hükümetin haybeye 40 milyon euro yu çöpe atması

electronicp electronicp
2016 yılı başında yerli otomobil yapacağız sevdasıyla saab'a yatırılan 40 milyon euro şu an nerede? bizde değil. peki o proje ne oldu? çöp.

www.hurriyet.com.tr

40 milyon euro aq, çoluğunuzun çocuğunuzun rızkıyla resmen kendi gönüllerini eğlendiriyorlar.

keyfi edit: "40 milyon euro para değil, asıl ... para" önermesi 40 milyon euronun çöpe atılmasını haklı çıkaran bir argüman değil. şahsi olarak ben kendim daha büyük israflara da sesimi çıkarıyorum, buna da. 40 milyon euro para, o dedikleriniz de para, fakat şu an konumuz diğer çarçur edilen paralar değil. kısacası out of scope, out of scope konuşmayın aq. insanlara bunu açıklama gereği hissettirmeseydiniz çok iyiydi de işte bunlar hep yeni neslin anlama kapasitesi problemlerinden ileri gelen şeyler :s

keyfi edit2: şimdi öncelikle herhangi bir gazete haberinden daha fazla bu konu üzerinde bilgi sahibi olduğumu söyleyebilirim. ikinci olarak da burada yazdıklarıma karşıt görüşlü arkadaşların kullandıkları know-how, r&d gibi kelimelerde hiçbir halt anlamadıklarını da söyleyebilecek bilgi ve tecrübeye sahibim. işim gereği türkiye'deki pekçok firmanın halihazırda know-how ve ar-ge düzeylerini de biliyorum. 2015 yılında tübitak başkanı "yerli otomobil için lisans hakkı alınan saab markası türkiye'ye 10 yıl kazandırdı" derken aslında sadece tübitak'tan bahsediyordu herhalde ve bu da onun aslında türkiye'de mevcut bulunan teknolojiler konusunda ne kadar vizyon sahibi olduğuna da bir kanıttı. 2017 yılında projeden kurtulabilmek için ağlamaya başladılar tabi... öte yandan 40 milyon doları alanlar "ilk yerli elektrikli çin milli aracını" yapabilecek konuma geldiler :) ha bu arada amaç hiçbir zaman know-how ya da r&d olmadı bu harcanan para konusunda. bunu söyleyen arkadaşlar kıçlarından uydurmazlarsa biraz daha makul bir tonda tartışabiliriz. oradaki yegane amaç, aracı saab'a tasarlattırıp, çinde ürettirip, millete yerli otomobil diye şirinlik yapmaktı. onu bile yapamadılar :)
needforspeed needforspeed
normalde sanayi ve ticaret bakanı fikri ışık'ın acilen istifasını gerektirir.

yerli otomobil 2018'de yollarda diyerek vatandaşı kandırmanın ve devletin kaynaklarını çarçur etmenin normalde sonuçları vardır.

tabi burası muz cumhuriyeti, biraz vergileri yükselterek çözülür bu tip sorunlar
overdosoğulları overdosoğulları
euronun 4.5 lira olduğunu varsayarsak, oha lan bu arada euro 4.5 olmuş, yaklaşık kişi başı cebimizden 2.25 lira çıkmış olduğu anlamına geliyor. evet durup dururken. varsayılan paraya ülkece öğlen yarım tavuk dürüm, ayran alsak şu an yaprak kımıldamayan iç piyasada hareketlenme bile sağlayabilirdik.
dumrul dumrul
bilal'in bir gecede sıfırladığı para aşağı yukarı bu kadar olduğu için gözlerine çok gelmemiştir.

biz de yediğimiz şu atarlarla kaldık.




e ne oldu şimdi ak trollcüm. ne oldu ha?

8 mayıs 2016'da da bakan ışık şöyle söylüyordu:

"tesla şarj istasyonları kurarken, biz menzil uzatıcı motor sayesinde şarj istasyonunu içine koyuyoruz. onların yolda tehlikesi var bizim yok."

bu 40 milyon batırılan prototip işte bu kadar mükemmel bir araç. o kadar mükemmel ki tek eksiği var olmaması.
azwepsa azwepsa
çöpe atılan bir şey yok. biz o platformları replikalarını tapmak için de almadık. ayrıca platformun kendisi 40 milyon euro falan değil. zorlaşan 40.000 euro etmez. para eden, o platformlarda kullanılan know how, lisans ve patentler. mevcut bir platform üzerinde tersine mühendislik ve arge çalışmaları için alındı saab'dan. bu iş de zaten devam ediyor. buradaki know how ve tersine mühendislik bulguları değerli olan kısım ve bunları kimse elinin tersi ile itmiyor, çöpe atmıyor, üzerine haşir örtmüyor.

platformun ne olduğunu anladığınızdan emin mısınız? haber başlıklarına bakıp gaza gelmeyin. arada çalıştırın peynir tenekesini. haber başlığı ilgi çekip haberi okutmak için atılır.

çöpe atılan 40 milyon yok. yeni platform üzerine üzerine çalışılmış ve geliştirilmiş (umarım) saab teknolojisi var. plan zaten bu. kaç senelik platformu piyasaya sürmek diye bir şey yok.

kozmos aşkına, her başlıkta gaza gelip atarlanmayın. gülünç bile olmadı. üzüntü duyuyorum.
dumrul dumrul
hükümet bizi sktiği için bakanlarla düşüp kalkan arkadaşlar tarafından azarlanmamıza neden olan hadisedir.

biz de onu diyoruz. bu hırsız sürüsü ülkeyi evire çevire skiyor ve çıplak yakalandığında da istifa eder bir halleri olmuyor. ancak hırsız başı bilmediğimiz sebeplerle ailelerini tehdit mehdit edecek ki istifa edebilsinler.

teknolojiye yapılacak yatırıma kimse karşı değil. ben hiç olmam. sen devasa yatırım yaparsın mars'a araç gönderirsin araç mars'a çakılır, sen de döner projeyi yapanlardan hesap sorarsın. olayı soruşturursun, elde olmayan nedenlerle o yatırım batmışsa dersin ki "sağlık olsun bunu tecrübe etmiş olduk" sonra yeni proje başlatırsın. o da batabilir hiç sorun değil. ama soruşturursun. para kimsenin beceriksizliği yüzünden batmamış olacak, ortada dalavere olmayacak. "malzemeden" çalınmayacak.

oysa burada söz konusu olan şey bu mudur işte onu bilmiyoruz ve ak kafasına zerre kadar güvenmiyoruz. ota boka dağıtılan ihaleleri, alınan rüşvetleri, hiçbir şey yapılmadan batırılan milyonları biliyoruz çünkü. "ne oldu da bu para batırıldı, çıkıp hesap versin birileri" dahi demeyeceksin. çünkü vatandaş olmaya alışmamış bunlar. kafa hala kul kafası...

türkiye'de bir işin yapılıp yapılmadığını denetleyecek mekanizmalar var mı? iş yürüyor mu yoksa ayak üstü skiliyor muyuz? siz bunu tam olarak nereden anlıyorsunuz? tam olarak neye kefil oluyorsunuz? hangi iş batırıldığında kimden, nasıl hesap soruluabiliyor bu ülkede?

ülkeye faydalı işler yapıyormuş gibi davranıp rant dağıtma konusunda ne denli mahir olduklarını biliyoruz. 15 senedir her seçimde uçak yapan adamlar bunlar. deprem vergileriyle yol yapan. bir sonraki seçimde aynı yolu tekrar yapıp "hizmet ediyoruz" diye oy toplamaya çalışan hırsızlar bunlar. 9'luk depreme dayanır dedikleri yollar durup dururken çöken ve hiçbir şey için hesap vermeye yanaşmayan bir organize suç örgütü...

memleketin üstüne çökmüş bu haydut sürüsünün ülkeyi skip attığını biliyoruz da bu yüzden neden bizim azar işittiğimizi pek anlayamıyoruz.