isteksizlik

lastrose lastrose
" o, gün geçtikçe silikleşiyor. ruhunu, özünü yitirmişler gibi sağda solda savrulup hayata karıştığını sanıyor. yıllardır inandığı, benimsediği değerlerden, inançlarından ve fikirlerinden kaçmayı kolaysadığı için gerçeklere dönmek ona çok uzak. sahip olduğu hiç bir duygu veya düşüncesini somutlaştırıcı adım atmıyor, kendinden kaçıyor aslında, hayattan kaçıyor.. hayata dokunmadan sürdürebileceğini zannediyor. artık birilerinin ona karşı sevgi, ilgi, nefret, merak, tiksinme, özenme..... gibi duygular taşımasından kaçınıyor. kimse ona karşı bir şey hissetmesin istiyor gibi, hiç bir şeye dokunmadan, kimse onu incitmeden yaşasın istiyor.

uzun zamandır hiç bir şeyi gerçekten istediğini görmüyorum. onun için 'yapacaklarım, elde edeceğim şeyler veya başaracaklarım, geleceğim nokta' diye bir şey yok.

sadece 'bildiği gibi gelsin!' diyor. hayatın ona sundukları veya sunmayacağı seylere o kadar razı ki, öyle kabullenmiş ki.. onun için zaten hep en zor olan 'başlangıçlar ve sonlar' yok; yaptığı tek şey sürdürmek..

ondan kaçayım derken onlardan kaçar oldu, ve bence en kötüsü kendinden kaçar duruma geldi, öyle yabancı, öyle el ki kendi isteklerine-isteksizliklerine.. belki de sadece tutunmaya ihtiyacı vardır diyorum, gelip onu elinden tutacak ve bu nehri kurutmasına engel olacak birine.."
kurremkamerruk kurremkamerruk
yapmak istememe durumudur. yataktan kalkmak için sebebi yokmuş gibi gelir insana, sanki iki sene önceki sen gitmiş yerine sana benzeyen boş bir çuval bırakmışlar gibi. hayallerin vardır ama uzanılamayacak kadar uzak gibi gelir, sebebi çoktan seçmelidir ve her insana göre değişir, içinden seçersin, sevgili durumu olur, iş olur, aile olur, uzaktan gördüğün bir olay olur, ama etkisi hep aynıdır bir anda bıçakla kesmiş gibi umudunu yitirirsin.
an itibarı ile ekonomik kriz etkisi ile en azından benim etrafımda bıçakla kesilebilecek yoğunluğa gelmiş bu durum yüzünden insanlar işinden, aşkından, evinden, hayatından soğumaktadır.(bkz: kendimden biliyorum)
sonucu ne olacağı belli olmayan bu ruh halini dengelemek için tekrar umudu bulup sarılmanın en iyi yöntem olacağı açıktır. fakat o umut nereye saklamıştır, bu pek açık değildir.
lastrose lastrose
level 1-
bir şeyler yapmak zorndasın. günlük işler, koşturmalar, alış-veriş, iş güç gibi. ama içinden hiç bir şeye dokunmak gelmez.

level 2-
işlerin birikir. teslim etmen gereken dosyalar, okuman gereken belgeler. ödemen gereken faturalar, aylardır seni arayıp soran insanları artık senin araman gerekir. hiçlik içindesin sanki. elini kaldırmak istemiosun.

level 3-
belki denemen lazım. yeni insanlar, yeni kitaplar, yeni diziler, ortamlar, yerler, sevgililer, renkler, kıyafetler, kelimeler,.. denersiniz.
hangisine arzu duyuyorum? en fazla ilgimi çeken hangisi diye düşünürsünüz. "istemek" gerekir her şeyden önce, bilirsiniz.

level 4-
her şeyin gereksiz gelmesi. daha da beteri hayatın gereksiz gelmesi öyle her günün aynıysa, geçtiğin yollar, gördüğün insanlar, dokunduğun klavye, baktığın ekran, balkondan gördüğün bina. bunlar nasıl değişsin ki diyebilirsiniz. değişmez tabii ki ona bakan göz değişir. işte o değişmiyor arkadaşım. o değişmedikçe hayat değişmiyor.. geriye gereksiz yaşanmış gibi gelen günler kalıyor; istemediklerin; istemeyi bile istemediğin..
morşapka morşapka
insanı boşluğa iten bir his. öyle oturduğunuz yerde kalakalıyorsunuz. yapacağınız hiçbir şey zevk vermiyor. sizi heyecanlandırmıyor.insanı sıkıntıya itiyor. sıkıntının hem sebebi hem de sonucu oluyor. en kötüsü işyerinde olanı. müdür ne bilsin bugün içinizden çalışmanın gelmediğini. öyle akıl beş karış havada. konsantrasyon bozuk. toparlan kendine gel derken farketmese bari. günü asgari performansla bitirirsen ne ala! göz her daim kapıda. off ya bitse de gitsek!
emirfedya emirfedya
giri girememeye,mesaj yazamamaya,film izlememeye ..sebep olan ve semptomları mevsim etkilerinden de kaynaklanan bir şeyi yapamama ,yapmayı arzulayamama durumudur.
lunedor lunedor
orjinali isteklerin kendi payına düşeni yapıp hayatın payına düşeni yapmamasının çaresizliğinin öğretisidir.
yaparsın olmaz, bir daha yaparsın yine olmaz bir daha bir daha derken bir süre sonra yeter be yav şeklinde isteksizliğe bırakabilir kendini.
son ihtimal son ihtimal
bende güne başlamama isteksizliği olarak zuhur eden durum.

kalkıp elimi yüzümü yıkamak, kahvaltı yapmak istemiyorum, bu sırada insanlarla günaydın günaydın iletişimine geçmek istemiyorum.
çıkıp da dışarı hayata,insanlara karışmak istemiyorum.
istiyorum ki karışacaksam hayata beni kimse görmesin. ben dolanayım insanların arasında onlar beni fark etmeden, gireyim çıkayım derslere yürüyeyim sokaklarda ama olmayayım işte sözlük.
mesaj gelmesin telefonuma cevap vermeyeyim aramayayım filan. kontörsüzlük yaşam felsefem olsun.


hof tamam. susuyorum; kalkıp yüzümü yıkamakla başlıyorum işe.
olea olea
elin uzanmadığı, aklın ermediği ve nefes almanın dahi yük olduğu zamanlardır. böylesi zamanlarda durmak, zamanı durdurmak ve her şeyi buz gibi dondurmak yeterlidir.
anlatıcı anlatıcı
favori hissimdir. yemek yemeye bile isteksizim, yesem tuvalete gitmeye isteğim olmayacak biliyorum. uykum var ama uyumaya isteğim yok; bu tıpkı şey gibi, şey... hani yaşarsın ya, yaşamanın ne demek olduğunu bilmeden. öylece yani. isteksizlik ölüm gibi kokar. önce bir ölüm koklayın sonra ne demek istediğimi anlarsınız. çok tuhaftır, baya tuhaf. öyle böyle değil.
hayallerde yasayan realist hayallerde yasayan realist
şu an içinde bulunduğum durum. canım sıkılıyor bir şey yapmaya isteksizim. kursa gidiyim diyorum ertesi gün vazgeçiyorum istemiyorum. yuruyuse gidiyim diyorum sonra istemiyorum ..vs uzar gider bu. üzerime ölü toprağı atmışlar. yaşamaya isteksizim galiba.