1- öğrenci istemediği okul türüne yerleştirilmeyecek

2- öğrenciye 5 seçenek hakki tanınacak.

3- nitelikli okullar (fen lisesi vb.) adına tek sınav yapılacak ve test seklinde 60 soru 90 dakika olacak.

4- sınav sonucu yerleştirmeler merkezi olarak yapılacak.

milli eğitim bakanlığımızı tebrik ediyorum. üstüne 1-1.5 ay kafa yorulan sistem, düşünsek aklımıza bile gelmeyecek bir sistem

o kadar karmaşık ve o kadar derin bir sistem ki. muazzam ya, muazzam.

çünkü her yerde "galatasaray lisesi" gibi liseler var, her mahallede.
emanet emanet
terzi olarak ölçüsü belli olmayan bir kıyafet dikiyosun ve giysiyi cuk diye oturtacak beden arıyorsun. öyle bir nesil yetisti ki sistemi bırak okul bile uydurmaz zor.
al cenneti çal başına al cenneti çal başına
öğrenci istemediği okula yerleştirilmeyip 5 seçenek tanınacakmış. yalan !
her bölgede bu kadar seçenek var mı ?
nitelikli okullar sınav yapacakmış, hani sınav stresi yüzünden değiştiriyordunuz sistemi ? ayrıca sınavlar ücretsiz mi olacak ?
her okula ayrı ayrı sınav ücreti mi ödenecek ?
kim belirleyecek bunu ?
sınav sonucu yerleştirmeler merkezi yapılıyorda sınav neden merkezi olmuyor ?

eğer sırf reis sınavı istemedi diyip ortaya boyle ucube bi sistem çıkarmadılarsa ( ki bu bile olabiliyor artık bu ülkede) amaç alt/orta gelir seviyesindeki zeki/çalışkan çocukların önünü kesmek gibi geldi bana. iyi liselerde yoksul çocuklarının eğitim almasını hazmedemediler.( bu oran zenginlerdeki özel ders/dershane/özel hoca takviyesine rağmen azımsanamayacak oranda fazlaydı)

böylece bilmemne bakanının çocuğu baraj puanını aşamadı muhabbeti son bulacak. galatasaray lisesinde, istanbul erkek lisesinde, fen liselerinde ailevi durumu iyi olan çocuklar okuyacak.

yoksulun çalışkan çocuğu imam hatiplerde harcanacak.
1
mor sümbül soğanı mor sümbül soğanı
sistemin içeriğini okuyunca sinirden gözlerim doldu. kırk yılda bi küfrederim, yeni kırk yıllık küfrümü bununla doldurdum. sonra sakin kafayla bi düşüneyim, dedim. adamlar yapmışsa benim göremediğim bi güzellik vardır, diye düşündüm. gerçekten düşündüm ama bulamadım. düşündükçe sinirim katlandı. iki basamaklı zeka seviyesine sahip insanların elinde oyuncak olduk.

tüm boktan okulları anadolu lisesi yaptılar. neye göre seçecekler bu okullara gidenleri? staj yaptığım anadolu lisesinde pırıl pırıl çocuklar var, görseniz hepsi de geleceğin güzel kalpli doktoru, mühendisi, öğretmeni, ressamı olmaya aday. sonra memleketimdeki anadolu lisesini düşünüyorum, okumak için okuyorlar, hayat amaçlarında okumak, öğrenmek alt basamaklarda yer alıyor. bu sisteme göre staj yaptığım okuldaki çocuğu memleketimdeki okula göndermek mi adalet?

bi de demezler mi "bir başarılı öğrenci diğerlerini de çalışmaya özendirir." küfür olmadığı halde küfür etkisi yapan sözlerde inceleyebiliriz bunu. homojen sınıflarda bile çocuklar arasındaki rekabet çoğu zaman yorarken kendinden kat kat iyi öğrenci ile aynı sınıfta olmak çoğu öğrenciyi olumsuz etkiler. eğitimde bireysel farklılıklar her zaman vardır ama bunu mümkün mertebe alt seviyeye indirmek gerekirken nasıl arttırsak diye bakıyorlar. o başarılı çocuğa veya evine yakın diye kendinden üst seviyede bir okula yerleşen çocuğa hangi öğretmen farklı etkinlikler hazırlayacak?

neresinden bakarsan bak boktan bir sistem yapmışlar. ismimiz rte değil ki şikayet edip "ne halt ettiğinizi sanıyorsunuz siz?" desek de bu sistemi iki günde değiştirsinler.
tekel savaşçısı ahmet abinin yeğeni tekel savaşçısı ahmet abinin yeğeni
bu yıllar öncesinin sistemi değil mi yahu? herkes evine yakın okula gidiyor, isteyen de sınava girip iyi okullara girmeye çalışıyor. babamın okuduğu zaman böyleymiş yani. tabi iyi okul sayısı bir iki tane falan.

her şehirdeki en iyi 2 okula (min 2- şehir büyüklüğüne göre sayı artar) sınavla alım yaparlarsa olayda bir değişim kalmıyor. ben liseye girerken bizde zaten 5 tane mi ne anadolu lisesi 1 tane de fen lisesi vardı. oralara sınavla giriyordun. kalan herkes evine yakın okula. mahalledeki tüm arkadaşlarım aynı okuldan çıkıp aynı liseye gitmişlerdi. okul sonraları da beraberler. ben aralarına geç gidiyordum baya da kıskanıyordum. hatta şimdi de hala beraberler, starbucksa girdiler hep beraber. özledim. neyse işte o sistemde de sonra sonra bokunu çıkarıp önce süper liseyi kaldırıp anadolu lisesi yaptılar sonra her yeri anadolu lisesi yaptılar da karıştıydı ortalık.

şimdi burada kritik nokta şu ki kaç okulu sınavlı yapacaklar. inşallah min 2 olur her şehirde.
persipnei persipnei
sanırım emlak piyasasını hareketlendirmek için yapıldı bu uygulama. eğitim açısından olur yanı yok çünkü... farkli seviyelerdeki çocuklara nasıl ders anlatacağız acaba?
juniper10 juniper10
eski milli savunma bakanı, günümüz milli eğitim bakanının an itibariyle açıkladığı liseye yerleştirme sistemi.

öğrenciler artık adreslerine en yakın liseye yerleşecek.

nitelikli okullar için tek sınav yapılacak.
dumrul dumrul
saray tuvaletlerinden sıkıldığı için "bugün yine neyin içine sıçsam" diye düşünürken aniden ortaya fırlayıp "teog kalksın, bu ne biçim sistem? bu sistemi getiren cehape zihniyetinin ta aq" diye bağırmaya başlayan diktatör şimdi rahatlamıştır herhalde.

cahil bir diktatörün günlük kaprislerine göre yönetilen ülkede beklentilerinizi düşük tutmanız gerek. ne bekliyordunuz ki?
tommyknocker tommyknocker
sınav sisteminin genel olarak iyi eğitimi olan okullara yönlendirme yönü değil benzer niteliklere sahip öğrencileri bir araya getirdiği için faydalı olduğunu düşünüyorum. bu durum eğitimcinin de işine yarıyor çünkü gerçekten de bizim ülkemiz için tüm çocuklarda benzer bir gelişmişlik seviyesi söz konusu değil. bu da çocukları sınıflandırıp seviyelerine uygun eğitim vermekle mümkün olabiliyor ancak. yani bir tür dengesizliği biraz düzeltme. bunun istisnası olan okullar muhakkak vardır ama yüzlerce değil belki onlarcadır.

yani sistem işleyen kötü haliyle bile iyi kötü benzer seviyelerdeki öğrencileri bir araya getiriyor ve okulun nisbi kalitesine göre de onlara vizyon verebiliyordu. bir öğrenciye vizyon verebilmek eğitimli bir aile, iyi bir okul ve ya gelişmiş bir eğitimciyle mümkün olabiliyordu, olabilir. kaldı ki bizim ülkemiz için öğrencilere verilen eğitimin kalitesi bence verebildikleri ve motive edebildikleri vizyonla alakalı.

bu sistem benzer eğitim seviyesindeki öğrencileri benzer okullara yerleştirme mantığını yok ediyor gibi. en azından zarar veriyor. bu doğal olarak eğitimci dağılımını ve buna bağlı olarak da okulların öğrenciye bağlı vizyon verebilme yeteneğini de köreltecek.

her halukarda ani verilmiş bir kararla yangından mal yetiştirir gibi kimseye sormadan oluşturulan bu sistemin yanlış olduğunu bir iki sene içerisinde farkedip yeniden değiştirecekler.
1 /