gereksiz nezaket

emekli mecnun emekli mecnun
her kelimenin sonuna ama,her şeye otosansür getire getire sonunda ne söylemek istediğini bile unutup saçmalamaya başlayan insanları ortaya çıkartan kavram.

bunun içerisine zaman zaman eyyamcılık gibi başka saçmalıklar da girerek işi iyice çorbaya çevirdiği malum.

elbetteki bir hakemli dergide "o ilk yarasayı yiyen çinli oç" filan tarzı bir üslup kullanılsın demiyorum.

ama mesela tiyatro eleştirisi için gidip doğan hızlan'ın herkese mavi boncuk dağıttığı yazıları yerine artaud'un "bayım siz bir gerzeksiniz" ini de okumak insanların hakkı.

yani hele nereden puan verebilirim,şişin neresini yakmayabilirim diye herşeye bir yerden puan vermeye çalışan eleştiri-değerlendirme yazılarını görünce nevrim dönüyor.

fas'a gitmiş "kazablanka'da o meşhur filmin çekildiği atmosferi koklayarak,fransız esintili cafelerde oturarak,camus kokan sahillerde raks edebilirsiniz." sonuna da tedbiren "yani güvenlik sıcak ve hijyen gibi problemleri de var" yazmış gavat oğlu gavat.

gittim.rabat'a da gittim.kazablanka ya da gittim.çölün orta yerinde sıcaktan dilin götüne yapışırken bok kokulu leş insanlar sosyal mesafe kavramı olmaksızın tepene tepene koşuyor.burada olsa zahmet edip köpeğini bağlamayacağın yerlere turist olduğunu duyunca binlerce dolar çeken yavşak bir halkı var.gıda hijyeni denen şeyi òmründe hiç duymamışlar,sahillerde birilerini kesmek ata sporu.bu yazacağın şey.

bunun sonunda ölüm yok.en çok iki tane çomar çıkıp"ırkçı" diye ağlar.

yok ben zevkleri ve renkleri tartışma peşinde de değilim.ama bir tane yazı da bunu sòylesin çok mu zor ya?

faslı dostlarımız incinir.incinmezse amk onların ben.
tabuyoksunu tabuyoksunu
genelde avam takımının kullandığı nazik olmaya çalışma fiiliyatıdır. geliyür, gidiyür, lütfen bağyan, hanfendi, necla "hanım" 4 nolu kasaya bakar mısınız türünde iğreti nezaket çabası. menfat uğruna da yapsan sana yakışmıyor işte, emanet takım elbise gibi duruyor.
ürkek ürkek
nezaket suistimal edilmesiyle gereksiz hale dönüşür. yani nezakette bulunan değil de nezaket gösterilenin kaypaklığından...

nezaket iyidir, sizler kötüsünüz.
sophielerce sophielerce
samimiyetsizlik getirir, soğutur ya da hiç sevdirmez.

edit: bu şahsı gördüğümde beynimin tepkisi; kibar insan sophie önyargılı olma, bak böyle düşünürsen sevemezsin karşındakini, ama var bi ibnelik, dur deme öyle, ama bi sinsilik var yaa, sen iyice ayı oldun ondan sana öyle geliyo da olabilir, yok amk baya tehlikeli insan tipi bu ağzından çıkacak lafı tut sen kesin bi bk patlatırsın sen, yok yok var bi ibnelik.
kendinibulamayankız kendinibulamayankız
sevmiyorum. aynı zamanda gereksiz kendini ağırdan satma durumunu da sevmiyorum. gereksiz nezaket yapan bir noktada sıkıyor artık, takılmak uğraşmak istiyorsun, sana o alanı açmıyor, ağırdan satan birine de takılamıyorsun, saygı sevgi çerçevesinde sıkıcı muhabbetler yaşanıyor. ne var insanlar açık ve komplekssiz, yer yer çatlak olsa. zaman zaman kavga etsek, zaman zaman gülsek eğlensek, kasmasak. önceden ben kasardım biraz, tartışmamaya çaba gösterirdim, ama tartışmalar da sağlamlaştırıyor ilişkileri, birbirini tanıyor insanlar. en doğru şekilde davranmaya çalışırdım mesela. genelde hareketsizlikle sonuçlandırdı. çünkü mükemmel yok, onun peşine düşmek enerji israfı. her neyse artık öyle arada saçmalıyorum, arada dalga geçiyorum, bazen gülüyor, bazen eleştiriyor, bazen hak veriyor insanlar. nitekim hepimiz için geçerli. nerden nereye geldim, velhasıl doğal olmak güzeldir ama onun için kendisiyle barışık olması gerekiyor kişinin. bu basit gibi geliyor ama değil, zira adım başı komplekse çarpıyorum ben dışarda. hatta bir itiraf ben de sonradan öğrendim kendimi sevmeyi. bisiklet sürmek gibi öğrenince unutulmuyor bu da. neyse kasmayın yani.
gurt gurt
yalnızca aynı sınıfa mensup insanlar arasında olması gereksizdir.

yoksa burada atıp tutan arkadaşlar, müdürüne mail yazarken "iyi çalışmalar, merhabalar, nasılsınız" falan çekiyor. yahut okulda hocasının odasına girerken bin takla atıyor. şayet etrafındaki insanlara karşı nezaket kuralları içinde yaklaşmanın saçma olduğunu söyleyen insanlar bu tavırlarını kendinden üst noktada bulunan biri için de yapabiliyorsa tebrikler ama sağda-solda atıp tutup, iş makam olarak sizden daha üst birine sıra geldiğinde aynı tutumu sergileyemiyorsanız o zaman gerçekten saygıyı hak eden insanlar olmaktan çok uzaklaşıyorsunuz.
birfincancay birfincancay
ders esnasında yanıma gelip "hocam çok afedersiniz tuvalete gidebilir miyim" diyerek izin alan öğrencinin hızlıca kapıya koştururken sıraya çarpınca "amınakoyyim kim getirdi bu sırayı buraya kadar lan!" şeklinde bağırması.

biz biliriz birbirimizi olm. "çok afedersiniz tuvalet" nedir?
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
insanı bazen zor durumlara sokuyor.
nazik bir insan sayılmam. doğal olarak nezaket karşısında da elim ayağıma dolaşıyor. ev ortamına girdiğimde selamsiz sabahsız girmek, açıklama yapmadan da çıkmak istiyorum. mümkün olmuyor.

nereye gidiyorsun ? neden gidiyorsun ? az daha kal gibi israrlar karşısında " sıkildım amk " demek istiyorum diyemiyorum. bunun yerine kimsenin inanmayacağı birşeyler saçmalıyorum insanları kırmamak için.

eşimin tarafı biraz kalabalık ve garip adetleri var. herkesle tek tek tokalaşıyorsun, biri daha gelince herkes ayağa kalkıyor, oturunca herkes oturuyor. ben o senkronizasyonu bir türlü tutturamıyorum.ya herkes kalktığında oturuyorum, ya da herkes oturduğunda ampul gibi ayakta kalıyorum.

dışarı çıkması da girmesi kadar zor. ortam çok kalabalıksa saçmalamamak için arkadaşa beni ara diye mesaj atıyorum. acil bir durum varmış gibi telefonla konuşarak kaçıyorum. daha geri dönmüyorum.

hayat niye bu kadar zor aq.
5