incinmemek için duygularından vazgeçmiş insan

1 /
kartakaçmıştavuk kartakaçmıştavuk
her türlü duygusunu incinmemek için geri plana itmiş, robot gibi bir insana dönüşmüş ama üzülmüyorum, kimse beni üzemiyor diyebilecek kadar da halinden memnun insandır.

korkak insanlar olduk, tüm duygularumuzdan sırf incinmemek adına vazgeçtik, insanlar bizi üzemesin diye sevgimizi karanlığımızda boğduk. hissizleştik, duygusuzlaştık, bencilleştik, bir başımıza kalmayı bir bok zannettik.

yalnız insan olmayı, güçlü insan olmakla karıştırdık. ben her haltı kendi başıma da yaparımı kendimize kabul ettirdik, duygularımızı bastırdık, bastıra bastıra yok ettik, aslında kendimizi daha çok incittik.

duygusuz, hissiz, saçma sapan bir insan oldum lan. özlemeyi, sevmeyi, üzülmeyi, sarsılmayı, sevinmeyi, mutluluktan çığlıklar atmayı unuttum. ruhumu kaybettim sırf incinmeyeyim diye, özümü unuttum sırf korkumdan, korkaklığımdan...

insan olmaya karar verdim 2014'te. tekrar kendim olmaya, üzülebildiğim kadar üzülüp, mutluluğu dibine kadar yaşamaya.
rapunzel rapunzel
incinmek sevmenin şiddetinden gelir. ne kadar çok severseniz o kadar çok incinmeye yakınsınızdır. incinmemek için duygulardan vazgeçmek; çok susadığınızda bir yudum su içip bırakmaktır, sonu hüzünlü diye filmi, kitabı yarıda bırakmaktır.

sevdiğiniz insandan hiçbir şey yokken vazgeçmek zordur. ileride üzülürüm, incinirim diye güzellikleri elinizin tersiyle iterken incinmez ama yaşamazsınız da. incinmemek için duygularından vazgeçmiş insan ottan, ağaçtan farksızdır. onlara bir şey olursa incineceğim diye insan ailesinden vazgeçer mi mesela? ya da vazgeçerek, kaçarak bu sefer de vazgeçtiğimiz için incinmeyecek miyiz?

hayyam diyor ya hani;

keder seni bağrına basmak mı ister?
hadi oradan çek arabanı de, boş sıkıntılara kaptırma günlerini.
yutmadan bedenini toprak
ne kitabı bırak, ne çayır çimeni,
hele yarin dudağını, sakın ha, ta son güne dek...

işte tam da böyle, yani şimdi bana dese ki üzülürsün vazgeç, vazgeçemem. incineceksem de yaşamadan vazgeçmek hayatın akışına terstir. kendinizi kulelere kapatıp izole etmeye çalışmayın. çok sevin, çok incinin. zaten nefes alıyorsanız hala, bu kaçınılmazdır.
thank you for the music thank you for the music
bunu matah bir eylem zanneden insandır. bizi insan yapan değerlerden vazgeçmek ne zamandan beri güçlülük göstergesi oldu? duygularımızı bastırıp yoksayarak değil, onları kabullenerek daha güçlü ve mutlu olabiliriz. bugün bastırdığımızı sandığımız duygular var ya yarın bir gün asıl onlar bizi bastıracak.
kuroneko kuroneko
bütün duygularını bastırma yetisine sahip insandır. duygularından vazgeçmez, onları diğer insanlara göre daha iyi bastırır ve kolayca ezer geçerler. kapalı bir kutuya dönüşürler. böyle insanlar genellikle yalnızlığı benimserler ve kalabalık içinde bile yalnızlaşırlar. diğer insanların duygularını bu kadar yoğun şekilde dışa vurmasına hayranlıkla bakarlar. yine de onlar gibi olamayacaklarını bilirler.
89lu 89lu
incinmeye tahammülü kalmayan,incinmenin verdiği acıdan nasibini alan bir daha bu acıyı yaşamamak için duygularını feda edenlerdir.
incinmemek için duygularından vazgeçmek daha huzurlu gelir onlara.
crazy little thing called love crazy little thing called love
zor fakat bir o kadar da rasyoneldir.
incineceğini bildiği halde sahip olduğu bir takım duyguları sürdürmek yerine, yol yakınken bu duygulardan vazgeçmek oldukça yerinde bir karardır. aksi taktirde sonuçları oldukça nahoş olur.
maviyesilbiseyler maviyesilbiseyler
zamanında çok üzülmüş insandır. artık takati yoktur. ağlayamaz da kolay kolay. ağladığında da artık içine sığmayanlar akar gözlerinden. çok yorulmuştur, sırf daha fazla üzülmemek için hissetmekten bile vazgeçecek kadar hem de...
1 /