in time

1 /
orange orange
hayal kırıklığına uğratmazsa olağanüstü olacağını düşündüğüm yepyeni sci-fiction filmi. evet, tahmin edildiği gibi olay bayağı bir gelecekte geçiyor. herkesin istediği "genç kalma" olayı gerçek oluyor, 25inden sonrası yok. ama 25ten de sonra sadece 1 yıllık ömrün kalıyor, ve bu kolunda saniye saniye gözüküyor. he ama zenginsen durum farklı, ömrünü rahat rahat uzatıyorsun. böyle bir "sistem"in olduğu bir dünyada sistemi bozmaya çalışan da tabi ortadan kaldırılmaya çalışılıyor.

he bu arada başrollerde de justin timberlake olivia wilde amanda seyfried gibi isimler var. o değil de yönetmen de andrew niccol, başarılı.

ın time trailer (trailer #1) - ımdb title: ın time trailer (trailer #1) description: set in a world where people stop aging at 25, but are genetically-engineered to live only one more... ımdb
video - ımdb watch the latest video on ımdb ımdb
mgun mgun
"will salas (`justin timberlake), bir yanlışlık sonucu cinayetle suçlanır. kurtulmak için tek şansı, zamanın gerçek anlamıyla para değerinde olduğu, zenginlerin sonsuza kadar genç kalarak yaşayıp, fakir ve güçsüz olanların ise bir gün daha hayatta kalabilmek adına zaman dilenip, ödünç alıp, bazen de çaldığı bu sistemi çökertmektir"

28 ekim 2011'de vizyonda...
ın time (2011) directed by andrew niccol. with justin timberlake, amanda seyfried, cillian murphy, olivia wilde. ın a future where people stop aging at 25, but ar... ımdb
taraf taraf
özgün konulu bir film olmasına rağmen, süper oyunculuklar yok, ayrıca justin yerine çok daha başarılı bir "aktör" olsa imiş filmle ilgili düşüncelerim değişir gibi geliyor bana. verdiğiniz para kesinlikle boşuna değil ama süper bir film de değil kanımca...orta üst bir film olmuş diyebilirim...

spoiler

o kadar güvenlik kamerasının olduğu, teknoloji harikası bir zamanda nasıl oluyor da belli bir mahalle içinde 2 kişiyi yakalayamıyorlar bu gerçekten çok saçma olmuş, ayrıca banka soyup adam öldürdükten sonra o civarda bir otele gidip rahatlıkla kalabiliyorlar. böyle bir olayın 1700'lü yıllarda bile olabileceğini zannetmiyorum. ayrıca arabanın su kanalına düşme sahnesi gerçekten çok kötü idi. bunlar dışında izlenebilitesi olan bir film.

spoiler
peki ama neden peki ama neden
gidip gitmemek konusunda kararsızdım, sözlükte pek giden olmadı herhalde adam akıllı yorum bulamadım ama bugün gittim izledim, zaten gencturkcell kampanyası olmasa gitmezdim. konusu ilginçti, 110 dakika boyunca sıkılmadan izledim, sürükleyiciydi yani. oyunculuk başarılı değildi ama yakışmışlar rollerine, çok fazla söylenebilicek bişey yok sonuç olarak, gidin izleyin derim pişman olmazsınız.

-----spoiler------
vakit nakittir.
-----spoiler------
noctis noctis
***spoiler***

ya konsept, yaşam süresinin değişim birimi olması, harika. bunu bulan adamı önce tebrik ediyorum; sonrasında da soruyorum: bu ne kuzum allahaşkına? yani böyle bir konsepti bulan adam nasıl oluyor da filmin geriye kalan senaryosunu marx gören masum üniversiteli kafasıyla yazabiliyor? o kadar ki filmi izlerken "aha yabancılaşma, aha emek zamanı, aha bilmemne" diye sahnelerle kavramları parmakla gösterebiliyorsunuz. ne dediğimi anlamayanlar için: bak abi, git herhangi bir üniversitenin kantininde 1 saat falan otur, biri gelip masana bir bildiri koyacaktır. onu oku, hah... şimdi onun bilimkurgulu filminin yapıldığını düşün. ve işleri daha da kötü yaparcasına, bu filmin içine bir ton tutarsızlıklar, mantıksızlıklar, "eee ne oldu şimdi?" ler falan koy. "keşke herkes ekmek yiyebilse" diyen adamla "hayır bütün ekmekler benim" diyen adamın kavgasını anlatmaya çalışıp bu iki cümlede takılı kalıveriyor işte. böyle bir film.

özetle (özet:), başrolünde justin timberlake in oynadığı hollywood yapımı kapitalizm eleştirisinden ne bekleyebilirseniz onu veriyor işte film. ederi bu yani naapsın.

***/spoiler***
öz wondrous öz wondrous
justin timberlake olunca bir an tırstım. izlenmez lan bu film dedi iç sesim. ama artık bilet alınmıştı.

--spoiler--

konusu çok değişik ve güzeldi.
bir kaç sahnesi dışında saçmalık yoktu.
esas oğlanın annesinin ölüm anı çok acıydı.
kanala düşme sahnesi de olmayaydı, çok daha iyi olacakmış.

--spoiler--
mgun mgun
annesinin ölümünün ardından başarı basamaklarını teker teker tırmanan bir gencin hikayesi... sıfırdan zirveye uzanış!!! vaaaay be filme gel!!!

böyle özetleyince çok anlamlı oluyor; insan, izlemek için bi gaza falan geliyor ama öyle değil işte...

şimdi spoiler vererek yazacam ondan kelli baştan uyarayım da şimdiden shinktirin gidin buradan; ona göre...


şimdi varoşlarda büyüyen bi gencimiz var, yani timbırlenk... bi gün annesi ölüyo falan... annesi de sprinter bu arada, otobüs kadar hızlı, maşallah sdlkljfdsş... ha bu arada anne de olivia wilde; bu nasıl anne mnakoyim... sonra bi gün bedava dakikası bol bi adamla karşılaşıyo, onun hayatını kurtarıyor; adam da bedava dakikalarını buna transfer edip intihar eyliyor derken bizim varoş timbırlenk birden statü atlıyor, zenginlerin dünyasına giriyor, sonra polis "bedava dakikası olan adamı sen öldürdün castin" diye peşine düşüyor; bizim tımbırlenk de boş durmuyo tabii hemen filmin esas kızını kaçırıyor, bedava dakika transferi yapıyorlar öyle film boyunca, sonra banka soymaca işlerine giriyorlar falan filan derken film bitiyor...


performansları geçtim, konusu itibariyle nereden tutarsan tut elde kalan bi film olmuş... dram sahneleri olabildiğince ıkındırık, aksiyon sahneleri de haliyle sgindirik... filmde anlatılmayan/anlamlandırılamayan sayıyla şey var... bütün karakterler niye benjamin button'ın soyundan gelmiş gibiydi mesela? dram yapalım derken de iyice kasmışlar; yeşilçamvari koşma sahneleri neydi öyle ya piuuvvv...

kol (ya da deri artık ne sgimse) saati fikri belki bi nebze güzel olabilir ama işleyişinde/kullanışında/anlatışında uçurumları aratmayacak eksikler vardı...

öyle ilk seferde tavsiye edilesi bi film değil, ama hani olur da merak edersiniz, izleyecek bi'şey bulamazsınız, "şu film nasıl acaba" derseniz, izlemek istersiniz, işte bu hususta denemeye açık bi film tabii... aksi takdirde uzak durun... keep out!!!
dextare dextare
keyifli ve konusu gibi ironik zaman tüketen bir film-iyi yönde tabikide-.

justin timberlake biraz sırıtsada filmin işleyişi ve değişik tarzda olması izlenebilirliği yükseltiyor. izlenilmesi tavsiye edilir...
agresif tosbaga agresif tosbaga
the matrix ve natural born killers filmlerinden esinlenip harmanlanarak nerden tutsan elinde kalacak hatalarla dolu bir senaryoya sahip, izleyiciyi gerizekalı yerine koyan saçma salak bir film. film giriş olarak fena değil kendini izletebilmesi için temel unsur olan meraklandırmanın hakkını veriyor fakat ardından gelen gelişme ve sonuçta öyle bir sıçıyor ki evlere şenlik. bir de bunu yazan adam gattaca, lord of war & truman show gibi şahaserlerin altına imzasını atan biri olmasa bir şey demeyeceğim ama sıçılır da bu kadar sıçılmaz be arkadaş. filmin benim açımdan tek olumlu yanı amanda seyfried denen animeden fırlamış afet, başka da bir şeyi yok; zaman kaybı...

-spoiler-

yeşilçam filmlerine o kadar laf söylüyoruz alay ediyoruz ama hollywood'un milyon dolarlar döktüğü filmindeki annenin son anda oğlunun kucağında ölmesi, arabanın köprüden uçma sahnesi, ömründe ilk kez silah kullanan kızın polisi vurması...vs neyin nesidir amk.

-spoiler-
formosus formosus
izlenesi film.

konusu çok farklı geldi, insana filmi izleten de bu olsa gerek. oyunculuklar pek iyi değil.
aksiyon pek yoktu. bu konu daha güzel bir şekilde işlenebilirdi.
son sahnede aha bir kadını daha kaybetti diyorsun ve yanılıyorsun.
izlenebilir bir film. 5 üzerinden 4 eder. o da konu muhteşemdi.
1 /