eşcinsel çocuğun olsa yapacağın şey

1 /
mortissaa mortissaa
önünü alabileceğim seviyede bir eğilim söz konusu ise engel olmak için elimden gelenin fazlasını yapardım. psikolojik destek, tıbbi yardım, manevi ve ailevi yanında olmak. her şey. homofobik olduğumdan falan değil, ama bizim ülkemizde mümkün değil eşcinsel olup da toplumsal baskıya maruz kalmadan mutlu olarak yaşamak. çocuğumu bu topun altına ben eşcinselliği destekliyorum yeaaa deyip de atamam asla ilerde. ve ayrıca eğer önü alınabilir bir seviyedeyse neden olması gerektiği gibi yaşamasın ki? çünkü normal olan kadın ve erkeğin yan yana olmasıdır. ufak bi eşcinsellik yönelimi görür görmez bunu destekleme gibi bir durumum asla olamaz. önce bu durumu ortadan kaldırmaya çalışır, eğer çözüm yolları bitmişse son çare olarak bu durumu kabullenirdim.

bugün bunu söyledim diye aşırı modern kafalarda takılan birkaç üniversite öğrencisi arkadaşım tarafından linç yedim. hayır anlamıyorum, yaradılışa mantıken aykırı olan bir durumu neden teşvik edersiniz ki? seçimi bu olanlara sonuna kadar saygı duyuyorum, asla farklı muamele de etmem, etmek haddime değil. ama ben çocuğumun eşcinsel olup da bu ülkede dışlanmasını, cinsel yönelimi yüzünden küfürlere maruz kalmasını, ilerde aşık olduğu insandan çocuk sahibi olamamasını desteklemiyorum.

özel mesaj sonucu gelen ilk edit : farklı şekilde yaklaşırım diye bir şey iddia etmiyorum, toplumun bu durumu kaldıramayacağından gelecek olan dışlanma duygusunu yaşamaması ve mutsuz olmaması için çaba göstermekten bahsediyorum. yanlış anlaşılmalar yaratmak istemiyorum.
5
ürkek ürkek
eş cinselliği bir hastalık olarak gören bünyelerin doktordan doktora koşturacağı, dini hocalara baş vuracağı olasılıkların en üst seviyesinde olmalı.

ben her şeyin sevgiyle baş edilebileceğini inanacak kadar fazla ütopik bakıyorum. eş cinsel bir kimliğe sahipse ne olmuş yani? bir insanı kimliğini, sahip olduğu cinsiyetini, düşünceleri es geçerek sadece ve sadece bir canlı olduğu için sevmek bu kadar zor olmamalı.

din ticareti yapan sözde müslümanların olduğu bir ülkede eş cinselliği sorun etmek fazla ironi geliyor açıkçası. her şeyimiz dört dörtlükmüş gibi...

neyse soruya gelelim. açıkçası bu konuya şimdiye kadar hiç kafa yormadım. sanırım böyle bir süreçte, onun yara almadan kimliğini oluşturma konusunda elimden gelen her türlü yardımı yapmaya hazır olan bir anne olurdum. tabii bunu olabildiğince yardım alarak yanlış herhangi bir şey yapmamak için olabildiğince titizlikle yapardım.


bu konuda ahkam kesenlere olabildiğince sevgi diliyorum. cinsel kimliği ne olursa olsun onun sizin çocuğunuzu unutmamanız ümidiyle ne diyeyim.
yürüyen adam yürüyen adam
bir tane yaşam şansımız var sikerim toplumu da onun baskısını da! çocukluk yıllarımdan beri küpe takarım ve bir dönem saçlarım da uzundu. bunlar yetmezmiş gibi yine aynı dönemlerin metalci genç ruhuyla epey aykırı giyinirdim ve yaşadığımız yer istanbul'da pek bunlara uygun olmayan bir mahalleydi ve çok defa dayak yeme tehlikesi yaşadım ama ne sakalıma karışan dedeme, ne pek karışmak istemese de işte o toplumun gazına gelip oğlum çıkar şu küpeleri erkek adamsın diyen babama, ne de sırf tarzım yaşadığım yere uymadığı için beni dövmek isteyen abecilere eyvallah dedim. eyvallah deseydim saçma bir durum olacaktı o baskı altında ezilecektim fakat bunu yapmayarak benden sonra büyüyen mahalle gençlerine istedikleri gibi giyinip istedikleri gibi yaşayabileceklerini gösterdim. bu marifet değil elbette fakat anlatmak istediğim sikerim toplum baskısını durumu.

eşcinsel de olabilirdim ve bu olayları yine yaşayabilirdim. bu işin normali anormali mi var eşcinsel insanlar normal değil mi anlayamadım fakat kişisel hak ve özgürlüğünüze kimsenin karışmasına izin vermez, pısırık yaşamazsanız o korktuğunuz baskı bir zaman sonra yok olup gider. bir takım insanların binlerce yıldır öğrenemediği saygı konusunu öğrenmeleri gerekiyor. kimse kimseye baskı yapamaz. şayet bunu kendinde hak görüyorsa sağlıklı iletişim ile mutlaka çözüme ulaşılır. korkmayın. ayıplamayın da. eşcinsel olmak ayıp değil suç değil. ayırmayın insanları. hepimiz normal insanlarız.
yolcu58 yolcu58
kim ne cevap verirse versin..
eğer eşcinsel yönelimli bir çocuğu yoksa empati yapılabilir bir durum değildir.
geçiniz efendim geçiniz.
başa gelmeden kimse ne yapacağını bilemez.
yalnız çok ağır geleceği..
çok zor hazmedileceği kesin..
kimse böyle bir durumu kolay kolay kabullenip hazmedemez. içselleştiremez.
confessions confessions
yapmayın...
insan olduğunuzu hatırlayın, bu toplumda yaşadığınızı unutmayınız.
ve asla sınanmadığınız acılar üzerine konuşmayın.
çekirdekkahve çekirdekkahve
olaydan tamamıyla uzak, çevresinde herhangi bir lgbt birey bulunmayanların olumsuz görüşlere sahip olmasını şöyle ya da böyle anlayabildiğim olay.

homofobi, heteroseksüel kişilerin olayı anlamlandıramaması ve kendilerine dair iç korkularından dolayı son derece yaygın ve sıradan bir durum aslında. önemli olan, bunu aşma çabası.

yetişkin bir birey gibi düşünebilmeye başladığım yaşlardan bir döneme değin, bu konudaki ön yargılarımı kırma çabasındaydım. insanlar istediğini sevmeliler, aşkın cinsiyeti yoktur diye kendimi ne kadar telkin etsem de, gay olduğunu öğrendiğim biriyle birebir diyalog kurmak beni oldukça geriyordu mesela. bu gerginliğin önüne istesem de geçemiyordum, ta ki en yakın arkadaşımın, kadınlardan hoşlandığını, kendisini bir erkek gibi hissettiğini, bunun önüne geçemediğini, mümkün olursa ameliyat olarak erkek olmak istediğini bana anlattığı döneme kadar devam etti bu durum.
onun bu olaya ilişkin tutumu ve anlatım şekli, her şeyi yerli yerine oturttu kafamda. onun vasıtasıyla pek çok lezbiyen, trans, gay kişi ile tanıştım. bu konudaki saçma takıntılarımdan keşke o insanlarla tanışmadan kurtulabilseymişim diyorum şimdi düşündüğümde çünkü o kadar vasat bir durum ki bu konuda dar görüşlü olmak. gerçi genel bağlamda "dar görüşlü olmak" vasat bir şeydir ya, neyse.

üzüldüğüm tek nokta, türkiye gibi toplumlarda sürekli birilerinin onların canını sıkıyor/sıkacak olması. gerisinde ise sosyal hayatımda tanıdığım pek çok straight insandan çok daha iyi insanlarla tanıştım böyle olan, buna eminim kendi adıma.

çocuğum olsa, sırf bu konudaki tutumumdan artık emin olduğum için, hiç bir sorun yaşamam sanırım. yalnızca ömrü boyunca insanların ona nasıl davranacağını şöyle ya da böyle kestireceğimden, üzülürüm belki ancak böyle art niyetli, dar görüşlülerden de uzak tutmak, korumak kollamak için elimden geleni yaparım elbette.
80 sonrası genç 80 sonrası genç
olduğu gibi yaşamasına en elverişli ülke hangisiyse oraya taşınırdım.
çocuğumun eşcinsel olmasından rahatsız olan ve bunu en ufak bir şekilde bile olsa yansıtanı, ailem dahi olsa, tanımazdım.
engel olamadığım, çocuğumu inciten her durum için de kahrolurdum.

bir anne/baba ne yapmalıysa onu yapardım özetle. severdim, korurdum, elimden geldiğince de eğitirdim.
sosyalismet sosyalismet
kabul edilmesi çok zor bir durum. tüm dinler lanetlemiş, kutsal metinlerde en ağır şekilde cezalandırılmış insanlardır.
eşcinsel, bir fatih ürek, kerimcan durmaz değilse ekonomik getirisi yoksa kabul edimez, ama anneciğine parçacıkları saydığı zaman baş köşede kabul görür.
"kendi tercihi canım"a dönüşür.
ben yine eski bitirimlerden pamuk niyazi abimizin sözünü şuraya iliştireyim, aklınızda bulunsun.
" götüne acımayan babasına bile acımaz."
benim fikrimce, istediği yaşam biçimi onun tercihidir. 40-50 yaşında görelim derim. belki değişir.
confessions confessions
hiç eşcinsel arkadaşınız oldu mu?
arkadaş derken; kuru bir merhaba ya da çevreden tanıdığınız biri değil de uzun yıllar konuştuğunuz sohbet ettiğiniz bir birinizi arkadaş olarak bildiğiniz gerçek bir arkadaş...
gerçekten sormak lazım.
ya da iş yerinde eşcinsel bir arkadaşınız oldu mu?
soyut bir arkadaşlık, iş yeri arkadaşlığı. üstünkörü merhabalar, sıradan konuşmalar, yolda karşılaşıp birlikte şirkete-iş yerine geldiğiniz veya paydos ettiğiniz zaman birlikte otobüse garaja metroya vapura gittiğiniz...
yolda sohbet ettiğiniz ya da paydoslarda yemek çay sigara aralarında gidip masasına oturup o da gelip sizin yanınıza oturup havadan sudan şeyler konuşup gülüp şakalaşıp laylaylom yaptığınız...
tüm bunlar sırasında size imalı bakışlar ve suratlarda "hııııım" ifadesi olan insanları fark ettiniz mi?
eşcinsel arkadaşınızın kadın veya erkek olması bile bu tepkilerin seviyesini değiştirir.
bir kadın iseniz eşcinsel bir erkek veya eşcinsel kadın ile yaptığınız arkadaşlık başka tepkilere yol açar, bir erkek iseniz eşcinsel bir kadın veya erkek ile arkadaşlığınız farklı tepkilere yol açar.
mesela; bir erkek olarak gay biri ile yaptığınız arkadaşlık (yemeğe birlikte çıkma, maça gitme, eğlencede olma başka bir tepki alırsınız, lezbiyen biri ile başka bir tepki alırsınız.
bu tepki tavan-taban arasında değişir.

tüm bunları yaşayan biri olarak acaba eşcinsel bir evladım olsa ne olur diye kendime soru sormaya korkuyorum.
bıraktığınız top sakal, uzattığınız saç, tercih ettiğiniz giyim-yaşam tarzı, inanç ve ideoloji için laf söyleyen bu 1930'lar seviyesinde ve hızla araplaşan bağnazlaşan bu toplumda ruh sağlığınızı koruyabileceğinizi nasıl düşünebilirsiniz ki...

inanın çocuğunuzun cinsel tercihi yaşam şekli bir önem ifade etmez.
kızabilir veya hoşgörü ile yaklaşırsınız.
evladım der veya evlatlık dan ret edersiniz. bu size kalmış; lakin, bu toplum çevre sizi öyle bir hale sokar ki evladınızın eşcinsel olması artık size bir şey ifade etmez.
1 /