hinduizm

nestor nestor
iyidir hoştur da bide şu dokunulmazlar diye bir sınıf olmasa, çok adice . yanlış anlaşılmasın bunlar bizim millet vekilleri gibi dokunulmaz değil, yaptıkları, elledikleri dokunulmayan, pis görülen, en kötü işlere koşulan baştan kaybetmiş sınıf.
bombe bombe
dünyada, hristiyanlık ve müslümanlıktan sonraki üçüncü büyük dindir. hinduizm'i islamiyet ve hristiyanlıktan ayıran en temel özellikler, tanrısal olmaması ve tek bir ahlak sistemine sahip olmamasıdır(her kast için ayrı ahlak kuralları geçerlidir). milattan önce 1500'lerden beri oluşmuş binlerce farklı dinsel grubu içinde barındırır. hindistan ve nepal'deki en yaygın dindir.
milwaukee milwaukee
en eski din. hindistanın da yüzde sekseninin sahip olduğu din. bir hindu* iseniz aşağıda söylenen şeyler çok önemli bir hal alıyor. benden söylemesi.

bir insan doğduktan sonra kendi kaderini kendi çizerek bir karma oluşturur. tanrı hiçbir şekilde kişinin kaderine müdahale etmez. ancak kişi ona yeterince içten yaklaşabilirse, karmasını artı yönde değiştirebilir. eğer iyi bir insan olup, karmanızı yüksek tutabilirseniz mokşa adı verilen en üst seviye olan özgürlüğünüze ulaşır ve tam anlamıyla ölürsünüz. neden tam anlamıyla ölürsünüz dedim. şu yüzden: eğer karmanızı en üst seviyeye çıkaramazsanız, ya da karmanızı eksilere düşürürseniz, reenkarnasyonla başka bedenlere ruh olabilirsiniz. karmanıza göre hangi bedene gideceğiniz belirlenir. adam olana kadar da bedenden bedene gezersiniz. [diyelim şerefsizin önde gidenisiniz, öldükten sonra öküzün önde gideni olursunuz. ama öküzler kutsaldı galiba. yok yok inekler kutsaldı. öküzleri bilmiyorum tam olarak.]
earendill earendill
hinduizm tam ve bütünlüklü doktrine sahip bir din olmaktan ziyade, bir çok farklı inanıştan oluşan, ve yarı felsefi-yarı dini bir gövdede birleşen bir inançlar ailesidir. bu inanışlara panteizm'den çok tanrılı dinlere, oradan da islam'a dek hindu alt kıtasında yaşanmış ve yaşanmakta olan her ruhani görüş dahildir. diğer bir deyişle hinduizm bir kaç spritüel temel ilkeye dayanan bir ruhani üstkültür ve birlikte yaşama formülüdür. hinduizme göre gerçek, bizi ve dünyaya ilişkin bireysel algılarımızı aşar, hiç kimse onu sırf kendi açısından bakarak göremez, tüm dinler ve inanışlar o gerçeğin farklı yüzleridirler. insana düşen gerçeğe ulaşmak için çaba sarfetmek, ve kendisini bu gerçekliğin bir parçası olarak görebilmek, böylece oynaması gereken rolü kavramaktır. bunun da iki yolu vardır. bu yolların birincisi samkhya, diğeri ise yoga'dır. samkhya düşünmek ve araştırmak, nispeten analitik yollarla anlamaya çalışmaktır, böylece siz bilgiyi edinirsiniz. diğer yol yoga ise kendini disipline etmek ve o gerçeği hiç akıldan çıkarmaksızın doğru olanı yapmaktır, ki böylece bilgi sizin içinize doğar. her ikisinin de çeştli kademeleri vardır.
hinduizm çok eski dinsel metinler olan vedalara ve onların sonraki yüzyıllarda yazılmış açıklamaları olan upanişadlara dayanır. inanışa göre vedalar insan yazısı olmayıp ilahi niteliktedirler. hinduizmin iki de temel destanı vardır, bunlar mahabbarata ve ramayana destanlarıdır ve tarihsel olayları anlatıyor olmakla birlikte her ikisi de bir çok bakımdan spritüel bilgiler ve imalar içerirler. özellikle mahabbarata destanının içinde geçen bhagavad gita isimli bölüm hem vedaların özetini içerir, hem de hint kültürünün en bilinen ve referans verilen hikayesini oluşturur.
my name isobel my name isobel
isa'dan, budda'dan, musa'dan binlerce yıl önce bazı bilgeler, hinduların smylediğine göre tanrının nefsinden ilham alarak ilahiler söylemekteydiler. hinduizm brahmanizm diye adlandırılan bir dindir ve ilahilerden doğup gelişmiştir. bu dinin hindistan'da yaklaşık 300 milyon taraftarı vardır. hindistan dışındaki diğer inanların sayısı da 50 milyon civarındadır.
bu din dünyanın en eski inanç sistemi olmakla kalmamış, aynı zamanda dğer dinlere de kaynak olmuştur. schopenhauer ve emerson gibi düşünürler kısmen de olsa bu dinin etkisi altında kalmıştır. hatta hindistan'ın manevi lideri gandhi de şiddet kullanmamak ilkesini bu dinden almıştır.
hinduizmde diğer dinlerdelduğu gibi, tanrının öncülüğünü yapmış bir peygamber veya papa gbi bir dini otorite merkezi yoktur. fakat bu dine bağlı olanların köyünde sayısız gurular vardır. bunlar din bilgisi üstadlarıdır. etraflarındaki bu halka bu dinin inceliklerini anlatırlar.
hinduizmde tanrı kavramı, geçen bu 4 milyon yıllık zaman içinde, baı çelişkilere düşmüştür. mesela budizmde geçen 300 milyon tanrı için bazı hindular bunların ayrı ayrı tanrılar olduğunu iddia ederken, diğerleri de tek bir tanrını aslında çeşitli görünüşlerinin olduğunu iddia ederler. ancak kutsal kitap oları olan vedalarda şöyle der ki; gerçeklik tektir, ama bilgelr onu anlamak için bir çok isimler kullanırlar. zaten aslında çokluk içinde birlik hinduizmin en önemli doktrinidir.
bunun dışında hiduların vurguladığı diğer önemli bir doktrin ise; bu dünyadaki herşeyin geçici olduğudur.bütün canlı varlıklar aslında sonsuz ruhun geçici olarak bir bedene yerleştirilmesinden, bir çeşit maske takınmasından ibarettir ve herşey geçici olduğu için insanların bütün isteklerinin gerçekleştirilmesinin imkanı yoktur. bu nedenle insanlar tatmin olamamışlardır tam anlamıya. bu durumda, ruh huzuru ve mutluluğunu elde edebilmenin tek yolu ise isteklere hakim olmak, ruhu devamlı olan, değişmez tanrıya çevirmektir.işte hinduizmin en yüksek amacı bu ruhla birleşebilmektir. bu ruha da brahman adını vermişlerdir ve brahman'ın çeşitli görnüşlerinden biri de brahma'dır.
herşeyin aynağı olan brahma, evreni yaratarak kendi maddi şekillerde dünyada açığa vurmuştur. <hindu dininin temelinde aslında vurgulanan nokta, başlangıcı ve sonu olmayan ve brahman, yani dünya ruhu adı vrilen tek bir evrensel ruh bulunduğuna inanılmaktadır. bu dünya ruhuna trimurti denir. bu da tekte üç tanrı anlamına gelir. bu şekilde söylenmesinin nedeni kendisinin üç varlıkta temsil edilmesidir. brahma-yaratıcı, vişnu-koruyucu, şiva-yıkıcı.
hinduların inancına göre brahma, ilk insanı, yani manu'yu yaratmıstır; sonra ilk kadın olan şatarupa'yı yaratmıştır. bütün insanlık bu ikisinden türemiştir.
lka lka
hindistan srilanka gibi güney asya ülkelerinde halkın büyük çoğunluğunun inandığı din.birgün tapınaklarına(budist candle) girmiştim,yalın ayakla dolaşmak şarttı,budayada sırt dönmek yasak.ayrıca anlamadığım birde olay vardı.halk okadar fakir fakat tapınakların önünde kutucuklar içlerine her sabah para atarlar.
bakma utanıyorum bakma utanıyorum
kutsal kitapları kutsal vedalardır. bazı insanlar var mesela ana felsefelerini islamiyete benzetiyorlar değildir efendim açıklayalım.

bir kere reenkarnasyona inanılır. ilginçtir politeizm, düalizm, deizm hepsine inanırlar. bazı ibadetleri namaza benzese de onlarınki aslında tam ibadet gibi değildir. şöyle ki insan isterse inziva, dua, meditasyon hepsini yapabilir. gerçi şu yöneyle belki benzer namaz kılarken allah'ın varlığını birliği ihlas suresiyle hissediyorsanız onu okumanız abdestinizi bozmaz ve kabul edilir.

üstüne milyonlarca kitap yazılabilecek hoş bir felsefeleri vardır: karma. gerçekten araştırılmaya değer, hoş anektodları var. hem kişi her dua edişinde karmasına etkide bulunur ama cennet cehennem gibi kavramları yoktur ilginçtir ki.

demiştim ya müslümanlığa benzetiyorlar o da hz. muhammed'in ölmesinden bir süre sonra hindistan bir kısmı fethedilir. sömürgecilik olmaz, çünkü müslüman inancında yoktur sömürgecilik. bu sayede arada bir etkileşim başlamıştır. çünkü hinduizmin ucu açık bir felsefesinin olması islamiyetten etkilenmesine kolaylık sağlamıştır.

unutmadan ganj nehrinde yıkandıkları zaman kötülüklerin temizlendiklerine inanırlar. bu da hristiyanlıktaki ayazma suyuna ve vaftize benzer.

kast sistemini zaten biliyoruz. soyaçekim gibi bir şey hep emile zola'ya benzetmişimdir bu sebeple.
super iletkenlik super iletkenlik
ruhun seyahatında tekerlek-mekerlek ve gaz kirliliği yok.adamlar doğanın tüm nimetlerine saygı besliyorlar.gizli bir ibadetler eşliğinde.bizdeki gibi davullu,horn hop.değil.şekil şemale bakmadan takva ile,ruhsal alemden çıkmadan bu dünyaya sadece basarak geziyorlar.tefekkür,tevhit ve takva ile;merhamet,sadelik ve tevazu hallerinde bir yolculuk.kan vadisine dönüştürmeden hayvanlara saygı duyuyorlar,bizim etçilere kısbet!
gamlı baykuş gamlı baykuş
1800'lü yılların sonunda japonya bu akımın etkilerinden korunmak için şintoizm'i yeniden canlandırmıştır.
not: şintoizm japonların milli dinidir. hatta bir zamanlar japonların resmi dini de olmuştur ancak 2.dünya savaşından sonra resmin din olmaktan çıkarılmıştır.
a night of summer a night of summer
en kadim dinlerden biri.pis ganj nehrinde yıkanıyorlar ne sacma diye aklınca eleştiri yaptığını zannedenler güldürmüştür,ineğe de tapıyor adamlar düşünebiliyor musun?ganj nehrine ölen yakınlarının küllerini döküyorlar belki renginin oyle olmasının sebebi odur.inanc da mantık aramak nasıl bir yaklaşım onu da anlamam sorsam hz muhammed in ay'ı ikiye böldüğüne göğe yükselip allah ile konuştuğuna inaniyormusun diye evet diyeceksin adam ganj nehri kutsal çok sacma diyor.
men dakka dukka men dakka dukka
özellikle hindistan, bangladeş ve nepal'de yaygın olan hinduizm, hristiyanlık ve islam'dan sonra en yaygın 3. din konumundadır. kökeni ismini de aldığı üzere hindistan'a dayanmaktadır. hinduizm'in başlangıcı ve kurucusu belirli değildir fakat bilinen en eski inanış olduğu düşünülmektedir.
dumrul dumrul
yarrak gibi bir dindir. inananları da şimdiye kadar gördüğüm kadarıyla yarrak kafalı insanlardan ibarettir.

hindistan'da yaşasam bana "inanmıyorsan da saygı duy ulan" diye atar yapacakları kesin yani... kadını insan yerine koymayan bok kafalı bir yaratıksın. senin neyine saygı duyacağım geri zekalı bok çuvalı? brahmasına sıçtığımın dallaması.







ilerihaber.org




gerçi kadınlar ne demeye hindu tapınağı denen bok çukuruna girmek istiyorlar onu da anlamıyorum. bok var sanki tapınakta.