hakikati aramak

zyxel zyxel
araştırmak , okumak dogma bilgilerden uzak durarak ola ki karşılaştığpında yorumlayabilecek kadar zeki olmak ve doğru ile yanlışı ayırt etmek , her açıdan değerlendirip ele almak.
1
kendinibulamayankız kendinibulamayankız
hakikati aramak çok soylu bi şeymiş gibi gelse de kulağa, hafif egoist bi yanı vardır. hakikati arıyorum demek, diğerlerinden farklıyım, ben hakikatin peşindeyim, sürüden değilim. benim ritüellerim var(örneğin budistler, çilekeşler, bi şeyler bi şeyler), bu yolda yaptığım eylemler var. benim hayatım anlamlı, en azından anlam arayışındayım. gibi gibi. oysa bence öyle değil. maalesef o kadar ermiş yaratıklar değiliz. içimizdeki boşluğu bastırmaya çalışıyoruz ve tek derdimiz başkalarının bizi iyi, güzel görmesi ve sevmeleri. kendi tanımımız bile başkalarının gözü üzerinden. bu kadar da yabancıyız başta kendimize ve her şeye. böyle işte. kimse kalıbının adamı değil, olamaz da. onun yüzünden yüklenmeyelim çok, kimseye. veba'da albert camus aslında bundan çok güzel bahsetmişti. hepimiz bir şekilde vebalıyız ve hiç istemesek, tam aksini istesek bile başkalarına bulaştırıyoruz bu vebayı. dolayısıyla istemeden de olsa başkalarına zarar verdiğimiz bi dünyadayız. kendimiz de zarar görüyoruz. yapacak bi şey yok. yüklenmeyin kimseye. kendinizi de çok bi şey sanmayın.
quoth the raven acid quoth the raven acid
sonsuzluk denizinde gerçeğe ulaşabileceğini düşünmek geri zekâlıların işidir, ya da çaresizlerin. bu yolcuları gördüğümde geri zekâlı olduklarını umarım her zaman. çaresizlerin umutsuz arayışı dine tutunma istekleri ve acıları dışında bulabilecekleri bir şey yoktur. böyle bir yolda bir şeyler bulmak sadece geri zekâlıların işidir ne yazık ki.
ekşi lahana ekşi lahana
kendini kaybetmeye evrilir.
yaralanma, hastalanma vb durumlar olunca da canın tatlılığı farkedilip, sıkıcı, berbat, rutinlerde boğulmuş ve sığ yaşantıya geri dönülür.
kısaca, olur öyle. çok şeapmamak lazım.
zeitgeist zeitgeist
gözünün önünde duranı aramazsın, neresinde diye bakman gerekmez, her zerresinde olanı apaçık okuyamıyorsan farkında değilsindir, cezadır ha aslına bakarsan bakma ham'ın söylentisine, zehirdir derler inan bulamadıklarından, yoksa aslına vurgun kalmadıkça niye varsın, göremiyorsan hükmün yok.

diyarbekir burçlarında bir seherde, güvercinin kanadına takılmış, taklacı.. ne düze gelir anı ne terse, sabret ki zahirde bulasın, yürü ki nefes alasın, dicle'ye kayar gözüm akana bırakayım kanadındakini diye, duman dağıldığında nefeste görür oldum, bir yaşlı adamın iki cümlesi üzre on beş sene yürüdüm de sonra ayıktım kanadında değil. biri diyarbekrin burcu bir de cudi'nin eteğinde. zaman akar, yürürsün. üstünde yolun, kenarında, altında yerin, yol olursun çiğnenip, adım olur çiğnersin. öğrenirsen eğer yürümeyi varırsın istediğin yere.

hele dur daha ne gördük, nereye vardık. hayranım her haresine o gerçeğin, bin ayrıda bir görünen gizine. zehirdir derler, karışsın her hareme of dersem kurusun çekilsin kanım.