günün özeti

1 /
keklerinaq keklerinaq
enişteyi porno izlerken yakalayan 10 yaşındaki kardeşim annesine koşup korkuyla;
-eniştem sapııık,der ve 1 gün boyunca bu şoku atlatamaz ağlamaktan mahvolmuştur..
en sonunda annem kardeşimi şu şekilde susturmaya çalışır;
-çocuum enişten doktor olduğundan insan vücudunu incelemesi gerekiyor,o yüzden bu tür belgeseller izler..
akıllı kardeş şöyle cevap verir;
-yalan söyleme anne,eniştem veteriner,işi insan değil hayvan,o izlediği de porno filmdi.
-ablan* öğretiyor de mi hep bunları?

enişte:teyzenin eşi

(bkz: bugün böyle geldi geçti)
ya herşeyim ya hiçim ya herşeyim ya hiçim
boktan bir günün özeti.
gecenin bilmemkaçında cama vuran yağmur sesi eşliğinde uykuya dalıp mışıl mışıl uyuyorum. sabah yine yağmur sesi eşlik ediyor bana kalkıyorum. ne mışıl mışılı? artık nasıl yatmışsam saatim çıkmış kolumdan gitmiş sırtıma batıyo rahatsız oluyorum. sabahın köründe kalkıyorum. uykum kaçıyor. yatamıyorum bi türlü. bokluk buradan başlıyo bikere.. ulan zaten haftanın altı günü sabahın köründe kalkıyosun yatsana lan yat!! yok ama olmaz. baktım olmuyor hemen bigisayar başına geçiyorum. allahın hergünü saatlerce bigisayar başında zaman geçirmiyormuşum gibi.. msn'de bi arkadaşım online. sabahın körü körü konuşuyoruz. zaman geçiyor biraz. birgün öncesinden saçlarımı kestirmeyi kafama koyduğumdan yağmur soğuk dinlemiyorum saçlarımı kestirmek için kuaförün yolunu tutuyorum. kuaför saçlarımı övüyor "maaşallah saçlarınız çok güzel insan kesme kıyamıyor, kendi saçlarınız değil mi" diyor. "ordan bakınca başkasının saçı gibi mi duruyor" demek istiyorum ama diyemiyorum. aklıma tee ikisene önceki kuaförün söyledikleri geliyor. "saçlarınız a kalite saç kaynak merkezleri bu saçın kilosunu 1000dolara alıyor.. bıkbıkbık" dediydi de içimden "s.ktir lan yavşama" diye geçirdiydim. bi taraftan da g.tüm kalkıyodu.kimin hoşuna gitmez ki saçlarının beğenilmesi.. tam tamına bir yıl g.tüm havada gezdim lan. meğer adama haksızlık etmişim. bugün anladım. konu dışana çıktım hemen döneyim kesmeye kıyamayan kuaför saçlarıma öyle bir kıydı ki.. lan o saçlar belime geliyodu lan!! gitti hepsi. hemen aklıma annemin bi lafı geldi "seni adama benzeten saçların onuda kesitirince bişeye benzemiyorsun". meali "bi boka benzemiyosun". bi boka benzeyemedikten sonra eve geldim. biraz kitap okuyayım bari diye düşündüm. kitap okurkene teyzem geliyor odama,bişeyler konuşuyo konuşuyo konuşuyo.. insanda kitap okuma hevesi bırakmıyor. bilgisayarımın başına geçiyorum. teyzemler gidiyor "ohh evde yalnızım sonunda biraz kafa dinliyim" diyorum. zırrr telefon çalıyor. diğer bi teyzem arıyor konuşuyoruz bayaa. teyzem kapatıyor telefonu kuzenim arıyor (allahım çıldırıciim) birazda onunla konuşuyorum. ulan bi rahat yok be..
eneeem bayağı uzatmışım günün özetinden çok günün ayrıntıları gibi olmuş. aslında uzatmaya kalksam günümüm bokluğunu daha çook uzun sürer asıl can alıcı noktalar ilerleyen saatlerde de uzatmıyım en iyisi. ohh anlattım rahatladım. iyi ki varsın sözlük.

(bkz: sözlüğü günlük gibi kullanmak)
soldier in the army soldier in the army
artık günün mü yoksa zamanın özeti mi desem bilemiyorum ama sabah sabah işe giderken birden uyanmamı sağlayan bu yazıyı -ki artık bizim için mottodur- paylaşmaktan kendimi alamıyorum.

"senin benden kaçtığını düşündükçe gökyüzüne bak. belki o zaman anlarsın aynı kafes içinde olduğumuzu."


nereye gidiyorsun ki, diyesimiz var.
antitartaklar antitartaklar
insanların normal hareketlerinin aslında ne kadar komik olduğunu, bu gün öğrendim.
bir insan ölenin arkasından yaşadığı acıyı gizlemeye çalışırken başka birinin tuvalete düşürdüğü telefonu hafif espriyle ve acılarla anmasını gördüm.
kendimi balık gibi hissettim. sudan çıkarılan, ölmeden tekrar suya bırakılan, hayatın tadına varamadan tekrar sudan çıkarılan bir balık gibi. ne ölümü ne yaşamı doyasıya yaşayamayan...
bi zamanların polyannasının karamsar bi herif olduğunu gördüm.
"sen yeterki ümit et hep hayat döner sana" mısrasını duyunca "bok döner!" dedim.
etrafımdaki insanların çoğunun benle konuşmasının sebebinin onlara bi şekilde faydam olması olduğunu öğrendim.
ummadığım insanların bok püsür, ve yine siklemediğim insanların bok püsürden hallice olduklarını gördüm.
yeni tanıştığım her insanda güzel yönleri farkederken, daha samimi olunca içindeki haseti ve zilyon tane pisliği görünce ebenin amı dedim.
nuro nuro
her gün bir önceki günden farksız gelebilir.
fark,her geçen gün yaşlandığını aynadan görüp fark etmek.
bak artık bir farkı var.*
günün özeti mi ?
hayatın mı ?
bilemedim.*
1 /