feodal

kurbanım aman kurbanım aman
bugün hala aktif şekilde devam eden, sanayi devrimi'nin çözüm bulamadığı davranış biçimi.

köylü toplumun kentlere göçüyle birlikte, kır kültürünü göç ettikleri yere adapte etme şekli feodalizm ile ilgilidir.

ağaları tarafından ezilmiş olan bu toplum, herhangi bir şekilde "insan" olarak görülmemiş, fabrikada olduğu gibi sürekli çalıştırılıp köle olarak görülmüşlerdir. fabrika işçilerinden farkı, gördükleri yer, etkileşimde bulundukları insan eksikliği nedeniyle bu duruma zamanla alışıklık gösterip, hallerinden memnun görülmeleridir.

işte köylü halkı, bu sebeple bencil bir duruma düşmüş, göç ettikleri kentlerin kendi yaşamlarına uygun olmalarını istemişlerdir. bazıları feodal yaşamı reddetse dahi, çoğunluğu bu yaşamı benimsemiş, çocuklarına adapte edip, miras bırakmışlardır.

türkiye'de bu durum, batı ülkelerinin daha sonrasına dayanır. 1950'li yıllarda kapitalizmin genişlemeye başlamasıyla birlikte, ülkemizde köylü sorunu başlamış, zaman zaman durgun, zaman zaman dalga gibi yayılan bir köylü göçü başlamıştır. günümüzde bu göç devam etmektedir.

feodal insanların özelliklerine gelirsek;

-babalarından, aile büyüklerinden ne gördülerse onu uygular, sual etmezler. buna gelenek adını verseler dahi, kendi içlerinde yaratılan "kültleştirme" dersek daha uygun olur.

-evlerinde dini kitap dışında kitap bulunmaz. kitap okumayı sevmezler. ne hikmetse önemli yazarların politik görüşlerini bilir, ona göre hareket ederler.

-ilk maddede söylendiği üzere aile onlar için önemli bir unsurdur fakat toprak davası olana kadar. toprak için gözlerini kırpmadan en yakın akrabalarını harcayabilirler, kargaşa çıksa öldürebilirler. ha, göç edenler topraklarıyla ilgileniyor mu diye sorarsanız, orası muamma...

-kadınları 2. sınıf bir mal olarak görürler. kadınları çalıştırmaz, çalışan kadınları hor görürler. aile üyesi bir kadın, çocuk, yemek, ev işlerinden mükelleftir.

-kıraathanelerde siyasi muhabbet yapmak onlar için vazgeçilmezdir. gerçi genel bakımıyla muhabbetleri o yöne doğru kayar. zaten işten sonra vakitlerini harcadıkları kıraathane vb. yerlerde konuşulacak başka konu bulamazlar. fakat gündemi ne kadar takip etseler, hangi sınıfa mensup olurlarsa olsunlar ataları hangi partiye oy vermişse onlar da ardıllarından sorumludur. chp ise chp, adalet partisi, mhp, refah partisi gibi sağ partiler ise onlar da akp'ye. bu değişmez bir gerçektir.

-yeniliğe kapalıdırlar, hoşlanmazlar. yenilik onlar için bir şey ifade etmez. evlerinde bile birkaç teknolojik eşya dışında diğer nesneler eskidir. nostaljik olarak görülse bile öyle değildir, düşünce önemlidir...