instela yazarlarından şiirler

235 /
ropte ropte
son ümidim de tükendi demin
şimdi ayrıldı limandan son gemi
son sözün çalındı ya kulağıma
son bakışın değdi hani bakan yerlerime
ve son damla da düştü ya gözümden
artık tek sen mesulsün son nefesimden
sana armağan olsun sonsuzluk benden
ticaritaks ticaritaks
insan diyorum;
karşısındakinin yerine koymaz kendini
düşünmez neler çektiğini
düşünmez neler hissettiğini
düşünmez nelere vesile olduğunu
düşünmez seni ne kadar mutlu edebildiğini
işte bu düşünmemeler değil mi ki;
seni sen yapan herşeyden vazgeçiren.
poisonx poisonx
"sen bunu hiç bilmedin, bilmemeliydin
ağlayamazdın, nefesin darlanırdı yoksa
geceleri hastanelerin bahçelerinde
nöbetlerle geçerdi..."


legalalien legalalien
-mit-
alevini kaybetmiş yaşlı bir ejderhaydı adam
her nefesinde dumanlar ağzından süzülürdü
kaybetmişti mitlerde var olan dostlarını, yalnızdı.
ağzından dumanlar süzülürken
eskiyi hatırlardı,
kuvvetli alevlerle çevrili aşklarını , ki
yazık olmuştu o aşka
sadece mitlerde yaşıyordu evvelden birkaç hatıra
yaşlı adamın birkaç peri masalında emeği geçmişti
o masallarsa kahramanlarının hatıralarında canlıydı.
çürük elmalar üzerindeki ısırıklarda bile yaşardı geçmiş.
geçmiş bıkmamıştı geçmekten.
her şeyi beraberinde götürmüyordu da, inadına.
hatırlanmalıydı geçmiş yoksa geçmesinin ne anlamı kalırdı?
güneşte uyuyakalmış yaşlı ejderha,
birkaç anıyı rüyalarında onurlandırıyordu.
çürümüş beyni son kez rüya görene kadar her gece
maziye ödüller veriyordu
bazı pişmanlıklarını geçmiş rütbesine ulaşmadan
telafi edemeyen yaşlı ejderhanın
artık özür dileme şansı da yoktu çünkü
aynagibiol aynagibiol
hayatın bana sunamadığı şeyleri almaya çalıştıgımdan beri, ben kötülüğe bürünmüş iyi bir insanım...
kurtulmaya çalışmakta olduğum yanlışların hepsinden ders cıkartmaktayım...
vazgeçemediğim senden daha fazla şeyler var hayatım...
şimdi söyle bana kendimi başka şeylerle mi avutayım...

ben benim gibilerle sen ise sana görelerle yaşayacaksın...
aldığım her nefeste seni içime çekercesine yaşamaktayım...
belki de zamanı geldi tükenen ömür beni titretti artık önümdeki son sıra dağları aşıyorum...
her sabah kalktığımda çatışmaya başlıyorum geceleri ölene kadar bir parçamla savaşıyorum...
cekinik cekinik
iskalama şansım yoktu
saçlarını eğen rüzgardım
kaçandım
dokunandım
sen ağlayandın
buram buram sevgi kokandın
iskalama şansım yoktu
paslı toprağa kırılmış
kayıp çakıldım
is kokan bir okyanusta
bir çiy damlasını arayandım
dokunandım
leylasız mecnun leylasız mecnun
takvimleri sayıyorum sana kavuşmak için.
hikâyeler biriktiriyorum içimde, kimi hüzünlü, kimi neşeli...
hepsi sana anlatmak için...
gel, yasla başını satırlarıma, hayatın şarkısını dinleyelim birlikte, henüz mevsimi geçmeden ömrümüzün...
gel, okuyup okuyup ezber edelim birbirimizi!
fly me to the moon fly me to the moon
an itibariyle 6 yaş stayla şiir denemem;

adamın içi taşıyor
evi yalnızlık kokuyordu
bir aşk dese kadına
bir bebek gülüyordu.

adamın suratı küçüktü
yüreği de küçüktü
taşıyamadı sevgisini
ve yangınları söndürdü.

adam çok sev dedi
kadın da çok sevdi
öl demekmiş meğer
bilse yine severdi.
anlatıcı anlatıcı
ahir ömrümü yüz görümlüğü yaptım,
mesele ölmek değilmiş.
geç de olsa anladım.
bir eylül bahçesinde
mevsimlerden cahit ve
dans ederken ben;
gecesinde siyahın
kırmızıya boyandım.
uyandım.
otuz beşim çileli
halka ve otuz dişim elimdeyken
merhaba yarı ömrüm.
tarancı`ya inandım.
gençliğim fırtınalı tepeler
ve gençliğimin peşinden
trenler koşaydım.
koşaydım yarı açık sandallardayken,
aramızda bir perde varsa
rabbim olan allahla,
en-el hak!
cebrail bekliyor sidretül müntehada.
amenna ve saddakna.
şimdi daha iyi görüyorum
olup biteni.
seni sevebilme ihtimalini
yüceltiyor dağlar.
ulaşılmaz tek bu olsa
bağrıma taş basardım.
insanlığa inansaydım
ateşi ben çalardım.
çamurdan heykellere
tapardı kavmim,
inan ibrahim doğsaydım
putları ben kırardım.
şerefsiz bir tefecinin faizcisiyimdir ben.
shakespeare pîrîm dersem inan,
judas çirkef pis bir yılan!
katil marlborolar içtim yıllarca.
tütünün acısı gırtlağıma hakim,
hayatımın tadı damağımda ta ki,
yeni bir elbise diktim kendime.
ölümü mesken ettim derdime.
tuttunulan dallar,
güvenilen yılanlar,
söylenilen yalanlar ve
olric`e rastlasaydı
yoldan geçerken freud;
bir çift sözü olurdu eminim
sakalını sıvazlarken.
jaws filmini izlemiştim
seni beklerken.
meğer ne kadar muhafazakarmış
spielberg denen adam.
masumiyeti kalmamış
filmlerin, kitapların, şiirlerin?
körü körüne inanmışız aşklarımıza,
bitmeyecek sanmışız inançlarımız.
kavmimiz köle kavmi, anlamamışız.
gizli sömürgeler hep
kürek mahkumu.
özgürlük köleler için
esir kanunu.
süreli yayınlar gibidir hayatlarımız,
amacımız en çok da
tiraj yapmakmış.
bir yazarın tek derdi
kitap satmakmış.
inandım.
sahteliklerinize yeteri kadar dayandım.
geçtim filmlerin, kitapların,
reklamların arasından;
gençtim, bir şairden duymasaydım
buna benzer mısralar,
az kalsın yalanlara ben de kanacaktım.
şimdi bir efsun yaralarsa kalbimi hepten,
var olmamak istersem
şirk koşardım cidden.
ah ben yeniden sınırlar için
savaşa girmek mi?
dikenli tellerin görevi nedir,
postu delmek mi?
mayınlı arazilerde geçti çocukluklarım
şeriat tahlilleri yapardı insanlar
din işlerini ayrı tuttu diyanet
laik aşklar çırpınırdı istiklal`de
robotlaşmış hayatlarda
görünmüyor istikbal de
anlamadık devlet nedir
din nedir, düzen nedir?
hayat nedir, ölüm nedir,
zulüm nedir, sulh nedir?
çırpındı kainatın ellerinde
bir insanoğlu, çırpındı bataklıkta
boğulurken aşık adam.
boğazına kadar pisliğe batmışken
umudunu yitirmedi;
diretirken yaşamayı
hegelci bir bakışla
bir sırrı öğrenmenin
vereceği heyecanla
ve ölüme beş kala
usulca bir merhaba
devrik cümlelerimin altında kaldım
ne yalan söylendiyse hepsine de inandım
mesele ölmek değilmiş
geç de olsa anladım.
yahudicowboy yahudicowboy
tavsiye olarak orhan veli' den kitabe-i sengi mezar isimli şiiri verebilirim. kaldı ki bir akademisyenin bu şiirle ilgili makalesini okuduğumda şiirin ne denli zengin olduğunu ve yararlandığı yahut beslendiği kaynakları düşündüğümde yeni nesil y kuşağı gibi "orhan veli king abi yeaa" diye tepki vermişimdir. kısacası orhan veli okuyunuz, okutunuz, yaşayınız ve de yaşatınız.
ancak benden istiyorsanız şiiri, zurnanın zırt dediği; dananın kuyruğunun koptuğu değil neticesine girdiği noktadayız. bir edebi sanat ürünü nasıl katledilir, izleyniz! bendeniz facebook' ta kurulmuş olan bir geyik grubunda akrostiş turları furyasını başlatmış bulunmaktayım. o oluşumdan hareketle burada da size ileride kızım olursa ona vermek istediğim isim üzerinden akrostiş yapacağım. buyursunlar.
r e re re ra ra ra demiştik bir zamanlar
ü niversite sınavı çok önemliydi bir aralar
y abancı dil desen eminönü-sultanahmet arası kadar
a lma mazlumun ahını aheste aheste çıkar
not: şiirin saçmalığı tamamen akrostiş bokundandır. taş, domates, yumurta, ayakkabı, anayasa ve bilimum atacağınız eşyaları allah şimdiden kabul eylesin. amin!
jamelapone jamelapone
deniz ile gök bir değildi hiçbir zaman
rakıyla peynirde öyle
sigarayla çay,birayla çerez
tekilayla limonda
senle ben birdik tek herkes
uyuyunca
fark ettim fark ettim
şiirlerim var benim
bedenimin irin dolu yarınında büyüttüğüm
af dilemeyen
bir tapınak bakiresi kıvrımında
şiirlerim var
gündüzde beslenen
bilmem okunası mı
yara izlerim
şiirlerim
235 /