günlük

1 /
jellicle jellicle
cinsiyetle ilişki kurulması gereksiz, edebi değeri de olabilecek yazılar. illaki "sevgili günlük" şeklinde algılanmamalıdır. o yazılar siz farketmeden denemeye doğru kayar. ayrıca yazma yetisini geliştirmek için de iyi bir pratiktir.
ged ged
günlük yazmak için artık kız milleti bile kağıt kalem kullanmayıp www.guncem.com a içlerini döküyorlar
esdora esdora
kadının günlüğü:

bugün üç yıl bitti. onun karşısına gelinlikle çıktığım günkü kadar mutluyum. tanrım, onu ne kadar seviyorum. mükemmel bir erkek, cazibeli, yakışıklı, anlayışlı, sevecen, her şey var. bugün cumartesi, bıraktım arkadaşlarıyla eğlensin. en sevdiği yemek olan pastırmalı kuru fasulye ile pilav yapıyorum. pişti, demleniyor. banyo yaptım, en sevdiği kıyafeti giydim. yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı şarapla uzanacağız. eve geldi sonunda. beni öpüşü biraz soğuktu, aklı başka yerde sanki. aman tanrım, yoksa? tüm cilvelerime rağmen, bana saldırmadı. arkadaşlarıyla ne yaptığını sordum, ağzında bir şeyler geveledi. yemekte biraz keyfi yerine gelir gibi oldu, ama hala dalgın, hala uzak, hala kabuğuna çekilmiş. herhalde ötekini düşünüyor. benden genç mi acaba? işyerindeki sarışın pazarlama temsilcisi olmasın? şöminenin karşısında şarabımızı yudumlarken, artık dayanamadım "neyin var?" diye sordum. gülümsedi, zoraki bir gülümseme, acı dolu, uzaklık dolu. "yok, bir şeyim" diye geçiştirdi. o gürül gürül yanan aşkın bu kadar çabuk biteceğine inanamıyorum, daha dün bana ebediyete kadar benimle olmak istediğini söylüyordu. bugün aramızda iletişim kopukluğu başladı bile. belki de kilo alıyorum. çok mu vır vır yapıyorum? elini tuttum. elimi okşadı, ama eller hissiz, parmak uçları soğuk... stepe başlasam? çocuk istesem? yalan, yalan, yalan. kendimi kandırmaktan başka bir şey değil bunlar. bitti... bittti... bitti. tanrım, ölmek istiyorum. kendimi son kez onun kollarına attım. ağlaya ağlaya uykuya dalmışım.

erkeğin günlüğü:

öf be, fener yine berabere kaldı. ama kuru fasulye güzeldi.
(anonimdir efendim, kaynağı bilinmemektedir.)
fantastik karakter fantastik karakter
kimsenin yazdıklarınızı okumayacağınından emin halde değil de, birilerinin o satırları okuyacağını düşünerek yazıldığını/tutulduğunu düşündüğüm hadise.
misal gürcan yurt'un lemanyakta yazıp çizdiği robinson&cuma maceralarının sonunda robinsonun günlüklerinde bunu görebilirsiniz. veya birinin günlüğünü alıp karıştırdığınızda (ben yapmam şahsen,zira çok ayıp..kendi günlüklerimden biliyorum o kadar) bu kanıya varmak zor değildir. ya da yanılıyorum, bilemiyorum. belki de sadece ben başkası okur kaygısı taşıyarak "bugün ne de şerefsiz hareketlerim oldu günlük" gibi cümleler yazmak yerine "haklıydım ama günlük, sen olsan sen de aynı şeyleri yapardın" gibi cümleler yazıyorum.. iki kişinin bildiği sır değildir düsturundan yola çıkarak haklılık payımın yüksek olabileceğini de unutmamak gerek. iyisi mi kardeşimin günlüğünü ele geçireyim, bakayım durum nedir.
(bkz: iyi geceler günlük)
pingus pingus
herkesin ilkokulda mutlaka başladığı ama mutlakada en azından o yaş dönmeleri için kesinllikle ara verdiği hatıraların bir araya getirilmesi. gerçi ne yazacaktık sevgili günlük yani bugün okula gittim geldim. dersimi yaptım sütümü içtim şimdide yatacağım. iyi ki sen varsın yoksa kime anlatacaktım bunları.
tangerine tangerine
sevgili günlük şeklinde başlamayan, sadece anlık düşüncelerin tarihiyle beraber yazıldığı defter. mutluyken genelde iplenmez, günlük bir köşede durur. mutsuzken açılır, önceki sayfalar okunur. daha sonra yazmaya başlanır, insan kendisiyle yüzleşir, görmek istemediği gerçekleri görür. bir an için olduğundan daha kötü hissettirir. ancak yıllar sonra tekrar okunduğunda "iyi ki yazmışım" dedirtir ve yüzde bir gülümseme belirir.
hoppa hop hop hoppa hop hop
edebi günlük ve kişisel günlük olmak üzere ikiye ayrılan yazı türü.
kişisel günlükler ilk başlarda "sevgili günlük" nidalarıyla başlayabilirse de ilerleyen zamanlarda bir rahatlama, negatif elektriğini boşaltma, "ohh be" deme yararını da gösterebilirler. zira uçup giden yıllara aralık bir kapı bırakması açısından da bir almanak vazifesi görmektedir aynı zamanda. yazan harici birilerinin eline geçmesi ihtimali ise kimilerini korkuturken kimilerini de gizli gizli heyecanlandırabilir.

günlük terimi dilimizde ilk defa salah birsel tarafından kullanılmıştır
cozypowell cozypowell
yaşadığınız bütün dönemlerinizi, duygularınızı, acılarınızı ve sevinçlerinizi yazıya dökersiniz.başlangıçta sevgili günlük diye başlamaz aslında. kendize yazıyormuş gibi anlatmaya başlarsınız ve yazılanlar o gün içinde neler yaptığınız değil o gün içinde hissettikleriniz, yaşamı sorgulayışınızdır.hiç bir zaman ben günlük yazmak istiyorum deyip masaya oturamazsınız eğer on yıldır yazılacak bir kaç kelimeniz varsa.bir an içinizden dökülüverir sözcükler ve elinizde buluverirsiniz kendi tarihinizi. dönem dönem defterin köşelerine yazdığınız rock gruplarının isimleri gözünüze çarpar, zaman zamanda üstünü karalamanıza rağmen okunabilen eski sevgilizin ismi. her sayfayı çevirdiğinizde ne kadar değiştiğinizi görürsünüz. bazen on yıl önceki yazdıklarınıza güler, daha yakın bir tarihte yazdıklarınızı okuduğunuzda acırsınız o an ki halinize..o kadar acıyı nasıl yaşayabilmiş olduğunuzu düşünürsünüz. nasıl ayakta kalabildiğinizi merak edersiniz. oysaki cevap yine elinizdedir.geceyarısı ışığı yakıp, yüreğiniz acıdığında bir kaç cümle yazmak istemeniz.bir kalem ve bir defterdir sizi ayakta tutan..
1 /