iş kazası

1 /
dydm dydm
fabrikadan haberler isimli bir derginin bir sayısında iş kazası geçiren ve hastanede yatmakta olan bir işçinin ağzından geçirdiği ilginç kaza şu şekilde anlatılıyor:
sayın şefim iş kazası tutanağına planlama hatasi diye yazmıştım. bunu yeterli görmeyerek ayrintili anlatmamı istemişsiniz. şu anda hastanede yatmama neden olan olaylar aynen aşağıda anlattığım gibi olmuştur.
bildiğiniz gibi ben bir duvar ustasıyım. inşaatın 6. katındaki işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı. yaklaşık 250kg. kadar olduğunu tahmin ettiğim bu tuğlaları aşağıya indirmem gerekiyordu.
aşağıya indim, bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım. 6. kata çıktım, ipi bir çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya saldım, tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek varili 6. kata çıkardım. ipin ucunu sağlam bir yere bağlayıp yukarı çıktım. bütün tuğlaları varile doldurdum, aşağı indim. bağladığım ipi çözdüm, çözmemle beraber birden kendimi havalarda buldum. nasıl bulmayayım. ben yaklaşık 70 kiloyum, 250 kilogramlık varil süratle aşağıya düşerken beni yukarıya çekti. heyecan ve şaşkınlıktan ipi bırakmayı akıl edemedim. yolun yarısında dolu varille çarpıştık. sağ iki kaburgamın bu sırada kırıldığını sanıyorum. tam yukarı çıkınca iki parmağım iple beraber çıkrığa sıkıştı. parmaklarım bu sırada kırıldı. bu esnada yere çarpan varilin dibi çıktı ve tuğlalar etrafa saçıldı. varil hafifleyince bu sefer ben aşağı varil yukarı çıkmaya başladık ve yolun yarısında yine varille çarpıştık. sol bacağımın kaval kemiği bu sırada kırıldı. can havliyle ipi bırakmayı akıl ettim. yukarı başımı kaldırdığımda boş varilin süratle üzerime geldiğini gördüm. kafatasımda böyle çatladı sanıyorum.
bayılmışım, gözümü hastanede açtım.
gunship gunship
sabah sabah çalan telefonun ucundaki üzgün ve yorgun bir sesin verdiği acı haberdir, siz normal işlerinize gömülmüş çalışırken bir anda suratınıza atılmış bir tokat gibi gelir. anlaşılmaz ve tarifi çok zor duygu ve düşünceler ile kazanın olabilme ihtimallerini göz önünde bulundurur olmuş bitmiş ve ağır yaralanmış ve hatta hayatını kaybetmiş insanların olduğu bu olayı kafanızda tasavvur ederken kendi kendiniz ile münazaraya başlamışsınızdır bile, kısa zaman zarfı içersinde kendinizi olay yerinde bulur, çevrenizdeki işcilerin garip sorgulayıcı bakışları altında beyaz baret kafanızda, toz gözlüğünüz gözünüzde ve ayağınızda teknik emniyet ayakkabısı ile sahada çalışanların arasında malzeme olarak ne kadarda farklı olduğunuzu hisseder akabinde kendi kendinize tüm bunların sahada fiilen çalışanlarında takması gerek diye sorgularsınız. çevrenize ufak bir göz attığınızda tüm çalışanlar zaten bu teknik emniyet malzemelerini giymişler ve hali hazırda kullanmaktadırlar.
garip bir şekilde kazadan önceki çalışanların teknik emniyet malzemelerini eksik kullandıkları zaman gözünüzün önüne gelir, mutlak suretle çalışanın o emniyet malzemesini takmaması veya kullanmaması için kafasından uydurduğu sebebi düşünür anında bir lanet okursunuz.
kendi çapınızda alacağınız tedbirlerin kazanın olmasına kesinlikle yetmeyeceği konusunda artık dahada emin olmuşsunuzdur. telefonun ucundaki sesi fiili olarak sahada bulduğunuz zaman ise işte hiçbir teknik üniversitenin yada mühendislik fakültesinin amfilerde veremiyeceği bir dersi almak üzeresinizdir, yılların verdiği tecrübeyle proje koordinatörlüğüne veya şantiye şefliğine gelmiş kişileri görünce haberi aldığınız ilk andaki şokun yarattığı tokattan daha ağır bir darbeyi tam karın boşluğunuzun ortasında hisseder okkalı bir yutkunma ile birşeyler söyliyip teselli vermeye çalışırken karşınızda kazanın olduğu projenin koordinatörü veya o şantiyenin şefi sizi teselli eder, mühendislik veya iş hayatı boyunca asla unutmamanız gereken ve unutmayacağınız bir dersle işinizin başına dönersiniz.
ama aklınızın bir köşesinde kazayı geçirenlerin yakınları uzun bir süre yer kaplayacaktır veya kaplamaycaktır bu tamamen size bağlıdır.
jellicle jellicle
daha önceden öngörülemeyecek olanları bir kenara bırakırsak; genellikle ihmalkarlıktan kaynaklanan kazalardır. günlük hayatında düşünmeyi rafa kaldırmış kişilerin; sıra iş yapmaya geldiğinde işi kısa zamanda halletmek amacı ile çalıştırdıkları zihinlerinin ürettiği olağan sonuçtur. tabi ki düşünmeye alışık olmayan bünye fatal error verecektir. iş emniyeti ile ilgili kurallar kanla yazılmıştır dersiniz; kıçıyla güler adamlar. siz ortadan kaybolduktan sonra bildiklerini okumaya devam ederler. öyle ya, iki adım yukarı çıkmışlardır; kemer takmaya ne gerek vardır?
istenmese de beklenen kaza olduğunda; kimsenin gözünün yaşına bakmazlar. şirketler de kazaya kurban gitmiş kişiyi haklı göstermeye değil; mühendisini kurtarmaya bakar. teknik emniyet eğitimi verilmişse, aletleri tamsa; kullanılan alet edevatın sertifikası vs. ispatlanabiliyorsa gibi birkaç temel konu incelenerek hata oranı belirlenir ve soruşturma sonuçlandırılır. tehlikeli alan sınıflandırması birinci derecede olan bölümlerde bile gösterilen gözüpeklikleri gördükten sonra; üzerine fazla söz söylenemez aslında. işin doğrusu teknik emniyet kurallarına uymayanları doğrudan kapı dışarı etmektir ki diğerlerini de ibret olsun. zira bizim millet; kendi yararına da olsa gözü korkmadan itaat etmez hiçbir şeye.
azwepsa azwepsa
"ya bana olmaz"
"ben kurtarırım kendimi."
"böyle daha rahat."

gibi sözlerle gelen ihmallerle vakalardır. bunlar geliyorum derler.
kisil kisil
iş cinayetlerine dönüşmüş olan ve olağandışı bir seyir izleyen kazalar. önemli bir kısmı işverenin veyahut patronların kar hırsından kaynaklanan yetersiz önlem ve yetersiz iş eğitiminden kaynaklanmaktadır. 2009 yılındaki istatistiklere göre türkiye iş kazalarında avrupa 1., dünya 3. konumunda bulunmaktadır. iş kazası istatistiklerine göre iş kazalarının önemli bir kısmı 1.çalışma saatinde meydana gelirken, gece mesailerinde iş kazası sayısında önemli bir artış bulunmaktadır. dünya'da 1.sırayı güney kore, 2.sırayı ise brezilya bulunmaktadır iş kazalarında. bunlardan diğer ikisinin de türkiye'ye benzemesi çok manidar. zira her iki ülkede de esnek çalışma saatleri ve sermaye birikim rejimleri benzerlik göstermekte. iş kazaları bakımından göze çarpan bir diğer istatistik ise en çok iş kazasının metalden eşya imalatında meydana geldiği, en çok meslek hastalığının ise maden sektöründe ortaya çıktığı gözlemlenmektedir. her iki sektöründe sömürünün en çok yaşandığı sektörler oluşu, bu ağır çalışma yapısına ait çalışma alanları açısından özel düzenlemeler gerektiğini, bu alanların patronların kar hırsına terk edilemeyeceği gerçeğini gözler önüne sermekte.

"türkiye krizi teğet geçiyor." diyenler iş kazalarının önemli bir kısmının bilinçli birer cinayet olduğunu görmeleri gerekiyor. son 1 yılda gerçekleşen 3 maden kazasının ardı ardına gelmiş olması bir tesadüf değil, bu alanın sermayenin kar güdüsüne peşkeş çekilmesiyle alakalıdır. madenlerde patlayan grizu değil, özel sektörün tam da kendisidir.

yararlanılan kaynaklar:

tüik, 2009, iş kazası verileri
muhasebetürk, 2009
change means nothing when nothing wants to change change means nothing when nothing wants to change
dünya sağlık örgütü'nün, "önceden planlanmamış, çoğu kez yaralanmalara, üretiminin bir süre durmasına yol açan bir olaydır." şeklinde tanımladığı kavramdır.

506 sayılı sosyal sigortalar kanunu, iş kazalarını "aşağıdaki hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan, bedenen veya ruhça arızaya uğratan olaydır" şeklinde beş grup halinde açıklamaktadır :

1- sigortalının işyerinde bulunduğu sırada : sigortalı işyeri yatakhanesinde uyurken, yatakhanede bulunan sobanın sabaha karşı devrilmesi sonucu çıkan yangında muhtelif yerlerinden yanmak suretiyle uğradığı kaza, bir iş kazasıdır.

2- işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla : işverenin verdiği bir işi yapmak üzere işyerinden ayrılan sigortalının, yolda uğradığı trafik kazası sonucunda yaralanması da bir iş kazası olarak kabul edilmelidir.

3- sigortalının işveren tarafından, görevli olarak başka bir yere gönderildiği, asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda : örnek vermek gerekirse, orman işletme müdürünün talimatıyla orman yangın ekibinin, çıkan bir orman yangınını kontrol altına almak ve söndürmek amacıyla resmi ekip araçlarıyla yangın mahalline giderken, karşı yönden gelen bir kamyonla çarpışmaları sonucunda meydana gelen trafik kazası, bir iş kazasıdır.

4- emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda.

5- sigortalının, işverence sağlanan bir taşıtla, işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında.
adagio adagio
200 derece sıcaklıktaki prese elini kaptırdı bir çalışan 15 dakka çıkartamadılar presten çocuk bağarmadı bile nasıl bir dayanıklılık nasıl bir sabır anlamış değilim.sonuç elinin üstündeki bütün tendonlar yandı defalarca operasyon ve 1 sene sonra işten çıkartıldı işte böylede şerefsiz patronlar var.
liseli amatör liseli amatör
şunu gördüm;

iki işçi kavga ediyor, biri diğerinin ağzını burnunu kırıyor. vs vs.

sonuç: iş kazası.

nasıl oluyor falan derken;

gerekçe: işverenin, işçileri için gerekli önlemi almamış olması.
ahmak ıslatan ahmak ıslatan
bana sorarsan, benim cürmümce en sağlamı: masa üzerindeki bardağı, şişeyi yani sıvı olan her bir şeyi şirketin kurumsal hat ve telefon olarak sana verdiği son model ve en pahalılarından olan cep telefonun üzerine dökmek... ya da şirket bilgisayarının üzerine dökmek.
maaşın yarısı gider bu iş kazasına allama...

ama işte bazen korkunun acele faydası olmaz, olamaz, olmuyor...
allahtan hava bugün güneşli darling.
koydum camın önüne telefonu, kurursa oh ne ala.
kurumazsa, bu ay fakiriz...
umy umy
işverenlerimize para kazandıralım derken bir anlık dikkatsizlik nedeniyle meydana gelen, çok ciddi sonuçlar doğurabilecek kaza.
benim başıma geldi. verilmiş sadakam varmış, parmağım iyileştiğinde boyunda bir kısalma olmayacak.
1 /