işçi

1 /
kayzer kayzer
sermaye sahibi olmaksızın herhangi bir sektörde herhangi bir işte herhangi bir konumda çalışan ve bunun karşılığında sabit bir getiri elde eden insanlar bütünü..

özet olarak bir ırgat bir madenci ya da şirkette çalışanlara çay yapan kişi ve yahut o çayı içen herhangi bir müdür de işçidir..
spitzer spitzer
bu konuda bizim toplumda büyük bir cahillik var.. neymiş efendim eğitimden yoksun bırakılan kesim işçiymiş, falanmış filanmış. yahu ne diyorsunuz siz? eğer patron değilsen işçisindir bitti gitti. ister mimar ol, ister mühendis ol ne olursan ol. patron değilsen işçisin güzel kardeşim. bunu bilip hareket etmek her zaman işçi sınıfının lehinedir.
elastigirl elastigirl
nasıl bir köle olduğunu anlatan tanımı marxtan alıp rahatlıkla günümüze uygulayabileceğimiz insanlar
onun işçi ancak çalışma dışında kendine gelir ve çalışırken kendinde değildir.dinde insan imgeleminin, insan beyninin, insan yüreğinin kendiliğinden etkinliği nasıl bireyden bağımsız bir şekilde(yani yabancı,kutsal ya da şeytani bir rtkinlik şeklinde)işliyorsa işçinin etkinliği de onun kendiliğinden etkinliği değildir. bir başkasına aittir,kendi benliğinin yitirilmesidir.bütün bunların sonuncunda insan yalnızca hayvani işlevlerinde serbestçe etkin olabilir , insani işlevlerinde ise iyice hayvanlaşmıştır.hayvansı özellikleri insani ,insani özellikleri hayvansı olmuştur
karl marx
mustafa mustafa
gelecekte, günümüzdeki gibi olan veya olduğu düşünülen patron altı kademede olmayacak insanlara denir.

buna; günümüzde işçiler tarafından ortaya konan eylemler, savaşlarlar, kutlamalar değil, teknoloji neden olacaktır.

teknoloji, ekonomik amacı olan bir işletmede çalışanları aynı seviyeye getirecektir. sezon sonunda şampiyon olmak isteyen bir spor takımındaki her oyuncunn eşit olması gibi, çalışanlar da eşit olacaktır.

işçinin rolünü, patronun rolünü belirleyen ne işçiler ne de patronlardır. ekonomik dönemler bu rolleri şekillendirir.

örneğin ikinci bir sanayi döneminin geldiğini var sayarsak, işçilerin şu ankindan daha kötü şartlara maruz kalacaklarından şüphe etmemek gerekir. çünkü bu ekonomik dönem bunu gerekli kılar. işçilerin şartlarını değiştirmek istiyorsanız, ekonomiyi değiştirmelisiniz. bu gibi ekonomik dönemlerde, işçileri ezen ise ne dönem ne de patronlardır; işçiyi, karşı binada oturan komşusu, komşu içşi ezer. onun benciliği ezer. bu da çok normaldir, "insanı" tanıyınca. zaten ezmezse en ilkel ve iç güdüsel davranışlarını bastırmış demektir. kapitalizm ise bu bastırmaları gerekli kılmaz, bu yüzden ezilenler olur, ezenler ise yine aynı seviyedeki işçilerdir.
sonejee sonejee
alternatifinin çok olması değerini düşüren en büyük etkenlerdendir.doğal olarak bu hak arama mücadelesine de direk olarak etki yapar.
olası siteminde " dışarıda senin gibi binlercesi var, beğenmiyorsan çek git" tarzı cümlelere maruz kalacağından, çoğu zaman "boşver" diyerek hak arama özgürlüğünü savunmuyor oluşu belli bir süre sonra her şeyi kanıksamasına neden olur.
asıl ilginç olan detay, çalışma zorunluluğu tüketime dayalı olan insanlığın bu konudaki şuursuzluğu.asgari ücretle çalışıp maaşının 2-3 katı fuzuli harcama yapan modelin, işçi profilinin hatrı sayılır bir bölümünü oluşturduğu göz önüne alındığında işçi geleceği hakkında optimist düşünmek çok yersiz.
sadece asgari ücretli ya da mavi yaka olarak adlandırılan kitle değil, bana göre günlük 8 saatini bir yere bağlayan, belli bir ücret karşılığı emir altında çalışan herkes işçidir.değişen sıfatlar yalnızca insan egosunu okşamaya yönelik bir kandırmacadan ibarettir.
harcama dengesini kuramayan, gelir-gider dağılımını borçlanmaya meyleden büyük kesimin varlığı mevcut olduğu sürece işçi kavramı şu anki durumundan artıya çıkamadan varlığını uzun müddet devam ettirmeye mahkumdur.
tanım : işçi; insani, zaruri şeylerin imal edilmesi amacıyla çalışan ve kaybettiklerinin * karşılığını maddi ve manevi olarak tatmin olacak şekilde alan kişidir.
karbeyazzz karbeyazzz
bu satırları yazan , hayatını emeğe adamış babamın bir zamanlar mensup olduğu sınıf ..

kol kuvvetini tartmazken insaf tartınız
bel boyu çamur,
gün boyu güneş altında çeltik tarlasında
karın tokluğuna
bulgur aşına kaşık sallar
etli pilavda da taş çıkar mı der gülerdik
adımız ırgat bizim
..

kenar kahvede
veresiye çayları yarım bırakıp
çağrılırdık bir bir
kırmızı çamura gömüp hıncımızı
tel kesiği ellerle dizdiğimiz tuğlalar gibi piştik.
yevmiye defterine
amele yazılırdı adımız..

denileni yapacak kadar akıl
iş görecek kuvvetin en fazlası
ve
ne olsa
suskun kalacak bir vicdansa istediğiniz..
..

makine dişlisine yağ
ambarda sevkiyat kartonu
bilanço kaleminde maliyet değil ki; insan
..

haksızlığa
kime yapıldığına bakmadan
bedeni ile karşı durduğunda
ve
susmadığında,
haykırdığında
' insan '
1 /