iş hayatına atılacaklara tavsiyeler

1 /
denizabeth denizabeth
iş hayatında uzun yıllar geçirmememe rağmen vereceğim naçizane tavsiyler. özel sektördekilerin işine yarayabilir;

1. öncelikle kendinize güvenin, kendinize olan güveninizi karşınızdakine hissettirin; altından kalkarım, yaparım, yapamıyacağım bi bok yok gibi.
2. cebren ve hile ile sizi farklı dallarda da kullanıcaklardır. aman x' cim şunu da yapıver(yaptığın bana öğrendiğin sana hesabı) eğer ilk işinizse yapın. ne verirlerse elinize gerçekten yapın. fotokopi çekin, muhasebeyle ilgilenin, elektrik şartelleriyle dahi uğraşın. öğrenin her boku, zaten tecrübesizsiniz diye bunları yapmak gücünüze gitmez ve bu size artı olarak geri döner.

fakat 2. işinizde tavrınızı koyun(1. işte yeterinde piştiğinizi düşünüyorsanız, tecrübeniz 2-3 yıl olduysa). mesela sizin departmanıız ney? muhasebe mi? gidip de insan kaynaklarının işinde kullanamasınlar sizi. ilk işiniz değil, tecrübeniz var. 'o benim işim değil' diyebilin. yoksa çaycısı bile sizden iş bekler, ağırlığınızı koyun.

3. sırf patronun gözüne girmek için bir şeyler yapmayın; çakozluyorlar. adamlar koca şirketi yönetiyorlar da sizi mi çözemeyecekler?
4. güleryüzlü olun fakat yavşak görünmeyin. aradaki sınırı koruyun.
5. iş arkaaşlarınızla çok fazla muhabbet etmeyin. hatta mümkün olduğunca aranızda siz-biz kavramı olsun. aradaki mesafe kalkınca iş ahlâkı da ortadan kalkıyor. ayrıca 2. maddeyi de uygulayamıyorsunuz.
6. her zaman bir üst konuma gözünüzü dikin ve onun için çalışın. kendi işinizde çok çok iyisi olursanız; ister istemez içinizdeki ışık farkediliyor.
7. özel hayatı iş yerine taşımayın. sevgilinizden mi ayrıldınız, durumunuz çok mu vahim? sıkın kendinizi. akşam eve gidip zır zır ağlarsınız ama iş yerinde moraliniz bozuk görülmemeli. hemen insanların gözüne batacaktır bu durum.
8. açığınızı arayan bir sürü insan olacaktır. yukarıdaki 7 maddeyi dikkate alırsanız onlara bok yemek düşer zaten.

şuraya da öpücük smileyi koymak istiyorum ama malum durumlardan dolayı koyamıyorum. hadi göreyim sizi canlarım.
vela vela
- iyilik olsun diye angarya bir işi bir kere yaptığınızda, bu iş üstünüze kalır. iyilik yapmayın.
- birisi ile birilerini çekiştirirken, dedikodu yaparken, mümkün mertebe bunu maille yapmayın, sözlü yapın. kanıt bırakmayın.
- birisinden bir malzeme vs. birşeyi talep edecekseniz muhakkak maille bunu talep edin. yazılı belge ile yaşanacak herhangi bir sıkıntıda iş sizin başınıza patlamaz. mail döşeyin.
- çalıştığınız şirketin büyüklüğüne göre değişir fakat, aranızı özellikle şu 3 bölümle iyi tutmaya bakın. bilgi işlem, depo ve finans. stratejik samimiyet.
- etrafta dolaşan bir excel tablosu var, görmüşsünüzdür belki. başarıya ulaşmanın formülü diye. bu formülde yalakalık %100' e tekabül etmekte. siz olmasanız dahi etrafınızda bu tip insanlar göreceksinizdir, patronu dillemek de bir marifettir saygı duyuyoruz ama tasvip etmiyoruz. herneyse, dil önemlidir. ingilizce ve üstüne almanca da varsa muazzam olur, ama patrona göre şekillenebilen bir dil de lazım. çok amaçlı dil.
- bir iş ile ilgili, saatlerinizi günlerinizi harcayabilirsiniz. sunduğunuz rapor şirketinize en az riskle kazanç sağlatacak dahi olsa, patron bunu kabul etmeyebilir. fazla üstüne gitmeyin, patron bu sağı solu belli olmaz. patron her zaman haklıdır.

hadi bakalım canlar, görüşürüz.
sesfobik sesfobik
iş hayatına atılmadan gidin kendinize 2 parça etek ceket, pantolon, ayakkabı her ne haltsa, alın bir şeyler. sonra ne zevkiniz ve şevkiniz kalıyor. ilk günler zorlanıyorsunuz.

ben gibi ayakkabıları converse'ten oluşan, kot, elbise falan giymeyi seven, gömlekten nefret eden biri için zor oldu zira.

mecbur değilseniz atılmayın iş hayatına. oturun hobilerinizi falan yapın. mümkünse kimse ilişmesin size.
karate schnitzel karate schnitzel
imkanlar iyiyse atılmayın. öyle rutine mutine dalıp bok etmeyin hayatınızı, hiç gerek yok. en olmadı gidin bir köy evi alın, patates, domates yetiştirin keyfinizce.
çiçekböcek çiçekböcek
4/c de çalişma, sigortasiz ve sendikasiz çalişmak kötüdür.
patronlara güven olmaz.
diğer iş arkadaşlariniz düşman veya rakip değil sinif kardeşinizdir.
otobüste ayakta kalan son insan otobüste ayakta kalan son insan
atılacağım demekle atılınmayacağını bilin. önce kariyer sitelerinde gezecek bin tane iş ilanına başvuru yapacak, daha sonra hiçbiri tarafından aranmayacak, tesadüfen bir eşinizin dostunuzun yardımıyla vasat bir yerde kısıtlı imkanlarla imkansızı başarmaya çalışacaksınız. ha bunlar gerçekleşmez de iş teklifleri size gelir siz arasından seçersiniz o zaman zaten bu tavsiyelere ihtiyacınız yok aranan adamsınız. koyverin gitsin.
attorneyatlaw attorneyatlaw
kendinizi işe %100 verin ve işinize %100 konsantre olun.

şu şekilde:

pazartesi yüzde 10
salı yüzde 20
çarşamba yüzde 35
perşembe yüzde 30
cuma yüzde 5
de te fabula narratur de te fabula narratur
iş görüşmelerinde, altınızdakileri; şirketin karı doğrultusunda ezeceğinizi, üstlerinize her türlü yalakalığı yapacağınızı gösterin.

böyle bir hiyerarşi her zaman işinize yarar, sistem iğrenç, çalışanlar iğrenç dolayısıyla siz de iğrenç olmakla ödüllendirileceksiniz.

makro duyarlılıklarınızdan kurtulun. küresel ısınmaymış, tüketim kültürüymüş falan iş hayatında bunlar önemsiz şeylerdir, iş hayatında, mikro duyarlıliklar geliştirin, büyük şirket siki yalayıcılığı en gözde duyarlılıktır, marka bağımlılığı da iş yapar.

o şirketin avukatlığı dışarda da sizin üzerinizdedir, yedirmeyeceksiniz şirketinizi, eğer sizin şirket küresel ısınmanın en büyük sebeplerinden biriyse küresel ısınmanın bir yalan olduğu konusunda çıkarsamalarla işe başlamalısınız.

patron artık yeni tanrı'nızdır, karınızı istese göndereceksiniz o derece.

iş hukuku, gibi kavramlar sadece gazete okurken geçerlidir, o yüzden hak arayan arkadaşlarınızı caydırın ki şirkette size tapsınlar.
1 /