fallus

augusto augusto
antik yunan komedyasının başlangıç noktası. törenlerde, bağbozumu şenliklerinde halkın çeşitli boyutlarda falluslar yaparak komedi türünün başlamasını sağlamışlardır.
avluda oturan sizofren avluda oturan sizofren
penisi değil, muktedir olmayı imleyen kavram. insanın penisi olabilir ve olamayabilir , ama her insanın fallus arzusu vardır. fallus, eksiklikten doğar ve arzu yoluyla tamam olamaya çalışır. insan kendinde olmayan fallusun diğerinde olduğunu düşünür. çocuğa göre fallus ebeveyndedir, ebeveyne göre arkadaşında ya da eşinde, sevgilisindedir, ona göre ideoloji ve dindedir. ideolojiye göre karşı ideolojinin sahip olduğu güçtedir, dindara göre öbür dünyadadır.

durum bir zaman sonra, 'söyleyin lan hanginizde' paranoyasına dönüşür. tabii iş benim karikatürize ettiğim kadar basit değil. fallusa sahip olma yanılgısı vardır bir de, kişi o erkle fallusunu süremli kılmak için diğerleri üzerinde kullanır. ama fallus hep tehdit altındadır.

yani hem var, hem yok, hem yanılsamalı varoluştadır. bu da göstergebilim açısından fallusun çok yönlü sembolikliğine gayet uygundur.

büyüklenmeci arzusu olan herşey fallus arayışının izini taşır. en boktan fallusçuluk oyunu da milliyetçiliktir.
lapeurdanslecauchemar lapeurdanslecauchemar
mutlak gücün hayali simgesi. olduğuna inandıkça eksikliğini hissettiren.

küçük çocuğun dünyası büyüdükçe potansiyel fallus nesneleri de artıyor, sonra bir bakıyoruz karolin fişekçi oluvermiş o minicik çocuk...

(bkz: mağdur ve mağrur yenge - #eğlence orhan pamuk'la yaşadığı ilişkiyi arızaya bağlamış gibi bin kere anlatan ressam karolin fişekçi, "penise fiziken sahip olmasam da, zihnen sahibim. b... radikal )
jouissance jouissance
bir erkeğin "fallusa sahibim" demesiyle bir kadının "fallus eksikliği" çektiğinden bahsetmek aynı derecede saçmadır çünkü fallus bir sahip-olma halini değil, onun aracılığıyla haz duymayı (jouir) imleyen bir fonksiyondur. bir fonksiyon cinsiyetli bir şey değildir ama iki cinsin bu fonksiyon aracılığıyla seksüel bir kimliğe büründüklerini söyleyebiliriz. matematikten iki fonksiyon seçelim; f(x), y(x); x'in f ve y fonksiyonlarında alacağı değer demektir bu. benzer şekilde; f(x), f(y); x ve y aynı f fonksiyonu aracılığıyla farklı değerler alırlar. psikanalizde tanımlanan fallik fonksiyon ise (phi ile gösterilen) ikinci durumdaki gibidir; aynı fonksiyon kadın ve erkek için farklı "cinsiyetleşmiş kimlikler"e (sexuelle) gönderir ama en nihayetinde hem kadın hem erkek bu fonksiyonun bir değişkenidir. (tabi şu da var ki cinsiyetlenmiş kimlikler olarak kadın (x) ve erkeği (y) ortaya koyan şey bu ikisinin birbirleriyle ilişkisinde ortaya çıkan fallik zevk alma çeşitleridir, tekil hallerinde işleyen bir fonksiyon değil ama ilişki sırasında iki cinsten de geçip onları ayrı ayrı haz alma biçimlerine götüren bir fonksiyon)

fallik fonksiyon dışı olan kimdir? homoseksüeller ya da lezbiyenler değil, psikotikler.
jouissance jouissance
dikleşen ve sönümlenen -sömürülerek indirilen- penis değil, erkete olmuş haliyle kökünden kesilen ya da içe alınarak boşaltılamayan penis. hep dik. kastre edilemeyen. penisi kastre eden.

erkeklerin büyük penisli erkek korkusu=fallus korkusu=urvater=kastrasyon korkusu

fallus varsa; (bkz: il n y a pas de rapport sexuel)
sızdırmayan bariyer olarak düşünün fallusu, erkeğin zevkini emen bariyer.
kirpi ikilemi kirpi ikilemi
fallus, her şeydir. annenin tek arzusunun kendimiz olmadığını anladığımızda yaşadığımız büyük travmanın yerine koyduğumuz fantazidir. erkekler elbette fantazilerinde fallusu penis sanabilir ki tarihte de fallus heykelcikleri devasa büyüklükte bir penise sahiptir. oysa çok daha eski çağlardan beri fallusun ilk simgesi, ana kraliçedir. onlar gerçeğe daha yakınmış diyebiliriz. sonrasında ataerkil toplum gerçeklikten gittikçe uzaklaşmış. modern dünyaya gelirsek, bence fallus güçtür insanlar için, postmodern çağda ise güç tüketimdir. bugün kadın da erkek de tüketerek fallusa sahip olamayacağını eninde sonunda anlayacağı bir aşamadan geçiyor. fallus, aslında (anne ile ilişki temelinde) insanın başkası ile eksiksiz bir şekilde birleşmeye duyduğu arzunun temel göstergesidir. yani aslında aşk fantazisinde en çok gerçeğe yaklaşır. fakat asla ulaşamaz. günümüzde aşka duyulan güvensizlik ve korkunun temelinde de bu ulaşılmazlık vardır. yine de insanın yarımlığını, yalnızlığını en azından azaltacak şeyler, bence aşk, sanat ve bilimdir. benim fallusum bunlar.