hereditary

beer beer beer beer
14 liramı çöpe attıran korku filmi. keşke kokoreç yeseydim de gitmeseydim. hatta oturup kokoreç izlesem daha tatmin olurdum. oyunculuklar fena değildi, çekimler de güzeldi ama senaryo ne kadar saçmaydı lan. gizem yarat, eyvallah. ben kafamda "bu niye böyle oldu ki lan?" gibi sorularla çıkmayı severim filmden. fakat bu kadar olmaz. ilk seans bittiğinde hiçbir şey anlamadım. ikinci seansta da yarım yamalak açıklamaya çalışmışlar olayları "hehe bak bu beyleydi aslında xd" diye, ama onu da becerememişler. her şey o kadar ani, o kadar saçma, o kadar esrarengiz yaşanıyor ki bir şey anlamak imkansız. gitmeyin. buna gideceğinize kokoreç yiyin. ben pişmanım yemediğim için.
gölgelerin efendisi gölgelerin efendisi
gerçek bir korku izleyicisi olarak, aşırı beğendiğim filmdir. bütün film gergindim. saçma sapan jumpscare sahnelerle korkutmak yerine gizem ve gerilimi önplanda tutup ağzıma sıçtı resmen.

ben gerçekten çok beğendim. sanırım zamanın sonundaki ev'den sonra en beğendiğim korku filmi artık.

bu filme sallayanlar da gidip bi zahmet dabbe filan izlesinler dicem ama muhtemelen izliyor ve ayıla bayıla beğeniyorlardır. yazık.

filmi az önce bitirdim ve deli gibi uykum olmasına rağmen sırf üç beş satır bir şeyler karalayım sonra unuturum diye acıyan gözlerle yazıyorum şunu. düşünün o kadar sağlam filmdi.
makarnacı marcus antonius makarnacı marcus antonius
son yillarda izleyiciyi rahatsiz eden yegane filmdir heralde.
gercekten huzursuz ediyor.
sonu ne havada kaliyor ne de filmi toparliyor.

onceki sahneleri kafada bi anlamlandirip yerine koymam gerekti.

izleyin. kotu degil. begenmeyenler lutfen korku filmi onerilerini ozelden atsin onlari da seyredelim.