ezel

185 /
toshiro toshiro
ilk 5-10 bölüm sonra izlemeyi bırakmıştım. dizi kötü olduğu ya da beğenmediğim için değil ha. ben dizi izleyemiyorum; bir bölüm bittikten sonra diğer bölüm için bir hafta bekleyemiyorum. bence başarılı bir diziydi. zira türk sinema ve televizyon tarihinin en başarılı aktörlerinden tuncel kurtiz ve haluk bilginer'in oynadığı bir yapım kötü olamaz. müziği, senaryosu vb. kötü olsa dahi sadece bu adamlar için dahi izlenebilir bir diziydi.

dizi bittikten sonra yutuptan rasgele bazı sahnelerini açıp izledim ki hala da izler, arkasına da "ben bu diziyi niye izlemedim ya" diye de hayıflanırım kendime zaman zaman. ben diziyi bıraktığımda kenan diye birisi yoktu dizide. onu yutupta izlediğim sahneler, bölümler sonrasında tanıdım, anladım. hay anlamaz olaydım. ramiz, kenan ve selma'nın ilk tanışmalarından birbirlerinden nefretle ayrılışlarına kadar 6 saatlik bir bölümü izlemiştim geçmiş senelerde. bir daha izlememeliyim demiştim ama neden bilmiyorum, aklıma geldi ve geçen gece aynı bölümü yarısına kadar yine izledim. ramiz, kenan ve selma'nın birbirlerine ihanetleri, sonrasında gelen pişmanlıkları, sonra başka türlü ihanetleri, o döneme uygun şekildeki raconları, tavırları, konuşmaları, ramiz'in gençliğini oynayan ufuk bayraktar'ın mimikleri...çok dizi izleyen birisi değilim ancak bana hiçbir dizi bu kadar kötü hissettirmedi, rezil etmedi. aklıma geldikçe canım sıkılıyor, sinirlerim bozuluyor. siz naptınız olm böyle ya?!

ezel-eyşan-cengiz-ali arasındaki ilişkiler yumağına çok değinmek istemiyorum -ki bence onlar böyle bir hikayenin yanında çerez mahiyetinde kalıyor ki anladığım kadarıyla dizide de durum bundan ibaret.

kenan'ın ramiz abinin hasta yatağının başında tam ayrılacakken kapaklanıp ağlaması ise apayrı bir efsane bir sahne. sizin allahınız yok mu be abiler?!


185 /