gözüyle kartal avlayan yazar yaşar kemal

kendini ahmet sanan süleyman kendini ahmet sanan süleyman
zülfü livaneli'nin yaşar kemal'i anlattığı kitabı.

kitabın adını eski bir japon masalından esinlenmiş.

"eski bir japon hikâyesinde, ünlü bir ok-yay okulunun değerli bir hocası anlatılır. bir zaman gelir, hoca, her şeyi bırakıp dağlarda inzivaya çekilir. aradan yıllar geçer, modern dönemin öğrencileri bir efsane gibi adını duydukları hocanın ne yaptığını merak eder, dağlara çıkarak onu ararlar. bulduklarında hoca, bir kayanın başında oturmuş, gökte süzülen kartalları izlemektedir. ona kendi modern ok ve yaylarını gösterdiklerinde, hoca, "bunlar da ne?" der. çünkü unutmuştur. çünkü o artık, araçları ortadan kaldırmış, gözüyle kartal avlamaya başlamıştır. işte yaşar kemal de, eserlerinde saflığın bu yoğun etkisine ulaşmıştı."


tanıtım şeysi,




zülfü livaneli kırk dört yıllık dostluğun penceresinden yaşar kemal'i anlatıyor.

"yaşar kemal'in çevresinde esen, sanki kişiliğinin ve bedeninin ayrılmaz parçası olan, gittiği her yere, girdiği her mekâna, sanki onunla doğmuş gibi farkında olmadan taşıdığı bir rüzgâr vardı. ister yabancı ister bizden, ister köylü ister kentli, ister kadın ister erkek, herkesi etkisi altına alan bir rüzgârdı bu. unutulmaz roman kahramanlarından yel veli gibi sürekli koşarak ölümden kaçmak istediği için oluşmuyordu bu rüzgâr. koca gövdesiyle onu da, yanındakileri de bazen lodos gibi sersemletiyor, bazen garbi yeli gibi ferahlatıyor, bazen şiddetlenip çevresinde ne varsa önüne katıp sürüklüyordu."

zülfü livaneli kırk dört yıllık dostluğun penceresinden yaşar kemal'i anlatıyor. edebiyat sohbetleri, türküler, anılar birbirini kovalarken yaşar kemal'in edebi kişiliği ile siyasi duruşu da ayrıntılı bir şekilde yer alıyor bu kitapta.