istanbul da yaşamak

1 /
lazarushadow lazarushadow
göz göre göre kendini belanın içine atmaktır. günde ortalama 3 ila 4 saat trafikte zaman geçirmek demektir. her ay parasını, vergisini ödediğiniz suyun ve elektriğin en az birer kez kesilmesi demektir. içine düşüp sakat kaldığınız çukurların hesabını soramamak, beceriksiz yöneticilere boğun eğmektir. cebinde beş kuruşla sizin şehrinize iş bulmaya gelip, sonra çeteleşip iliğinizi kemiğinizi sömüren otopark mafyalarına sesinizi çıkartamamak demektir.
babama göre bu saatten sonra istanbul'da yaşamak manyaklıktır.
fantastik karakter fantastik karakter
köyden indim şehre bakış açısıyla "0,5 litrelik pet şişe suya 50 kuruş veriyosun, sonra işemek için bi 50 kuruş daha veriyosun, yaşamak mı len bu" diye sorulabilir pekala.
trakyalı trakyalı
bazı semtlerinde yaşanıyorsa doğuda hücra bir köyde yaşamak istanbulda yaşamak yerine tercih edilebilir ancak şık sosyetik bir yerinde yaşanıyorsa başka hiçbir yeri sevip beğenememek başka yerde yaşayamamaktır...ama istanbulda yaşamak eziyet demektir tehlike demektir çoğu zaman mutsuzluk ve pişmanlık demektir...istanbulda yaşamayı düşünüyorsanız gelmeyin sakın derim zaten kalabalık ve boğucu bari hem daha kalabalık olmasın hem de siz daha güzel bir hayat geçirin stresten uzak ve daha uzun..kendi memleketinizde ne güzel ohh mis gibi......
bizberaberiz bizberaberiz
istanbulda doğup büyüdüysen vazgeçilemez olandır.

emirganın ılık meltemi, hisarın kasvetli gölgesi, hiç gitmemiş olmama ragmen uzaktaki kızkulesinin " ben burdayım kardeş! sen gittin ya, nasılsa yine gelirsin" deyişi, martı çığlıkları, korna sesleri...

ne ana sevgisi ne kardeş ne sevgili! sen bensin istanbul, ben de senim!

emirgandan istavrit çektiğim günlerimi özledim! sabah yağan yağmurunu, akşam trafiğini, trafikteki atışmalarınızı, bağırışlarınızı, " ilerleyelim beyler, arkalar boş! " deyişlerinizi özledim.

iftardaki zeytinyağliyı, kurufasulyeyi, pilavi! yanında da lahana turşusunu özledim.
doser doser
dua edersin:
bir yağmur yağdığında ölen 30 kişiden biri olmamak için,
yolda kötü bir sürücünün arabasının altında kalıp ölmemek için,
belediyenin ihmali bir çukura düşmemek için,
olmadık bir yerde sahipsiz bir kurşuna hedef olmamak için...
bunlar uzar gider...

huzur bulursun:
şehrinin ortasından dünyalar güzeli bir boğaz geçtiği için,
o boğazın her yerinde manzara inanılmaz olduğu için,
iş olanakları ülkenin diğer her şehrinden daha fazla olduğu için,
sosyal yaşamı ülkenin her şehrinden daha gelişmiş olduğu için...
bunlar da uzar gider...

istanbulda yaşamak benim için hep çok sevdiğim bir şey olmuştur. huzur bulduğum kısmına hep daha fazla maruz kalmışımdır...
seviyorum bu şehri.
erdin erdin
istanbulda yaşamak,eğer istanbulluysan

a:''nerelisin?''
b:''istanbul''
a:''peki aslen nerelisin?''

diyaloguna maruz kalmaktır.
krem karamel krem karamel
insanların bir takım olasılık dahilindeki yaşam tarzlarının çeşitli kombinasyonlarına göre değişkenlik gösteren eylemdir.şöyle ki:

1-çok para+çok zaman=mutluluğun doruk noktası.yani eğer çok paranız ve bu parayı da dilediğiniz gibi harcayabileceğiniz bolca vaktiniz mevcutsa buyrun gelin istanbula ve doya doya keyfini çıkarın.eğlence burda,gezilecek tozulacak tonla mekan burda.bunlar için gerekli nakit ve vakit sizde.daha ne olsun.bu gruba daha çok özel üniversitenin kıytırık bir bölümünde okuyan bir öğrenci;bir de baba parası yiyen işsiz güçsüz aylak ötesi zengin gençler giriyor.

2-çok para+az zaman=dolaylı mutluluk.yani çok iyi bir işiniz var.süper para kazanıyorsunuz ancak işten başınızı kaşıyacak vaktiniz yok.bu durumda istanbulun tadını eşiniz ve 1.grupta yer alan çocuğunuz çıkartır.siz de ailenizi mutlu gördüğünüzden dolaylı olarak mutlu olursunuz.arada bir kendinize zaman ayırabilirseniz doğrudan da mutlu olursunuz tabi.

3-az para+çok zaman=buruk bir mutluluk.yani yapacak çok şey olan bir şehirde elbette az parayla da mutlu olunabilir.ama yine de "ya şunu da yapabilsek" diye geçer içinizden.bu grubun çoğunluğunu da klasik üniversite öğrencisi oluşturuyor.(yanlış anlaşılmasın;üniversite öğrencileri boş gezenin boş kalfasıdır,çok boş vakitleri vardır demek istemiyorum ama insan iş hayatına atılınca ister istemez öğrencilik yıllarını hatırlıyor ve kendine vakit ayırabildiğini anımsıyor)

4-az para+az zaman=hüzün.aslında istanbulun çoğunluğunu oluşturan bir grup.memleketinde kalkıp gelmiş,üç kuruş paraya deli gibi çalışan insanlar.burnunun ucundaki güzellikleri yaşayamayan bir grup.

benim gözümde istanbulda yaşamak böyle birşey.ha diyeceksiniz ki istanbulun güzelliklerini yaşayabilmek için illaki para ve zaman şart mıdır?çıkıp bir boğaz havası almak da parayla mıdır?değildir.ama yaşam şartlarıı öyle bir hale gelmiş ki bu şehirde boğaz havası bile o kirlenmiş yorulmuş bedeninizi temizlemeye yetmez.

sonuç olarak istanbula yerleşmek isteyen, nasılsa bir iş bulurum umuduyla yerini yurdunu bırakacak kişilere söylüyorum:gelmeyin!şehrin ışıkları uzaktan çok güzel ve çekici görünebilir.ancak burada yaşam o magazin programlarında gösterilenler gibi değil.gerçekler bambaşka.kendi memleketin her yerden daha güzel.orda çalış kazan.buraya da tarihi güzellikleri görmeye,boğaz turu yapmaya,eğlenmeye gel.mümkünse!
menoikeus menoikeus
başka hiçbir şehirde alamayacağınız tadları almaktır. aşktır. eğer istanbul'u görmeyi becerbildiysen muhteşemdir. trafiği, kalabalığı, boğuculuğu; güzelliği, görecek yerlerin bolluğu, sınırsız eğlenebilmesi (az para ile bile) ile kusursuzluğu oluşturur. başka bir yere gittiğinizde anlarsınız istanbul'un kıymetini. sürekli olan yol çalışmalarını bile özlersiniz. ha istanbul'u görmeyi beceremediniz mi? cehennemdir istanbul.
azcokdusunenadam azcokdusunenadam
yürek ister. eylemi gerçekleştirmeden önce birilerinin "iyi günde,kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta istanbul'da yaşamayı kabul ediyor musunuz?" diye sorması lazım bence. insanlar bilinçlensin.
1 /