incinmemek için duygularından vazgeçmiş insan

3 /
muhtemelen muhtemelen
şu günlerde ısrarla çekilmek istediğim boşluk, hissizlik. eminim ki duygularım ile kendim arasına demir bir perde çekersem çok mutlu olacağım. kendi küçük dünyamda kaygısız ve neden sorusu olmadan yaşamaya devam edeceğim. ancak bunu intihar etmeye benzetiyorum. kalıp mücadele etmek varken beni ben yapan duygularımdan neden vazgeçeyim? nereye kadar kaçabilirim? kaçabilirsiniz?
tonguç tonguç
default bir hataya kanan ve mücadele etmeyenlerin kendinde, çevresinde yarattığı bullshit.

hassaslık bu dünyanın kabul edeceği birşey değil artık, devir değişti. bu hassaslık, tüm dünyayı organik değil, inorganik anlamaya sebebiyet veriyor. sonuç odaklı değil, süreç odaklı olun, incinmezsiniz.
boudica boudica
bunun erkeği ya da kadını fark etmez. eğer ki incinmişseniz, bir daha riske girmeye korkarsınız. ayrıca yapabileceğiniz en iyi şey zaten zamana bırakmaktır.ama ben yarama tuz istiyorum diyorsanız şunu da unutmayın; tuz yarayı dağlar lakin yaranın varlığını yok etmez.
burda anlayamadığım tek şey,
neden duygu deyince salt karşı cins aklınıza geliyor. hani bir insanı, en sevdiği dostu, ailesinden biri, çok yakını incitmiş olamaz mı? dünya sadece gönül ilişkileri ve onun ekseninden ibaret değil ki duygularımız sadece başka birinin varlığına bağlıysa bu ömür boyunca hep incinecek ve mutsuz olacağımız anlamına gelir. son olarak, kendinizi az da olsa sevin. o zaman göreceksiniz, kimse duygularınızı kolayca incitemeyecek.
saiyajin saiyajin
kendini böyle avutuyordur. vazgeçmek diye bir şey yok, bastırmak var. ne kadar bastırırsan bastır bir zaman geliyor patlıyor. sonra da bastırmak istemiyorsun fakat elinde olmayan sebeplerle bastırmaya devam ediyorsun.
yapraktansızangünışığı yapraktansızangünışığı
artık harekete geçme gücünü de kaybetmiş insandır. kendi dünyasında mutlu ise kimseye laf söylemek düşmez. bir allah'ı vardır bir de ailesi. hem zaten hepimiz ölümlü canlılar değil miyiz? varsın biri fırtınalı yaşasın diğeri durağan ne çıkar?
ve güz geldi ömür hanım ve güz geldi ömür hanım
çünkü;
kulak verin sözlerime iyice,
herkes öldürebilir sevdiğini
kimi bir bakışıyla yapar bunu,
kimi dalkavukça sözlerle,
korkaklar öpücük ile öldürür,
yürekliler kılıç darbeleriyle!

kimi gençken öldürür sevdiğini
kimileri yaşlı iken öldürür;
şehvetli ellerle öldürür kimi
kimi altından ellerle öldürür;
merhametli kişi bıçak kullanır
çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.

kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
kimi satar kimi de satın alır;
kimi gözyaşı döker öldürürken,
kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
herkes öldürebilir sevdiğini
ama herkes öldürdü diye ölmez.
mayintarlasi06 mayintarlasi06
bile isteye yapılan bir eylem olduğunu düşünmüyorum zira bir gece dünyanın en duygusal insanı olarak yatılan yataktan ertesi sabah hadi ben duygularımdan vazgeçeyim, artık incinmek istemiyorum diyip duygusuz bir insan olarak kalkamazsınız. zamanla olur. ailenden birini kaybedersin içinde bir yerlerde, aslında daha önce hiç farkına varmadığın o boşluk kara deliğe dönüşmeye başlar. gün geçtikçe daha çok büyümeye ve etrafındaki iyi kötü her şeyi içine çekmeye başlar. zaten yine zamanla gözlerinde o boşluğu görenler, kendileri de orada kaybolup gitmemek için yaklaşmamaya başlar. ki sen de yaklaşmalarını ve hayatına müdahil olmalarını istemezsin. en son bir başına o kara deliğin kenarına oturup asla dibine değip ses getirmeyeceğini bildiğin halde çakıl taşlarını itelersin, kolunu kaldırıp fırlatacak gücün de olmaz hem.
3 /