iş var beğenen yok

acarabi acarabi
böylesi bir cümleyi bu topraklarda kurabilen ve söyleyebilen bir insan, ya bu ülkede yaşamıyordur ya da yalamanın ve yalakanın bayrak taşıyıcısıdır.
3
polia polia
(bkz:#18069600)




100 liraya yeme içme de onlardan eleman bulamamış bak seen!
100 lira kaç dolar ediyor biliyor musun sen peki? 13.38 dolar. amerika'da insanlar saati en az 15 dolara çalışıyor sen burda bütün gün o paraya çalıştıracaksın normal mi? sen çalıştıracak eleman değil köle arıyorsun bedavaya sana çalışacak. git sen o paraya çalış tüm gün çek başkasının ağız kokusunu desek sana gitmezsin, küçümsersin ama değil mi? sonra iş var beğenmiyorlar! siz de eleman var işe koşulacak davar gibi davranıyor öyle kullanmak istiyorsunuz onları. insan gibi davranıp emeğinin karşılığını, hakkı'nı verseniz ölür müsünüz?
dumrul dumrul
yalan değil. göt yalamak midenizi kaldırmıyorsa bu ülkede iş çok. iş göt yalamak ama cv'nizde bakan, gazeteci, rektör falan yazacak. iyi yalamaktan öte bir vasıf da gerekmiyor. beceri, entelektüel donanım filan açısından bugün hanginiz bir selman öğüt'ün altına düşebilirsiniz ki? iq 72, anaokul terk değilseniz o seviyeye inemezsiniz... ya da bir binali yıldırım... g ile ğ'yi ayırabiliyorsunuz değil mi? bu herif ayıramıyor ama başbakanlık yaptı herif lan...

hal böyleyken iş yok demek ayıp olur. diktatörün götünü yalamak işinize gelmiyor diye işsizlikten şikayet etmek saçma.
tenet x tenet x
yeni mezun olup kendisine 5 bin tl maaşı layık gören eblehlere bizzat şahit olduğum için doğru olduğunu gözlemlediğim önerme. kısmen doğru demek daha doğru olur gerçi. işşizligin tek sebebinin iş beğenmeyenler olduğu iddiası ciddiye alınacak bir şey değil zira.

yine bu eblehler göre asgari ücret de en az 3000 tl olmalıymış. genellikle sikimsonik bir bölüm mezunu olup yüksek maaş almayı hak olarak görüyorlar.

mağarada mi yaşıyorsun ? yoksa hayal aleminde mi? hayatında iktisat ile ilgili iki satır yazı da mi okumadın? yahut gerceklik algını mi kaybettin ? diye sormak istiyor insan. lâkin nezaket kurallarına uygun bir soru olmaz.
lovea lovea
kimseye etmem şikayet.
ama bir kaç diyeceğim var usta.bugün asgari ücretle ev geçindiren insanlar varken bana da biraz bu ücret beğenmeme'lik tuhaf geliyor.
ya maaşını ya da çalışma şekline bi bok buluyoruz.
bir akrabamın kızı yeni mezun,bir iş bulma gafletinde bulunup,öneri sunduk.4.500 ytl'yi beğenmedi tatlıqıs. swhasdadaafsf
tırnağına yetmezmiş.
e bi gir de kavrul,sonra tecrübeli eleman istediklerinde bana kimse o tecrübeyi tanımadı diyorsunuz ama.ağzına kürekle vururum senin,delirtme beni ablası!
az da zora gelin!
iş var beğenme yok gerçekten,frame'de gördüğümde vay ulan gadasını alırım bu başlığın dedim. içimden deli küfürler geçiyor. iş var tatlıqıs göt yok.

tanım olarak: doğru bir yargı.
uzaklardancemuzangeliyor uzaklardancemuzangeliyor
kuzenim, 20 yaşında kocaya kaçtı, şimdi ise 7 yıllık evli.

eşi de asgari ücretin biraz üzerinde alıyor ama küçük yerde yaşadıkları için ucu ucuna yettiriyorlar.

geçen gün, "abla önlisans kpssye girsene bak geç başvurular açıldı" dediğimde ; "ben öyle hademelik falan yapamam; başkası girsin" dedi.

aynı kadın da evden avon, farmasi falan satıyor.

devlet memurluğunu hademelik olarak görüp eleştirdi.

ne diyeyim. ..
uykusuzyolcu uykusuzyolcu
bizde mesleklere saygı yok. bizde para kazandıran ve kazandırmayan meslek anlayışı var. yetişkinler bu mantıkla yetişmiş, gençler de bu mantıkla yetiştirilmeye devam ediliyor.
meslek gruplarına saygı ve önem yitirildiğinden beridir de gereksinim alanlarında çalışan inşaat, tarım ya da hizmet işçileri yok pahasına çalıştırılıyor.
beyaz yaka olarak adlandırılan kesimdeki maaşların ya da yönetici kadroları maaşlarının ucu bucağı yok, hep daha fazlası var ve insanların gözü hep daha fazlasında.
bu hem meslek grupları arasındaki ücret makasını gitgide açıyor, dolayısıyla toplumdaki gelir makası da açıldıkça açılıyor.
bunun yine şöyle bir kötü yanı var; insanlar yetenekleri tarafından uygun mesleklerde değil, daha az zamanda daha çok para kazanabilecekleri alanlara yöneliyor. bu durum hizmet ve iş kalitesini düşürdüğü gibi, mutsuz, hantal, üç kağıtçı bireyler olarak toplumun amına koyuyor. yine maalesef insanımız alacağı paranın peşinde olduğu için, iş yerinde sadece zaman geçiriyor. iş verenler de zaten işe değil; iş yerinde geçirilen zamana para veriyor. takip edilen şey işin tamamlanması, kalitesi, müşteri memnuniyeti kesinlikle değil.
gıda sektörü bu anlamda memnuniyet ve kaliteye bir nebze daha dikkat etmek zorunda, aksi takdirde rağbet görmediği için iflas ediyor. ama gıda sektöründe de çalışanlar insanlık dışı şekilde yüksek çalışma saatleriyle düşük rakamlara çalıştırılırken patronlar zengin ediliyor.
bizim asıl sorunumuz sürekli diğerlerini kendinden aşağı görmemiz, herşeyi ve herşeyin en iyisini yalnızca bizim hak ettiğimize dair ahmakça ve cahilce düşünme sistemimiz. bu kartopu misali büyüyor ve büyüdükçe gelir düzeyi, ahlâk, sosyal haklar, adalet, hukuk vb. bir toplumun toplum olabilmesi için gerekli tüm hususları önüne katarak yuvarlanıp üzerimize düşüyor.
tüm bunlar, özellikle gelir düzeyindeki yüksek farklılık da yine ekonomik stabilitenin yine amına koyuyor.
tarım işcileri, inşaat işçileri, fabrika işcileri, ziraat ile uğraşan insanlar, fındık toplayanlar, balıkçılıkla uğraşanlar, çöpçüler vb. aşağı görülen tüm meslek gruplarının toplumda bir ihtiyacı gördüğüne yönelik bir düşünme sistemimiz yok.
sanatçılar, eğitimciler, sosyolog ya da felsefecileri de gereksiz gören, herkesin bu işleri yapabileceğini söyleyen bir düşünme sistemimiz var.
siyasetçiler, hukukçular, doktorlar ve mühendisler çoğunlukla paranın peşinde olan insanlar. adalet, dürüstlük, insan canına kıymet, analitik düşünme sistemi olmadan saçma sapan bir sınava yeterince çalışarak yüksek puan yapan kesim bunlardan herhangi biri olabiliyor. (siyasetçiler bu son dediğimin dışında)
günün sonunda kasap olması gereken adam cerrah, siyasetçi olması gereken adam mühendis, dolandırıcı adam hukukçu, bunlardan daha iyi üç kağıtçı olan adam da siyasetçi oluyor. sonra ameliyat sırasında doktor hatasından kaynaklı ölümler, hiçbir şeyden haberi olmadığı ve analitik düşünme kapasitesi olmadığı halde kendini iyi pazarlayabildiği için yönetici olabilen mühendisler, en azılı davalardan beraat eden dolandırıcı, katil, taciz/tecavüzcü adamların serbest bırakılmasını sağlayan avukat ve hakimler, sağ-sol fark etmeksizin bugünün yetersiz, kendi cebini doldurmanın peşinde olan ve halkı ya da halkın faydasını zerre umursamayan siyasetçileri doğuyor.
bu herkes için öyle mi? elbette hayır. ama şu bir gerçek ki; çoğunluk bu şekilde.
almanya'dan bir örnek vermek gerekirse, sosyal devlet düzenini oturtmuş ve bizim tarih boyunca bir şekilde sürekli muhatap olduğumuz bir devlet olarak, 2020 itibariyle meslek gruplarına dair maaş skalaları aşağıdaki gibiymiş;

almanya'da doktor ve sağlık çalışanları maaşları 2020
doktor (pratisyen hekim) 2800 – 3100 euro
uzman doktor 4200 – 4700 euro
yeni mezun doktor 3000 euro
diş hekimi 2800 – 3200 euro
eczacı 2000 – 4000 euro
hemşire ve ebe 2000 – 2300 euro
hasta ve yaşlı bakımı 1200 – 2000 euro

almanya'da mühendis maaşları 2020
mühendis (genel ortalama) 3600 – 4000 euro
makine mühendisi 3900 – 4300 euro
yazılım mühendisi 3600 – 4000 euro
yazılım mühendisi (amazon & google) 3800 – 4100 euro
yeni mezun mühendis 3000 euro

almanya'da beyaz yaka maaşları 2020 : en çok aranan ve en çok kazanan meslekler
iş analisti (business analyst, product owner) 2800 – 3100 euro
kıdemli iş analisti 3600 – 4000 euro
proje yöneticisi (project manager, scrum master) 3100 – 3500 euro
kıdemlisi proje yöneticisi 4000 – 4500 euro
finans müdürü 3900 – 4300 euro
denetmen 3600 – 4000 euro
satış müdürü 3600 – 4000 euro
pazarlama müdürü 3000 – 3300 euro
almanya'da avukat maaşları 2020
avukat (yeni mezun) 2000 – 2700 euro
deneyimli avukat 4200 – 4700 euro

almanya'da öğretmen ve polis maaşları 2020
polis 2100 – 2800 euro
öğretmen 2100 – 3000 euro

asgari ücret bir günün 8 adam-saat üzerinden hesaplanması ile net; 75 euro.
aylık 20 adam-gün hesabıyla 1500 euro

maaş skalaları arasındaki farkın ne kadar düşük olduğunu görüyor musunuz?

böyle devletlerle kıyaslama yaparken altında yatan sebeplere bakın, 'orada 1 saati bilmem kaç dolar, türkiye'de dolar üzerinden hesaplayınca şu kadar dolar bile etmiyor' gibi söylemler boş boş şikayetlerden fazlası değil. her devletin kendi içindeki dinamiği farklıdır. yine her devlet için, en azından gelişmiş devlet diyebileceğimiz her devlet için, meslek gruplarına göre maaş skalaları arasındaki fark uçurumlar kadar derin değildir. insan faktörünün ahmaklığı ve cahilliği hesaba katıldığında her devlette diğerlerini meslekleri dolayısıyla aşağı gören aptallar vardır. mesele bu aptalların o toplumdaki sayısı, yani dolayısıyla toplumun geliştirdiği genel yaklaşım ve davranış modelidir.
biz bu eşiği çoktan geçtik. şimdi bir uyanış olsa bile, ki olmaz, yakalamak için kendi halkımıza, toplumsal sorumluluk ve iş bölümü, mesleki olgunluk ve üretime yönelik teşvik sistemine geçilse bile bu sistemin oturması için en az 20-30 yıla ihtiyaç var. zaman dünyada çok hızlı akıyor, dengeler çok hızlı değişiyor. bu 20-30 yıllık durağan süre dünyaya tekrar dönüldüğünde en az 50-60 sene farka tekabül edecektir.
atatürk bunun farkındaydı ve ona göre davrandı. sonradan gelen diğer herkes, ki bu herkese ismet inönü de aşırı derecede dahildir, yukarıda bahsettiğim yolu izledi. şimdiden sonra da aynı toplumun yetiştirdiği bakış açısına ait meslek grupları ve siyasetçiler üretecek bu toplum. o yüzden hiçbir şey zaten değişmeyecek, ne kadar değişmesini ümit etsek de.
bedava sirke bedava sirke
yüksek lisansın son senesinde tez bitip savunma tarihi beklerken, haziranı kaçırınca eylül ayına sarkmıştı savunma, yazın da boş boş oturmayayım gideyim ufak tefek bir iş bulayım da vakit geçsin diye iş bakıyordum bir kuru yemiş dükkanın canımda iş ilanı görünce girip sorayım dedim ancak beni beğenmediler şöyle bir diyalog geçti sayın işverenle aramızda.

- okuyor musun?
+ yok, okulum bitti. ilanı görünce sormak istedim.
- ne okudun?
+ tarih öğretmeniyim.
- deneyimin var mı?
[iş kasiyerlik ve tartı ile paketleme, mal indirme falan]
+ daha önce kuru yemişçide çalışmadım ama balcıda çalıştım paketleme tartma falan yaptım.
- deneyim yoksa işe alamayız.
+ 5 yaşından beri çekirdek çitliyorum o deneyim sayılmaz mı?
- @@!%#$^##@

döner servisi ilanı gördüm eve giderken ona başvurdum doktoramın 2. döneminde okul haftada bir gün bir şekilde idare ederim sonuçta yarı zamanlı bir iş diye onlar da almadı ben pek iş beğenmemezlik yapmıyorum da onlar beni beni beğenmiyor. 1200 liraya ücretli öğretmenlik yaptım, neredeyse ücretsiz "stajyer öğretmenlik" yaptım daha ne yapayım iş beğenmek için bu lafı söyleyen kişi bana o beğenilmeyen işi versin onu da yaparım zira geçmişte taş da döşedim kanalizasyon da açtım, tarlada da çalıştım inşaatta da ama beğenilmeyen iş yalanı gibi yalan görmedim.
valiz süren alkollü adam valiz süren alkollü adam
kesinlikle uyduğum tanım. beğenmiyorum. şu anda çalıştığım şirketin başı götü ayrı oynamaya başlayınca artık iş arayayım da 6 7 aya iş değiştirmiş olayım diye başvurulara başladım. zaten başvurduğum iş net, neyi yapıp neyi yapamayacağım çok net, istediğim ücret, paket daha da net. bunların üzerinden pazarlık yapmaya çalışana hadi kapatalım sanal toplantıyı diyorum. daha da net olduğum şey ise, ihtiyacım olmadığı sürece ofise gelmem. o maaştan bin iki bin inerim, dolarla maaş almaktansa tl ile alırım, bunlar ölçebileceğim ve sadece kendimi ilgilendiren şeyler fakat bu pandemide tutup da her gün şirkete gitmem. neymiş işlerin sürdürülebilirliği için ofise bulunmak gerekiyormuş. ha sıktır bok! ben fabrika işçisi değilim, doktor değilim, saha elemanı değilim. danışmanım amk! arayacaksın, soracaksın. dolayısıyla da kimseyle anlaşıp da iş degiştiremiyorum. millet de şirketimizi beğenmediniz o zaman deyip bana bay bay diyor. evet, beğenmedim amk.
dengesiz26 dengesiz26
belki ama mobing olan yerde nasıl durabilirsin?

hak etmediğin ücrette. tazminatta istesem vermeyebilirim ama insafiyetimden diyebilecek kadar yüzsüzler üstelik. ben sizin çobanınız değilim diye deliren herkesin içersinde aşağılayan bi yerde nasıl çalışabilirsiniz? asgari ücretin yarısı bi ücret sigorta allahtan tam yatıyordu o da bırakın yatsın. kendi hatalarını sana yükleyen o yüzden ekstra bağıran çağıran yerde nasıl çalışabilirsiniz?