instela yazarlarının itirafları

2 /
billie jean billie jean
sınıfta kalmanın bi bok olmadığını anlamama rağmen 7. senemde halen okulu bitirmeye uğraşıyorum. sınıfta kalmamayı bi bok zannedeceğim günü sabırsızlıkla bekliyorum. bi de okulumdan bi hocanın bi an önce ölmesini istiyorum.* azraili göreve çağırıyorum.
fonden fonden
klavyemin sol tuşlarının yani " a,z ve w'nun yanındaki ku diye okunan harf varya işte o çalışmadığı için sözlükten bu harfleri kopyalayıp yapıştırmak zorunda kaldığımı itiraf ediorum.çok zor bir iş gerçekten.bu arada ku harfi önümdeki sayfada olmadığı için okunduğu gibi yasdım.
(bkz: anne ben hırsız oldum)
onbinnira onbinnira
bu yazın başında ekşisözlükten yaklaşık 6 ay kadar süredir mesajlaştığım bir hatun yazarın daveti üzerine 18 saat yol çekip yaşadığı şehre gittim. hatun benden 4 yaş büyük, hatırı sayılır bir maaşa sahip, ailesinden ayrı yaşayan, çok yakın bir zamanda sevgilisinden ayrılmış biri olarak arayıp da bulamadığım türden biriydi. kızın evinde 5 gün kaldım. ilk 4 günü müthiş geçti... sabah akşam yedik içtik seviştik.
beşinci ve son kaldığım gece biralarımız elimizde evde takılırken deli gibi zile basan eski sevgilisinin aç kapıyı deniz seni seviyorum sesleriyle birden afalladık. deniz gitti kapıyı açtı sürekli bağırıp çağıran zil zurna sarhoş elemanı içeri aldı ve kızın odasına kapandılar. 1 saat oldu... 2 saat oldu ses yok. sıkıldım mesaj attım "deniz napiyorsunuz içerde ya sıkıldım aq". "kawga edioruz :-) sen tw izle bişeyler yap birazdan geliorum" diye cevap geldi... yarım saat daha bekledim. sonra "ben gidiyorum işn bitince ararsın" diye mesaj atıp bastım gittim. ulan hiç bilmediğim bi şehir.. öyle yol kenarından kıyın kıyın gidiyorum bi yandan telefonla aylardır aramadığım eşi dostu arayıp vakit geçirmeye çalışıyorum bi yandan da etrafa göz atıyorum bi apart otel, pansiyon bulayımki bunlar barışır da ipne herif orda kalırsa sik gibi kalmayalım diye. neyse bir saat kadarlık bi dolaşmadan sonra deniz telefon etti: "canım çok özür dilerim yaa.. yolladım çocuğu gel hadi.. ay sana çok mahcub oldum yaa" soğuk bi sesle "önemli değil, geliyorum" diyip kapadım telefonu. ulan ne adiyim içimden de "ooo gidince biraz trip atarım gönlümü almak için ne istesem yapar.. saksoya ikna edebilirmiyim lan acaba" gibisinden düşünceler geçiyor.

neyse eve geldim.. yüzümü astım.. triplerdeyim. gözümün içine bakıyor "canım özür diliyorum napayım bağırıp duruyordu apartmana rezil olmamak için içeri almak zorunda kaldım" falan gibisinden bişeyler söylüyor. umursamaz bi tavırla "nooldu nasıl yolladın elemanı" dedim. pis pis sırıtarak "barıştık" dedi. "nası yani lan" sözleri döküldü birden dudaklarımdan..

- barıştık canım üzerini değişmeye eve gitti.. birazdan gelicek dışarı çıkacaz

- ee ben noolacam

- kuzenim diye tanıştırcam.. idare et noolur

- (hay amnı skym) iyi.. ederiz..

eleman 15-20 dakika sonra geldi. alkolün verdiği salaklık barışmanın verdiği şapşallıkla birleşince adam "denizin kuzeni benim de kuzenimdir" diye bi sarıldı ki biraz daha sıksa ulan daha dün ben sikiyordum denizi şimdi kuzen mi olduk diyecektim bıraksın diye.

eleman o şehrin kodamanlarından.. babasının bok gibi parası var. altında 407si ile aldı bizi mekan mekan gezdirdi. yedik içtik eğlendik.. sabaha karşı eve döndük. yol üzerinde inip aldığı biraları içip tv izliyoruz.. eleman gözümün içine bakıyor uyusun diye.. iki dakka sızsam direkt sevişecekler. inadına zobuduk gibi gözlerle oturdum uyumadım. ipne esnemeye falan başladı aklını siktiğim güya uykumu getirecek.. uyumadım.. inadına uyumadım adam da sızdı gitti dayanamayıp.

sabah ilk iş olarak denize "ben gidiyorum terminale götür beni canım" dedim.
-niye yaa ne güzel takılıyoruz bak gökhan da seni çok sevdi (yaa çok sevdi)
-yok canım sevgilileri yalnız bırakayım ben..

on dakikalık bi gitme yaa - yok gidecem düetinden sonra ısrarıma dayanamayıp götürdü beni terminale ilk otobüs yarım saat sonrayaydı aldık bileti.. vedalaşırken gökhanın gözlerinin içi gülüyor.. akşam çatır çatır sikecek ya hatunu..

- tanıştığıma çok memnun oldum kardeş.. bunu saymam yine beklerim

- ahahah gelirim tabi (siktir lan pezevenk)

bindim otobüse geldim evime.. akşam mesaj atmış deniz: "canım idare ettiğin için çok teşekkür ederim"

yazamadım sana değil sevgilin olacak o salağa acıdığımdan sustum diye. önemli değil canım yazıp yolladım...

bu giriyi oraya yazsam hatun anlar diye buraya yazdım. burda hesabı varsa bi de bunu okursa sıçtım.
berkcel berkcel
kocaman bir kafam var. bazen kıyafetlerimi giyerken kafamı geçiremiyorum. geçen gün tişörtün yakasını yırttım, artık o tişörtü evde giyiyorum.
bir keresinde kız arkadaşımla kafalarımız çarpışmıştı. geçici hafıza kaybı yaşadı. tuttu bana ismail diye hitap etti. ben de bunu duyar duymaz ona kafa attım. hem kıskandığım için yaptım bunu hem de kel kalmayak lan diye düşündüm. çocukken vardı böyle bir şey. bir kez kafalar çarpıştıysa ve ikinci kez çarpıştırmazsanız kel kalırdınız. çocuklukta kuraldır bu. buna da inandım örneğin. itiraf ediyorum. saçlarım uzadığında kafam daha da büyük oluyor. ama ben bundan hiç şikayetçi olmadım. kendimi seviyorum. evet. itiraf ediyorum bunu da. kafam güzel.
berkcel berkcel
lise çağımda irc'den kız düşürmeye çalıştım. kimseye söyleyemiyorum bunu. hatta hiç unutmam, ilk nickim iltifat16m idi. utanıyorum kendimden, nasıl yaparım ben böyle bir şeyi... nicke bakar mısın? rezillik. bir de o zamanlar çevirmeli ağdan bağlanılıyordu internete... sap sup işler için bir sürü para harcamışız, kimse de dememiş ki oğlum bırak bu işleri, adam gibi otur faydalı bir şeylerle uğraş diye... bir nesil de böyle ziyan oldu işte.

bir de şunu anlatmadan edemeyeceğim. #hotsex diye bir kanal açmıştık arkadaşla. ne akla hizmetse... o gün irc'de online ne kadar abazan varsa kanala gelmişti "sikişiyor muyuz gençler?" diyerek. kanalın yüz elli mevcuda ulaştığı sırada farkettim ki alayı erkek. cafer19m, kaslierkek, cavusum23cm, esasoglan_izmir_23, atpenisigibi gibi nickler hala aklımdadır. bunlardan 146 tane daha düşünün işte.
2 /