gezi eylemcileri vs sarı yelekliler

erdinant erdinant
politik, devrim ve isyan bilinçleri maalesef bizimkinden kat ve kat fazla olan fransızlarla bir rekabet içine giremeyeceğimizi düşünüyorum.olayları kısaca şöyle açıklayayım: fransa'da ki olayları başlatan orta sınıf beyaz fransızlardan oluşan le pen taraftarlarıydı fakat fransa'da başta antifa, komünist ve sosyalistler o kadar güçlü ki bu cumartesi eylemin kontrolünü ele geçirdiler hatta neo-nazi liderlerini bile dövdüler. hayat pahalılığı karşısında bir isyana dönüşen akaryakıt zammı protestosu şuan artık "devrim yapabiliriz" konumuna geldi. buradan devrim çıkar mı sorusu için gelecek haftasonu çok kritik eğer eylemciler önemli yerleri ele geçirirlerse evet eğer ki bu olay yaşanmazsa 68 kuşağında ki gibi dünyaya yayılacak bir isyan bırakacaklar ve bu zor günlerimizde fransızlara müteşekkir olacağız.
çünkü her şey biter çünkü her şey biter
gezi eylemcileri alır.
neticede fransa demokrasinin beşiği ülkelerden. orada direniş yaparak polis tarafından dövülerek öldürülme ihtimali, daha çocuk yaşta teröristti denilerek kafadan vurulma ihtimali çok çok düşük.

ola ki o şekilde öldürüldünüz. suçlu ceremesini muhakkak çeker. en azından birileri bedel öder. ali ismailler gibi yanlarına kâr kalmaz.

bu yüzden gezi. direnişe katılan herkes bu iktidarın çıkarı için kendi anasını babasını bile keseceğini bilerek katıldı. daha iyi bir yaşam için ölme ihtimalini göze aldılar. ha devamlılık ve birlik açısından fransızlar ezer geçer tabii ki. batı'da bireysel olarak haklarını savunmak genlerine işlemiş, sarı saçlım mavi gözlüm bi daha gel gel samsun'dan gibi mucizelere bel bağlamazlar.
dumrul dumrul
aradaki en ciddi fark talepleridir. gezi temelde politik bir hareketken sarı yelekliler ekonomik bir hareket. bunun dışında neredeyse hiçbir fark yok. ikisinde de neoliberal yavşak ve hırsızların iktidarına karşı bir direniş var. ikisinde de polis terörü var, ikisinde de "polise taş atmayın ayıp"çılar var. ikisinde de polise çiçek vermeye kalkan denyolar var. ikisinde de faşistler var. ikisinde de solcular var. her şeye rağmen ikisinde de tabanın bu dallamaları dinlemeden kurduğu öz örgütlülük var. ikisinde de anarşistler var. ikisinde de "ilk üç gün ben de destekledim ama" diyen yavşak oğlu yavşaklar var. ikisinin de diğer ülkelerde yarattığı bir sempati kuşağı var. ikisinde de hükümet dinliyormuş gibi yapıp sopa gösteriyor.

aradaki bir diğer fark fransız polisinin henüz 13 yaşındaki çocukları öldürmemiş olması ve bir orospu evladının 13 yaşındaki çocuğu katledilen bir anayı meydanlarda yuhalatmamış olması...

21. yüzyılda demokrasi ve faşizm arasındaki fark da bundan ibaret zaten...

yoksa iki video arasında fark varsa gösterin yani...





kacakkat kacakkat
aslında birçok yönüyle geziye benzemektedir.ancak türkiyedeki sokaktaki kitle ile fransadaki sokaktaki kitle bir değildir.gezi olaylarında türkiyede orta sınıf diye tabir edebileceğimiz üniversite mezunu sükeler kesimin kendi belirlediği yerlerdeki alanlara akp nin yaşam biçimlerine bulundukları alanlara aşırı müdahalesi üzerine bir anda hızlı gösterdikleri bir refleksti.gezi olayları ilk çıktığında sdp,esp emep tkp gibi siyasi yapılar önderlik ediyordu buda işçi sınıfını fakir kitleleride işin içine katmayı başarabildiler ancak devlet duruma çok çabuk uyandı sdp,esp ye büyük gözaltılar yaptı ayrıca taksim dayanışmasındakiler çok fazla korktu . herkes türkiyede birşeyi çok net kaçırıyor ; türkiyedeki yoksul kesim işçi sınfı 1970lerde ecevetin yanındayken bugün erdoğana akpye çok büyük desek veriyor hala umut olarak görüyor ve 2002den beri chp liler bunun nedenini hala çözemediler. işte bu sebeple tabandan en aşağıdan destek alamıyan gezi sürdülemedi mecburen gazi,tuzluçayır,ok meydanı,armutlu gibi işçi sınıfının yoğun olduğu mahallere sıkıştı.orta sınıf her zaman rahatını düşünür.çok basit birşey pkk nin neden türkiyenin bu kadar baskısı ve üstünlüğüne rağmen bitmediğini düşünün. fransada ise antifa anarşist yapılar banliyölerde çok fazla örgütlü bilinçli tabiki nereye evrilir bilemem ama şimdiden arap baharından sonra 21. yüzyılındaki en büyük halk hareketine dönüşmeye aday umarım 68 kuşağı gibi güzel nesiller çıkmasına sebep olurlar.
steph steph
aralarindaki en buyuk fark maddiyattan kaynaklanir. geziye katilan kitlenin buyuk cogunlugunun maddi durumnda kendilerince sikinti yoktu, ana sorun huzur ve medeni sekilde yasamak idi cunku mevcut hukumetin baskici ve yobaz tavirlarindan sikilmislardi. sarilara gire daha rahat tavirlari vardi. sarilarin derdi gecim derdi. demokrasi, hukuk ya da huzurla ilgili bir ayaklanma degil. yani aminayne tabirle gezideki gibi biralarla aksamlari oturup sabahlari kahvalti sonrasi catisalim havasi yok.
ikincisi ise gezinin basini cekecek biri cikmadi ya da cikamadi. sarilari yoneten kucuk bir halk ekibi var.
polis denen mekanizmanin hayvanligi ikisinde de ayni neredeyse ama fransinin yaptirimi cok aci olur, turkiyede ki gibi polisi alkislayan dangalak grup yok.
ciddi bir fark ise gezici gibi piril piril bir kitleye saldiran yobaz vahsi bir halk vardi bicaklarla falan, sarilara boyle bu siddet de bir tepki yok. olsa zaten parisi nerona diz cokturecek sekilde yakarlar sanirim.
sahsima gore en buyuk fark, gezide olen cocuklarin bildigim kadari ile hesabi sorulmadi, sorulamadi. pariste omur boyu hapisten cikamaz o polisler ve mudurleri. en degerli fark bu.
samsam samsam
kitle farklıdır, gezide olan daha genel daha kozmopolit bir topluluktur çevreci olarak başlayıp siyasi başkaldırı olarak devam etmiştir. sarı yeleklilerde ise toplumun ekonomik olarak daha alt düzeyde ki kesminin hayat pahalılığı ile savaşmasıdır. daha çok yakmak yıkmak yağmalamak gibi hareketlerle intikam zenginlerden intikam almak da amaçlar arasında gibi.
mansizedwrath mansizedwrath
gezi eylemcileri kendilerini halkın diğer yarısı ve devletin karşısında buldu. sarı yelekliler sadece devletin karşısında. hoş, gezi eylemcileri halkın o diğer yarısının da haklarını savunuyordu ya, neyse.
wanderer12 wanderer12
hepsi dış güçlerin dolduruşuna gelmiştir. bu kişiler, şahlanan türkiye ekonomisini, dünya'ya kafa tutan yapısını kıskanmaktadır :)
beste çalan mahur beste çalan mahur
sarı yeleklilerin tek eksiği, kameraları görünce kepçeye tırmanan bir sırrı süreyya önder'dir.

ayrıca sarı yelekliler ne amk ya, adam gibi bir isim versinler kendilerine.

benim oyum gezi'ye.
dumrul dumrul
bugünkü bir görüntü de bize bazı dersler almamız gerektiğini söylüyor.

şu video paris'ten:




şu da gezi isyanından:




ilginç değil mi? dünyanın neresinde olursanız olun artık naif olmayı bırakmak gerek. bu iki arkadaş da bütün hesabını polisin insan olduğu üstüne yapıyor. "ben sembolik bi hareket yaparım ve kimseye saldırmadığım, zarar vermediğim için de başıma bi iş gelmez"

al aga... polis dediğin dünyanın neresine gidersen git göz teması kurduğunda seni ısıracak bir yaratıktır. yasal olarak suç işlemiyor olman, kimseye zarar vermemen falan ona sökmez. tavır belli yani, her yerde sürekli aynı oltaya gelmenin ne gereği var? karşında insan yok ki senin...