gentle giant

giberling giberling
geçmişin sayfalarında untulmuş gitmiş bir prograssive grubu. işin atası da diyebiliriz. artık neredeler, kiminleler bilinmez
floydian floydian
70'li yıllardan kalma baba progresif rock gruplarından bir tanesi. grup elemanları birçok enstrümanı çalabildikleri için müziklerinde enstrüman zenginliği çoktur. tamamen ticari kaygılardan arınmış bir grup olup bir tane ticari parça bulunamaz. dinlemek biraz sabır gerektirir. ilk dinlediğinizde anlamsız gelen parçalar daha sonraki dinlenizde daha anlamlı gelmektedir. sokakta, minibüste mp3 çalar ile dinlememek gerekir. sessiz bir ortamda çok dikkatli dinlemek lazımdır. hayranlarıyla arasında ilginç bir bağ vardır. kimse bu grubun popüler olmasını, herkesin dinlmesini istemez.
witness the hysteric witness the hysteric
progressive müzikte kendilerine özgün bir progressive rock yaabilecek kadar tatlı, özgün, harikadır bu adamların tarzı. köklü bir gruptur gentle giant. ticari kaygılardan uzak, yaşayan bir grup..

nasıl bir duygu yoğunluğundaydı bu adamlar, nasıl bu derece hem naif ama aynı anda hem şımarık şarkılar yapabildi bu adamlar bilmiyorum ama o zamanlar ne içtilerse aynısından istiyorum.. ne kadar müthiş bir iş çıkarmışlar zamanında. diyecek pek bir şey yok. art talks..
pigs on the wing pigs on the wing
1960'ların son döneminde temelleri atılmış,oldukça karmaşık müzikal yapıda kusursuz uyumun tanımı,başka hiçbir grupla kıyaslanamayan,enstrüman çeşitliliği had safhada seyreden,her bir parçasını dinlemenin ayrı bir maceraya atılmaya benzediği,beyniniz ve ruhunuzda yeni kapılar açılmasını sağlayan,huzur veren ingiliz progressive müzik grubu.
tangerine tangerine
nedense kendilerini "bir yes bir genesis değiliz" diye ezen grup. başıma bir şey gelmeyecekse kendilerini daha çok seviyorum. buradan sesleniyorum.
i was blinded by a paradise i was blinded by a paradise
progressive rock denildiğinde akla gelen ilk gruplardan.
dinleyince "progressive rock adına yapılabilcek her şey yapılmış, yeni yetme progressive aşığı gruplar ne diye uğraşıyorlar?" diye bir an düşündürür; ardından octopus ya da free hand ile, progressive denen şeyin ucu bucağı görünmeyen bir deniz olduğunu yeniden hatırlatır.

not: girideki dandik tasvirler yazar kişisinin müzik eşliğinde düşünme* becerisinin düşüklüğünden kaynaklanmaktadır.

edit: şu an kafamın içinde yanan ampul diyor ki; "bu grubu dinleyen adamdan kat'i surette zarar gelmez i was blinded by a paradise kardeşim, devam et."