iş hayatına atılan kadınların sapıtması

1 /
topal nuri topal nuri
sonunda kendi ayaklarım üstünde durmayı başardım!!!

böyle böyle yıkanıyor kadınların beyni. kendilerini erkeklerden kurtarmanın iyi bir şey olduğu pazarlanıyor fazla analitik düşünemeyen zihinlerine. duygusal yaratıklar ne de olsa, kanıyorlar hemen. yaşlandıkça anlıyorlar yaptıkları hatayı. lüks sitelerindeki kapıcının, yo hayır lüks sitelerde kapıcı olmaz, apartman görevlisinin karısında olup da kendilerinde olmayan şeyin ne olduğunu sorgularlar belli bir yaştan sonra da. bir ömür, kendi ayaklarının üstünde durmak için heba edilmiştir, doğanın kendilerine yüklediği misyonu bir hiç uğruna reddederek.
amelatora amelatora
türkiye'de evliliklerin %99.8979836189723648912564789598'i bir kadın ve bir erkeğin aynı sözleşmeyi imzalamaları sonucu gerçekleşiyor.

şimdi iş hayatına çok hırslı atılan hatun kişi, hırsları uğruna savaş verirken östrojen hormonu salgılanması yavaşlar ve takriben hatun kişide erlik duyguları ve hareketleri gözlenmeye başlar.

bu durumda ne olur?

başta hatun kişi ile izdivaçta bulunmuş er kişi, bir süre sonra izdivacını sürdürdüğü hatun kişinin erleşmesi ile terslikler hissetmeye başlar ve bundan mütevellit er kişi de "erkek gibi kadın" gibisinden fikirler doğar, zamanla büyür gelişir de gelişir ve er kişi fikirlerinde son noktaya gelir "ibne miyim neyim" ve film kopar.
zülibik zülibik
çalışan bir kadınla evlenip, çift maaş giren bir evde yaşamayan erkeğin, uzanamadığı ciğere pis deme durumudur.fellik fellik çalışan kadın arayıp, bulamayınca da komşu kızıyla evlenenleri çok gördük.
ingilizaksanı ingilizaksanı
kocası tarafından dövülen, hadi onu da geçtim, kocası ölünce kocasının tarafının her şeyi alıp gitmesiyle, bir başına kalabileceğini, beş kuruşsuz sokaklara düşebileceğini bilen kadındır çalışan kadın. o kadın hem çalışıp hem ailesine bakmaya çalışandır, adam ayaklarını uzatıp ne çocukla ne de ev işleriyle ilgilenirken. sapıtması doğaldır. kolay iş değildir. o yüzden adam olun da çalıştırtmayın dedirten önermedir.
clitor eastwood clitor eastwood
ataerkil toplumda normaldir.
eh, sen kadınları her türlü ötelersen, baskılarsan, sevişenine orospu, sevişmeyenine kezban dersen; o da kendi ayakları üzerinde durup, ekonomik ve sosyal özgürlüğünü kurumsal alanlarda aldığı yetkileriyle kazandığında yaptırımlar uygulamaya başlar.
gezip, eğlenip, birilerine had bildirmesi veya türevi hareketler yapması da "sapıttı bu karı amk" yorumlarıyla taçlanır.

lakin bir zaman sonra, haklı haksız her şeye karışmaya, müdahale etmeye, laf söz etmeye başlıyor birçoğu. etmeyenleri tenzih ediyorum tabi.
sırf bu açıdan bile bakıldığında, yine de işi epey zor kadınların.
bir yandan erkeklerle uğraşıp onların egemen olduğu dünyada var olmaya çalışırken, diğer yandan gerçek kadim düşmanıyla, diğer kadınlarla amansız bir çekişmeye girişiyor.

"kadının en büyük düşmanı diğer kadınlardır" sözü, sanıyorum ki dünyada edilmiş en doğru sözdür.
tüm bunları düşününce, erkek olduğum için tabiat anaya şükrediyorum.
son derece basit, sade ve tekdüze bir türüz. mis.
rab, kadınlara sabır ihsan eylesin. işleri zor.
wendera wendera
is yerinde bütün gün başka erkeklerin şirketini zengin etmek için erkek gibi çabala, testesteron salgıla, tek basina ayakta dur. git her sabah sikir sikir giyin süslen ama ne için? toplantıya gelen denyolar için. akşama topallayarak eve gir esnaf bile sorsun ayagina bi şey mi oldu diye. yemeğin temizliğin onu gectim bi kadın olarak stresini atabilecegin ne var ne vaktin var? sonra yine adamın biri seni begensin date e cagirsin ve kahveyi bile sana kitlemeye kalksın çalışıyorsun diye. yok yea. yasitlarin evlat sevgisi yasiyor. sen cebinden kahve parasi yemek çıkmayan starbucks a çamurlu su icirmeye götürüp bedava sex derdine giren parasız cimri adamlarla muhabbet kurmak zorunda kalabiliyorsun. narin, incelik isteyen bi varlık kadın. analık içgüdüsü olan bi varlık. biyolojik saatin var, elin adamının öyle derdi mi var ? onlar çalışsın gece gec saatlere kadar severek. sen sevmiyorsun ki. evine gidip güzel yemegini yapıp çocuğunu beslemek ile bir mi? degil.
küçükken ne istersen olabilirsin basarabilirsin dediler kizlara da okey başardılar zaten ama devreler yandi mutlu olamadık. bu mesleği seçersen aile hayatında çok fedakarlık yapmsk zorunda kalacaksınız çocuğunu göremeyeceksiniz bakiciya maasinizin yarisini vereceksiniz denmesi iste. denseydi ...bi nebze.
asabisisman asabisisman
bizim ofiste 7 sap olarak çalışıyoruz. 2 kişi olarak başladık işe, sonra 3 oldu, 4 falan oldu. sonra dedik ki 4 erkeğin arasına 1 bayan olmaz , gelen dünya ahiret bacımızdır ama kötü hisseder kendini, 2 bayan alalım dedik ki kötü hissetmesinler. arkadaş biz 2 tane de kaplan almışız işe, saç baş girdiler ya 2.haftanın sonunda birbirlerine, 4 erkek zor ayırdık. sonra ikisi de ben bunun olduğu yerde çalışmam deyip aynı anda istifa etmişlerdi. sonra benim ortak allah bayanları eksik etmesin başımızdan ama ben artık kökünden kopmuş kıvırcık saç yumağı görmek istemiyorum deyip işe erkek almaya devam ettik. bildiğin askeriye gibi testesteron ofis oldu burası.
mülhem olmak mülhem olmak
sapıtma değil de güç yüzüğünü takmış bir hava oluyor kimisinde. eski çalıştığım firmada öyle bir muhasebecimiz vardı ki, maaşlar on gün dahi geç yatsa sormaya korkardık. ha ona maaşların durumu sor, ha on tane babacandan dayak ye. hissiyat aynı.

- arkiaşlar ne bu acelenğiz?!! ne olmuş yani kirayı yatıramadıysooon?!! gidip gelip aynı şeyleri sorup beni darlıyosunuz aaa!

duyan da bi halt ettik sanır allah muhafaza.

maaşlar yatınca da gönül almaya gelir gibi kendine yemek ısmarlatırdı. kendisi belki patrondan bile daha güçlü bi havadaydı ofiste. zaten orta şeker patronların tüm iktidarını muhasebecilere kaptırma geleneğini hiç anlamış değilim bu da başka bir konu.
aylenizinmühendizi aylenizinmühendizi
bununla ilgili en güzel cümleyi mehmet aslantuğ zamanında hülya avşar'a söylemiştir.
"hiçbir kadın geleceğini bir adamın vicdanına, aşkına, günün sonunda aklının karışmasına bırakmamalıdır."
erkeğin eline bakmak kadar zor bir durum yok. alttan alıyorsa muhtaç oldugu için değil sevdiği için alttan almalı. bunu da bazı mağara adamları sapıtmak olarak değerlendirebilir, olsun.
kendinibulamayankız kendinibulamayankız
bu tespit maalesef ülkenin çoğunda mevcut. ne diyebilirim ki. bu tespit çalışma hayatına atılan kadınlarla ilgili değildir. dünyadaki tüm kadınlarla ilgilidir. ve onların eksik olmasıyla. dişil olmak bu dünya düzeninde eksiklik olarak görülür ve aşağılanır. dişil olan eksiğini kabul eden demektir. oysa kadınlar dahil insanlar eksik olduklarını bilmemezlikten gelme eğilimindedir. onun yüzünden eksik olanı - kadını ya da dişili-ezerek kendilerini rahatlatmaya çalışırlar. üzgünüm ama hepimiz eksiğiz.
1 /