iş cinayetleri

2 /
benerci benerci
işçi sağlığı ve iş güvenliği meclisi'nin basından derlediği verilere göre 2014 ün ilk üç ayı 276 işçi hayatını kaybetti.

elde bu veriler varken başbakanın pornosunu bekliyoruz. bundan büyük rezalet mi olur ?
benerci benerci
"mecidiyeköy’de ali sami yen stadı yerine yapılan rezidans projesi inşaatında yaşanan iş kazasında, dershane parası biriktirmek için wan’dan geldiği öğrenilen 19 yaşındaki erdoğan polat yaşamını yitirdi. 15. kattan düşen polat'ın bedeni ilk yardım sepetine konularak yukarıya taşındı."

bir haber ne kadar çok şey anlatıyor.
içerisinde, neredeyse tüm can alıcı sorunlarımız mevcut.
liberalizm,paralı eğitim,kürt sorunu, köleci-kuralsız çalışma hayatı... hepsi birleşip erdoğan'ın başına çöreklenmişler. sermayedarların kader diye dayattığı her şey erdoğan'ı öldürmek için birlik olmuş sanki.

bu düzenin emekçilere yoksulluktan,ölümden başka vereceği bir şey yoktur. tek çözüm ölüm kusanlara karşı mücadele etmektir. kavramak için daha kaç kişi ölecek amk.
benerci benerci
"manisa organize sanayi bölgesi’nde faaliyet gösteren polinas plastik sanayi fabrikası’nda çalışan iki yıllık işçi gökhan çakır (24), gece vardiyasında kafasını makineye kaptırarak hayatını kaybetti."

kafasını makineye kaptıran işçi yaşamını yitirdi - evrensel.net manisa organize sanayi bölgesi'nde faaliyet gösteren polinas plastik sanayi fabrikası'nda çalışan iki yıllık işçi gökhan çakır (24), gece vardiyası... evrensel
benerci benerci
"bursa'nın inegöl ilçesi metal sanayi sitesi’ndeki bir demir doğrama atölyesinde çalışan 16 yaşındaki ibrahim can duran, devrilen demir yığınının altında kalarak yaşamını yitirdi."

16 yaşındaki çocuk işçi 2 ton demirin altında kalarak yaşamını yitirdi - evrensel.net bursa'nın inegöl ilçesi metal sanayi sitesi'ndeki bir demir doğrama atölyesinde çalışan 16 yaşındaki ibrahim can duran, devrilen demir yığınının al... evrensel
orneken orneken
yer; huzurun barışın selametin en uzak olduğu ülke ,türkiye.zenginin malı züğürdün yalnız çenesini yormuyuyor, canını da alıyor.hükümetin göz bekeklerinden ağaoğlunun ormanları yara yara yırta yırta yaptığı çok da övdüğü maslak 1453 de hakan tek adlı yurttaş emekçi işçi baba sevgili, hayatını yitirmiş.üzerine vincin demir bağı düşmüş.şerefsiz şirketin şerefsiz yetkilisi olay yerine gelmemiş.yine kadim şerefsiz polis işçi öfkesinden korkmuş geri dönmüş.böyle işte.hani gazetelerin orta sayfasında gördüğün "cık cık cık,ne paradır şimdi bunlar" dediğin kuleler bir işçiyi daha yemiş.
dumrul dumrul
dün kartal'da 3 işçinin ölümünden sonra bugün maraş'ta bir işçinin canını alandır.

(bkz: kahramanmaraş'ta maden kazası - #türkiye afşin-elbistan linyitleri (ael) işletme müdürlüğü kömür stok sahasında çalışan bir işçi tambur diye tabir edilen mekanizmanın çarpması sonucu hayat... radikal )

bu olaylara kader, kısmet, fıtrat falan gibi cümlelerle açıklama getirmeye çalışanların niyeti açık ki bu cinayetlerin üstünü örtmek ve meşrulaştırmaktır. peki buna niye ihtiyaç duyuyorlar?

çok basit. kendileri de aynı çayırlıktan otlanıyorlar. iş cinayetlerini önleyecek önlemler almanın maliyeti var ve bu maliyet bazılarına işçinin hayatından daha önemli geliyor.

mesela dün iskelenin çökmesi sonucu üç işçi öldü. avrupa'da iskele kurmanın bir standardı vardır. bu standarda uyulup uyulmadığı rasgele şantiyelerde düzenli olarak denetlenir. sen dört dörtlük iskele kurmadıysan adam senin şantiyeni mühürler. şantiyen mühürlüyken senin ya da inşaat sahibinin kaç para kaybı olduğuna da bakmazlar. dahası iskele dört dörtlük kurulsa bile iskeleyi kuran ekibin başında bu işin resmi eğitimini almış (staj yapmış) bir kişi yoksa, diploma ya da sertifikasını denetçilere gösteremiyorsa o şantiyenin sahibine yine ceza verilir.

trafik kazaları nasıl kendiliğinden olmuyorsa iş kazaları da kendiliğinden olmaz. "ben yolda seyrederken allah'ın istemesi ile ayağım gaz pedalına biraz sert basmış" gibi bir savunma ne kadar beyinsizce ise "bu işin fıtratında bu var" demek de o kadar beyinsizcedir.

eğer bu cümleyi kuran kişi beyinsiz değilse açıkça canidir. cinayetin üstünü örtme çabasındadır...
kalemsiz yazar kalemsiz yazar
(bkz: soma faciası)

ülkenin başbakanı bile hatayı kabullenmemek için "ölüm bu işin fıtratında var" derse ve 1900'lü yıllardan örnekler verirse maalesef bu ölümler devlet tarafından desteklenmiş olur.

1900'lü yıllarda bilgisayar teknolojisi için mikro işlemciler yoktu, sensör/transdüser teknolojisi yoktu, iş güvenliği yasaları yeni yeni ve sektörel uygulanıyordu... işte bizim devlet aklımız bu kadardır.

salak kitlelerde halen bu gibi adamların peşinden gidiyor.
dumrul dumrul
16 yaşındaki çocukların önce kolunu sonra canını alandır...

türkiye'deki iş kazalarının yüzde doksanı çok basit önlemler alınarak önlenebilir olan nitelikteki "kaza"lardır.

ama tabii iş cinayetleri söz konusu olduğunda fıtrat geyiği çevirenlere bunu anlatamazsınız. onların işi sorumluların yakasına yapışmak değil kurbanlara laf sokmaktır çünkü... yetmezse tekme atmak, boğazlarına yapışıp hakaret etmek de olabilir...

bakın beyler ahlaksızlar, hırsızlar ve onların göt yalayıcıları bu ülkede çoğunluk olabilir. ancak hangi sayısal çoğunluğu elde ederseniz edin 16 yaşındaki bir çocuğun iş cinayetine kurban gitmesi meşru hale gelmeyecektir. üç kuruş daha fazla kar elde etmek için çoluk çocuğu ölesiye çalıştıranların vebalini de hafifletmeyecektir...

(bkz: elini makineye kaptıran genç işçi hayatını kaybetti - denizli haberleri - milliyet denizli denizli organize sanayi bölgesi'nde bir fabrikada çalışan 16 yaşındaki emin halastar, elini makineye kaptırarak hayatını kaybetti. denizli-ankara k... milliyet )
absimiliard absimiliard
her gün olmaktadır.

gündeme gelmesi için toplu ölüm olmasına gerek yok.

yavşak medyaya sırtını dönmezseniz her gün bu haberleri duyma imkanınız var. sosyal medyayı biraz da araştırma için kullanın.

tekrar söylüyorum her gün birileri ölüyor, sakat kalıyor..

çalıştığı 3 kuruşun bir kısmını devlete vergi verenler ölüyor. servetine servet katan zenginler yüzünden ölüyor. her gün hem de.
rdvc rdvc
patronların, işçilerin hayatlarına para kadar değer vermediği ve denetleme mekanizmasınında bu çarka ortak olduğu sürece devam edecek "katili belli" cinayetlerdir.
sigarakülü sigarakülü
herkes bu konuda bir şeyler söylüyor. söylesinler tabii. bir bildikleri var ki söylüyorlar. buna lafım yok. benim lafım işçi cinayetlerine tepki gösterildiğinde tepki gösterenleri o acıyı sömürenler olarak gören zihniyette. şu an başka sayfada twitter açık. bu akşam istanbul'da meydana gelen kaza! hakkında yazanların altında biri "mecidiyeköyde ölen 10 işçi ne yazık ki birlerine sömürü malzemesi haline geldi.bu nasıl bir zihniyet anlamış değilim." yazmış... profiline girip baktığımda kapak resmi malum kişinin, profil resmi tuğra...
şunu anlayamıyorlar, belki de hiçbirimiz anlayamıyoruz. bizzat iktidarın tuttuğu maşayla işlenen cinayetler var bu ülkede. bu cinayetleri, ölümleri hazmediyoruz. en fazla 1 ay içinde hem de... dün soma, bugün bir inşaat yarın kim bilir nerede. her konuşmasında kefenimizi giyip yola çıktık diyenlerin üstünde 12 bin dolarlık gömlekler varken esas kefeni işçiler, halk giyiyor. artık nerede hangi koşullarda kullanılacaksa o kefen...

bu son olay için de şunu söyleyeyim... iş sağlığı güvenliği uzmanı arkadaşımın ağzından, "iş sağlığı güvenliği uzmanını yakarlar, başka bir şey olmaz."
çok şey yazmak istiyorum, ama inanın utanıyorum konuşmaya. bu ülkede yaşamaktan utanıyorum.

ekleme: tabii olay mahalline ambulanstan önce çevik kuvvet göndermek gibi bir şey de var...
publicenemy publicenemy
karakol baskınlarından, pusularda şehit düşen askerlerden sonra buralara düşen akapeli dezenformasyon emekçileri konuyu bulandırıp, asıl canileri unutturup, hedef saptırmak adına "hep erler ölüyor neden subay ölmüyor" mavrasını yazıp dururlardı. aslında subay da ölüyordu ama ordu denenkavramın mantığı gereği her 100-200 askere karşı sahada görev yapan 1 sybay olması ve bu istatistiğin uzantısı sonuçlar akapelli tekkaş ordusunun değinmek istemediği unusurlaardı tabe...

şimdi de yazsanıza orospu çocukları;

"hep işçiler ölüyor başbakanın kankası akpli patronlar neden hiç ölmüyor?" diye...

siz insana benzer ama insan olmayan bir türsünüz. nesliniz kurusun...
2 /