git kendini çok sevdirmeden

1 /
doaaa doaaa
"bir hızla,
yavaşlayan bir hızla toparlarsın ne varsa içinde esen fırtınanın savurduklarından..
bir an sorunudur senin için artık kalkıp gitmek,her şeye hazır olmak.." önsözüyle insanı daha okumaya başlamadan paramparça yapan kitap..
sizzle sizzle
çok populer olan herşeye karşı olan önyargımla okudum bu tuna kiremitçinin ilk romanını. bundan önce ikinci romanını okumuştum. genel olarak bakılırsa edebiyat açısından bu kitap ikincisine nazaran daha tatmin edici. yazarın kurgusuna ve hikayelerin sürükleyiciliğine denecek birşey yok, bu konuda gerçekten çok başarılı ama kullandığı dil ve üslubu genelde zayıf, romanların bazı yerlerinde ise gerçekten çok amatörce ve komik bir hale dönüşüyor.sonuçta bir yazarın ilk romanı olarak düşünülürse git kendini çok sevdirmeden dikkate değer okunması gereken bir roman.
anosias anosias
ayrıntılara ve tasvirlere çok önem verilerek yazılmış, tuna kiremitçinin ilk romanı. arda adlı kişinin bugün yaşadıkları, 23 yıl önce yaşadıklarıyla paralel olarak anlatılmaktadır.bir bölümde geçmişi, bir bölümde şimdisi anlatılan bu karakter sizi kitaba esir edip, çok kısa sürede kendini sevdirip, neden gittin, oysa ben seni çok sevmiştim dedirtmektedir
esdora esdora
çoğu kez bir ilişkiye başlanmadan söylenen sözdür. nedense kaale alınmaz, gitme işi kendini sevdirdikten sonra gerçekleşir.
eriyenadam eriyenadam
pembe dizinin romanlaşmış hali. popüler kültürün edebiyat içine nasıl sızdığına, bir romanı nasıl şişirdiğine güzel bir örnek. hem konu hem üslup olarak oldukça basit ve bayağıdır. sırf betimleme olsun diye boş bir sürü detay vardır ki zoraki olarak yerleştirildiği hissini vermektedir. bu kadar kötü bir romanda -nasıl olduysa- yer alan arda karakterinin ölmüş babasıyla bir diyaloğu vardır ki insanın tüylerini diken diken eder. bu 5-6 satırlık diyalog 'iyi ki okumuşum' dedirtir.
gülümsün gülümsün
adı kadar etkileyici olmayan bir kitap.
kitaptaki kahramanlardan hiç birisi diğerine git demiyor, herkes kendince gideceğinin daha iyi olduğuna karar veriyor ve gidiyor.
gençlik aşkıyla yıllar sonra bir araya gelen arda halen evlidir ve bir süreliğine eşini bırakıp anne evine geri döner. bir akşam eşi telefon açıp artık işi fazla uzatmayacağını söyler ve tamam ayrılalım der. arda ise:
-içeriye geç, dinlen. yarın akşam oradayım, der.
wondrous wondrous
kavafis'in en sevdiğim "şehir" şiirine yapılan sürekli atıftan başka hiçbir çekiciliği olmayan roman. üslup bile o kadar karmaşık ki kitabın yarısına gelmeden bugün ve geçmiş arasındaki ilişkiyi kurulamayıp, karakterler kitabın sonuna doğru ancak yarım yamalak çözülebiliyor.
elma kurdu elma kurdu
okurken sizi sürükler, sürekli olayların nasıl gelişeceğini merak edersiniz ve bu merakla kısacık bir zamanda bitiriverirsiniz kitabı.fakat sonu hüsrandır, merak ettiğiniz herşey havada asılı kalır.e noldu şimdi diye şaşırıp kalırsınız.
excalibur excalibur
çok güzel bir kurguya ve çok güzel bir isme sahip, etkileyici bir kitap. aynı ortam ve benzer olaylar görmüş insanlar için sahiplenmesi çok kolay bir kitap, üstelik bunu ben de yazabilirdim dercesine, bana ne kadar benziyor dercesine hem de. eskişehir, porsuk, adalar, gar, kadıköy, moda, bostancı, harbiye, fayton, tren yolculuğu, teknik üniversite, mühendis genç, yargıç bey, kadıköy vapuru, kısaca bir eskişehirsever ve istanbulsever için eşsiz bir şölen bu kitap.
1 /