islam

2 /
endoplazmik retikulum endoplazmik retikulum
islam sözcüğü s-l-m kökünden türemiştir ve anlamı "barış"tır. kelime "teslimiyet" anlamına gelir. yani islam "teslimiyet" anlamına gelir, o halde müslüman da teslim olmuş anlamına gelir; burada teslim olunan tek tanrı olduğu kabul edilen allah'tır. islam dini 1,5 milyara yakın inananıyla dünyanın en yaygın 2. dinidir.
birkaç iyi adam birkaç iyi adam
islam bilinmediği takdirde kötü sanılabilcek allahın dinidir. bilmek zordur neden mi ismet özelin dediği "içinde yaşadığımız çağ islâm'ı arayanların onu ancak kitaplarda, müslümanları arayanların onları ancak mezarlarda bulabileceği bir çağdır." böyle oluncada islam yanlış analşılıyor bunda benim büyük payım var.
void void
uluslararası tekel konumundaki orta-doğu din sanayisinin 3.0 versiyonudur. 1.0 nolu tevrat çekirdeği üzerine kurulmuş ancak köklü bir mimari değişim yapılmamıştır. bu yüzden son kullanıcıda büyük hayal kırıklığı yaşatmıştır. bunu arapların ar-ge yatırımlarındaki cimriliğine bağlıyoruz. hurma, deve, çöl gibi temalar ağırlıklı olarak işlenmiştir. service pack desteği yoktur. dual bios sistemlerde ve çalıştırmadan önce önemli dosyaların yedeklenmesi tavsiye edilir.

atlantiğin öte tarafında doğan spaghedeity kültü hepsinin tahtını sallamaktadır.
keyif pezevengi keyif pezevengi
ortadoğu'dan çıkan son dindir (bkz: latest version). arapların musevilikten yüzyıllar sonra inanç kaygısına girmişlerdir, musevilik ve hristiyanlıktan esinlenilerek harmanlanmıştır. içeriğinin çoğu arabistan yarımadasına göredir. ayrıca türkler islamiyeti bize tarih kitaplarında okutulduğu gibi laylaylom ticaret yaparken sevdiklerinden değil kılıç zoruyla kabul etmişlerdir, o zamanki şartlardan ötürüdür. keşke türkler hiç bulaşmasaydı amına koyim.
sadomasochistic sadomasochistic
kimisine göre ekmek kapısı kimisi için de inanç taşıdır. diğerleri içinse(ateist, pagan) adaletsiz oluşundan kaynaklanan antisosyal yaşamı aralayan dindir, tüm monoteist dinlerin varlığı gibi. sosyal aktivitelerini sadece kalıplar içinde gerçekleştiren bireyler, baskıcı dogmatik unsurlara dayalı olmadan varlığının tadını çıkarmak isteyenlerin önünü keser. haz alma yetini kısıtlarken, varoluş, öz 'bir' olarak düşünülüp kendi hür iradeni dışa vurmanı engeller. hiçbir insan hür doğmaz lakin kendisini hür hissetmek için gelişime, hayatın şekilsel ve biçimsel sorgulayıcı yanını öğrenerek diyalektik çözümlemelere girişir ya da girişmesi gereklidir.

tanrı mükemmeldir denilir. mükemmel olarak bilinen bir yaratıcı varsa tekdüze bir mükemmelliyetçi olması içten değildir . bu da mümkün olamaz.

islam; kanıt sunmaktansa, kanıt olarak öngördüğü kutsallıklarınn içeriğine sadık kalarak kendi kendilerine soyut bir evren yaratmayı daha toplumsal ya da evrensel formda ele alır. benim sualime yargıları; en az, ibrahim in kurban ederken karşısında beliren melekleri ne kadar kendilerinde gördüğüyle alakalı değildir. vardır(!), kesindir(!) hükmü koyulur. birinin karnı tokken bütün gün masa başında oturup önüne geleni hüpletmesi, zayıf olanın da onu doyurmasıyla hiç bir humanist yaklaşımı olmayan dinin çember dışında olmaktan da hoşgörülü insani yanımın farkına varırım, bir din uğruna insan ayrımı en bedbahtı da insan kıyımı yapmamamın maneviyatını yaşarım. bir im olarak gördüklerini(kutsal kitap, cami, türban v.s.) ben ne kadar benimsiyorum ve ne kadar hayatıma oturtmuşsam o derece -ahmakça- bir saygı görürüm. yol üzerinde zigzag çizmeme sanki engel oluyorlarmış gibi, sanki islam, hayatın bağşettiği tüm öğretileri kendi içinde barındıyormuş gibi kendi doktrinelerini bana kanıksatmaya çalışanlar, 'insan için hayat' manalı zincirlerimi yarması gerekir. 'insan için insan' gibi yaşamanın keyfini alana, doğanın tüm güzellikleri açıktır, kayıtsız kalarak yaşamak önemli kendi başına. islam adı altında bir devlet de, senin özeline karıştıkları anda islamda mahremiyet duygusunun ne olduğunu tanımlayamadıklarından dolayı yalnızca kendi çıkarları uğruna bir takım palavralar ürettiğinin bilincinde olursun. islam benim kafamı namahrem blog haline getirirken hayatımdan kim bilir neler götürdü, bunlar cidden açıklanamaz kolay kolay. bitmez. benim saygım istencime bağlı olarak kendi irademe dayalıdır. her insanı sevmek söz konusu değil fakat ne zaman düzeni, sistemi, dini, insanları eleştirebilir boyuta geçerse kişi, onu anlamaya o zaman kafa yorarım, neden yaşadığının farkındalığını çözmüşse her türlü hoşgörüyle bakılır. ama bunu bana tek bir inançla sabitlersen öte dur derim. taş yerinde ağırdır. camiler, dini vakıflar, türbeler ne güne duruyor. tartışabilsem keşke ama sadece bir kitabın kahramanlarını idol görmüş biriyle anlaşmak hakkaten güç. olmuyor çünkü, ezber hayatın her alanında vardır ve ezbere eğitim de dinle yayılmış olabilir. çünkü kanıt yok ama o denli inanmış ki insanoğlu tanrıya, yıldızları galaksiyi kaosu bana tek bir ilahi gücün etkisindeymiş gibi anlatmaya çalışır. okumak, keşfetmek, tabuları yıkmak, inşa etmek, insan olmak 'kaya' kadar sert gözükmemelidir. peygamber kabul edilen hz muhammed in çevresindeki insanlara 'tapma' bile islam dininde mevcuttur, ki bu ayrımcılık insanları birbirine düşürür olmuş ve böyle devam ediyor( hz ali, muaviye yanlıları v.s.). bu düzen nasıl toplumsal eşitlik getirebilir ki??? islam dini bile kendi içinde çatışmalarla varolduğuna göre.. bir de, islamiyette diğer dinlere saygı en minimal seviyede olduğundan müslüman ülkelerde yaşanılıyorsa bununla başa çıkmak da gerek, hayatını devam ettirmek adına. ya sessiz kalıp bekleyeceksin ya da azınlık sesini çıkartmıyorsa çekip gideceksin. fazıl say sesini duyurmuştu bir ara: ''bu islam ükesinde artık yaşanılmaz'' diye... parası olan konuşuyor hesabı diyeceksiniz. öyle. sesini duyurabilse keşke herkes. islam yüzünden insanlar bile kukla olarak görülmeye başlandı işte. kutsal kitap diyorlar, kutsal kitapta olmayan bir öğeyi insanlara, varmış gibi lanse edyorlar. tanrı kim yahu??? islam dini kurtun ağzına lokma olmuşsa cehalete direnmek yersiz. fazla söze de gerek yok aslında dicem ama komik olucak. böyle; özgürlüğe ipotek koyan, biçimsiz bir dinin buyrukları beni zaten sadece sıkmabaş buyruk olmasından dolayı dinden uzaklaşmama yeterli de olur zaten.
marauder jingo marauder jingo
kimi tarihçilere göre bugün batı dünyasının gerisinde kalması, hızla büyüyen osmanlı'da yönetici ihtiyacını karşılamak için medrese eğitiminin 12 yıldan kademeli olarak 2 yıla düşürülmesidir. 12 yıllık versiyonunda din derslerine ek olarak okutulan cebir, felsefe, simya gibi pozitif bilimler eğitim süresinin kısaltılmasıyla yerini tamamen din ağırlıklı derslere bırakmıştır. bu da bireylerin analitik düşünmesini engellemiş, dinin yanlış yorumlanmasının yolunu açmıştır. hristiyanlığa göre bilime yaklaşımı çok daha objektif olan islam çok daha karanlık çağlar yaşamış batının kontrolüne geçmiştir ve gericiliğin simgesi olarak empoze edilmektedir. islam dünyası da "biz gerici değiliz din böyle emrediyor" sana dursun..
seashell seashell
yaşadığımız an itibariyle tek hak dindir ve kıyamete kadar böyle kalacaktır. allah ın himayesiyle bozulmamıştır ve bozulamayacaktır. söz konusu din olduğunda tek gerçek islamdır gerisi zaten sanaldır, aldatmacadır
ali kamber ali kamber
bozulmamış bir kuran-ı kerim vardır belki bir yerlerde. ama bozulmamış islâm kiminkidir? sünnilerinki mi, alevilerinki mi, şiilerinki mi, mevlâna'nınki mi, recep tayyip erdoğan'ınki mi, intihar bombacısınınki mi? islâm konusunda hepsinin ayrıldığı bir nokta varsa eğer, en fazla birisi haklı olabilir. kusursuz müslüman yoksa, bozulmamış islâm da yoktur.
dünyayı kurtaran adam dünyayı kurtaran adam
hakkında yanlış yorumların yapıldığı inanç sistemi.

yorumlamalar derken, akıllara mezhep ve benzeri ayrılıklar gelmesin. eğer bir kişi kalbinde islam inancı taşıyorsa bir sorun yoktur ancak insanları inançlarına veya mezheplerine göre değerlendirmek veya bunun üzerinden prim yapmak yakışık olmaz. mesela recep tayyip erdoğan'ın islamı ile intihar bombacısının inancı aynı veya farklı olabilir. bu durum üzerinden islam'a işlevsiz bir taş atmanın mantığı yoktur genel itibariyle.

islam birdir, tektir. ancak islam'a inanan kişiler yorumlama farkları ile değişik mezhepler oluşturmuşlardır ki bu da olağandır. islamiyet kanımca yeniliklere açık bir din olduğu için bu mezhepleri ve görüş ayrılıklarını birer ayrık otu gibi değil de, bir tabloyu tamamlayan diğer öğeler gibi görüyorum ve bu konuda kuşku duymuyorum.

kusursuz müslüman tartışılacak bir konu olabilir. genel olarak allah'a inanan birisinin hata yapmama olasılığı gibi bir şey olmaz. ancak kusursuz müslüman üzerinden bozulmamış islam gibi bir konuya yatay geçiş yapılacaksa, iddia sahibinin empati denen kavramı bilmesi gerekir.

bugün eğer bosna'da katliam yapmış sırp askerleri yüzünden tüm ortodoks alemini, filistin'deki ilkel davranışları yüzünden tüm yahudi cemaatini sorumlu tutmuyorsak, rusya'da okul basıp, masum insanlara kıyan müslüman çeçenler yüzünden tüm müslümanları hor görmek, küçümsemek doğru olmaz. her oluşumun olduğu gibi, islam'ın da içinde islam'a aykırı eylemler içinde bulunan insanlar vardır. islam veya kuran ı kerim demiyor ki, " gidin, okul basın, sivillerin canına kıyın" islam ne demiş, önce bunları okumak gerek;

" allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsanda bulun ve yeryüzünde bozgunculuk arama. çünkü allah, bozgunculuk yapanları sevmez." (kasas suresi, 77) "

" kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur...”(maide suresi, 32) "

" iman edenler herhangi bir anlaşmazlık halinde savaşın zorunlu olduğu duruma kadar beklemeli, ancak karşı taraftan bir saldırı geldiğinde ve savaştan başka bir alternatif kalmadığında savaşa girmelidirler. onlar, (savaşa) son verirlerse (siz de son verin); şüphesiz allah, bağışlayandır esirgeyendir. (bakara suresi, 192) "

edit: imla hataları
ali kamber ali kamber
bozulmuş islâm denince akla illâ okul baskınları ya da intihar bombacıları gelmemeli tabii ki. her ne kadar islâm ideolojisinin bu tür eylemlerdeki etkisi önemliyse de ve "bazıları bunları yaptı diye hepsini mi suçlayalım?" şeklinde bir soruya soruyla geçiştirilemezse de, aslında bunlar "yorum farklılıklarının" yalnızca küçük bir bölümünü oluşturur. bu yüzden bu konuya olan duyarlılıkla zaten yazılmış paragraflara ve alıntılara yenilerini eklemenin lüzumu yok.

sorun daha basit. islâm'a göre örtünme şart mıdır, değil midir? "örtünme şarttır" demek farklı bir öğretiye, "örtünme şart değildir" demek farklı bir öğretiye, "örtünme konusu islâm'ın kapsamı dışındadır" demek yine farklı bir öğretiye götürür sizi. kuran'ın inişiyle insanlığa sunulan öğreti bunlardan yalnızca birisi olabilir. birileri islâm'ı bozmuş, ama kim?

islâm'ın tanımını daraltarak bu sorundan sıyrılabilirsiniz. örneğin, biraz da abartarak, islâm yalnızca allah'a ve onun elçisi hz. muhammed'e inanmaktır diyebilirsiniz. işte böyle bir islâm'ın tek ve bozulmamış olduğunu savunmak kolay olurdu. ama o zaman kuran'da yazan diğer şeylerin islâm'la olan ilgisini de tartışmaya açmış olursunuz. kuran islâm'ı anlatıyorsa ve insanlar kuran'ı okuyarak farklı yargılara varıyorlarsa, hepsinin kafasında farklı bir islâm var demektir. ya insanlar yeterince zeki, ya da kuran yeterince açık olamamıştır.

tabii ki yüce ideler evreninde bir yerlerde kusursuz islâm'ın tanımı bulunuyor olabilir. orada kusursuz hristiyanlık da tanımlanmıştır muhtemelen. ama bir ide zaten tektir ve bozulamaz. "x tektir ve bozulmamıştır" gibi bir laf bu bağlamda totoloji, boş laf olur. bozulabilecek bir şeyi tartışıyorsak bu ancak insanların kafasındaki islâm olabilir. insanların kafasındaki islâm da, göstermeye çalıştığım gibi, o ya da bu yönde bozulmuştur.

ek: tekrar tekrar yapıldığı gibi "şunların islâmı yoldan sapmıştır, gerçek islâm şudur." demenin tartışmaya katkısını anlayamıyorum. birbirini yargılayan iki müslüman topluluk varsa ve ikisi de kuran'ın satır aralarını dayanak gösteriyorsa ortada bir sorun var demektir. mesele de bundan ibarettir. sizinki hâlâ "bozulmamış islâm" olabilir, ama bir bozulmuşu (değişmişi) olduğunu da kabul etmeli o zaman. öyle ki, herkes müslüman olurken bu seçeneklerden birini seçmek durumundadır. "islâm bozulmamıştır" lafındaki bütünlük imâsı da böylece kaybolmuş olur.

bir de, herkesin gözü önündeki inanç ve fikirler hakkında sakin sakin yorum yapılmasını boş bulup heyecanlanmak hem tutarsız bir davranış, hem de gelmiş geçmiş tüm düşünürlere saygısızlık olur. belirtmeden geçmeyeyim.
damned damned
saygı ve barış dinidir. mantık dinidir. güzellik dinidir. ilim & bilim dinidir. son ve mükemmel olan dindir.

yobazları allah ıslah eylesin, iyice önyargı oluşturdular dine. soğuttular milleti. yanlış tanıttılar islamı. oysa islam öyle mi ???
2 /