indiana jones

1 /
luto luto
serinin dördüncü filmi indiana jones and the kingdom of the crystal skull adıyla 21-23 mayıs 2008 tarihlerinde vizyona giriyor. ülkemizde de aynı tarihlerde vizyona girmesi bekleniyor.

yönetmen steven spielberg
başrollerde harrison ford, karen allen, cate blanchett var.

(bkz: apple - trailers - ındiana jones and the kingdom of the crystal skull - trailer 1 - large on may 22, ındiana jones is back in a new globe-trotting adventure, "ındiana jones and the kingdom of the crystal skull." directed by steven spielb... apple )
trişka trişka
çocukluğumuzu etkileyen, yetmedi derinden etkileyen diyelim, filmlerin kahramanıdır indiana jones.

filmin sohbetini yıllardır yapmışlığım yoktu, serinin sonuncusunun vizyona gireceğini öğrendiğim zamana kadar. sonra beni aldı bir indiana jones tutkusu. sürekli çevremdekilere "var mı abi bi bulsak da izlesem, hayal meyal hatırlıyorum ben" şeklinde söylendim durdum. bu serzenişlerime yanıt geldi ve çocukluğumda aldığım armağanlara gösterdigim ilgi, itina ile ambalajını açmak sureti ile elime geçti ve yeniden izledim.

seriye ilişkin aklımda kalan, bir iki sahneydi. güzel bir kadın ve çocukla birlikte uzun bir masada yenmek zorunda kalınan maymun beyni ve gözü, bir de elini bol böcekli bir deliğe sokup bir mekanizmayi durdurmak zorunda kalma anı bir de canlı canlı kalbi çıkartılıp yarası tekrar kapanan adam -ki bu adama değinmeden duramayacağım. ama indiana jones'u hiç unutamadım. elinde kırbacı, herşeyi bilen entellektüel kişilik. ha izlediğim orijinal cdlerde sadece ve sadece o uzun sofralı sahnenin takılması ve izleyememiş olmam ise kaderin cilvesi, kutsal bir işaret olmalı diye düşünesim de gelmiyo değil hani.
bu kalbi sökülüp yarası anında kapanan adam yüzünden, geçen sene bir arkadaşıma "var abi böyle olaylar oluyo öyle ameliyatlar" dediğimi bilirim. söylerken bir an şüpheye düşmüştüm. ama sonra kendimi gaza getirip, "var abi alla alla, belgeselde izledim ben simdi hatırlamıyorum tam olarak ama" şeklinde kendimce kanıtta sunmuştum. garibim, ben, (indiana jones temple of doom) -ya da bizdeki çevrilmiş hali ile- kamçılı adam filmini belgesel gibi hafızama kazımışım. sonra sonra geçenlerde tekrar indy sevgim depreşince farkettim ki belgesel filan değil kamçılı adammış. işte o dakikalarda insan beyni denen oyuncu hınzıra bir kez daha şaşırıp kalıyor insan.

şimdi seriyi tekrar izledikten sonra diyebilirim ki, büyümüşüm.
nasıl olmus da last crusader'daki iskenderun tabelasının altında uçuşan tavuklar fesli peçeli insanları kaçırmışım. sarkık bıyıklı ismi kazım olan fesli suikastçi ve çetesi gözümden kaçmış. oysa biz ki "aaa istanbul dedi filmde" diye sevinç hisseden bir toplumun parçasıyız ama dedim ya çocukken... filmdeki absürdlükler çekim hataları çocukken bilmediğimiz şeyler olduğu için es geçiyorum, olabilir dikkat etmemek diyorum.
ama bildiğim bir şey var indiana jones sayesinde yalnız kalsam da hiç sıkılmadım. hiç oyun arkadaşı bulamadığımda bile indy benimleydi. bir koltuktan diğerine atlarken yerlerin yılan dolu olduğunu hayal edip, yanlışlıkla olur a ayağım yere değerse "he yetişemediler ki yılanlar" diye kendimi teselli edişlerim bugün gibi aklımdaysa yaşa varol indiana jones.

maceralı bir gelecek hayal etmiştim kendi adıma. indy kadar olamasa da en azından dağ bayır gezerken karşıma çıkan bir tarihi(kutsal) eserle lanetlenip; laneti bozmak için araştırmak zorunda kaldığım eski kitapları, tozlu raflardan alırken görmek isterdim kendimi çocukken. işin ilginci hiç indy'nin yanında bayırındaki kadın gibi hayal edemedim kendimi, bizzat indiana jonestum ben en kırbaçlısından, en gözüpekinden, en esprilisinden.
darksideofthemoon darksideofthemoon
fötr şapkasını,çantasını,kırbacını yanından ayırmayan ve yılanlardan nefret eden karakter.aynı zamanda kız öğrencilerinin kendisine aşık olduğu arkeoloji profesörü.
(bkz: raiders of the lost ark)
(bkz: indiana jones and the temple of doom)
(bkz: indiana jones and the last crusade)
(bkz: indiana jones and the kingdom of the crystal skull)
ilk 3 film birbirinden harika iken 4.film vasatı geçememiştir,zaten 3.filmle 4.film arasında 20 yıl vardır.belki de 80lerdeki ilk 3 filmden sonra çekilen bu filmi - ve eğer devam filmleri çekilirse onları da- orijinal seriye dahil olarak kabul etmemek ve hayal kırıklığına mahal vermemek en iyisi.
darksideofthemoon darksideofthemoon
harrison ford un canlandırdığı karakter.rivayet odur ki adını george lucas ve steven spielberg in köpeklerinden almıştır.lucas ın köpeğinin adı indiana,spielberg inki jones tur. zaten 3.filmde buna atıfta bulunulmuştur,gerçek adı olan henry i kullanmak yerine evin köpeğinin adını kullanmasıyla daşak geçilmiştir henry jones jr. umuzun.
1 /