itüsözlük ün bu hale düşme nedeni

1 /
neptun3 neptun3
hey gidinin bir zamanların arıları... halimize bak, günde 20 giri var yada yok, bir avuç insan... kimi arkadaşlarını bırakıp gidemiyor, kimi özel mesajlaşma peşinde, kimi öyle kimi böyle, online listesinde hep aynı isimler... katkı sıfır demesek de sıfıra yakın... hani bir zamanlar eleştri yapardık bazı arkadaşlara, "forum mu burası?", "uludağ mı burası?" diye... keşke ortalama üstü bir forum veya uludağ kadar aktif kalabilseydi, güzel zamanlarımızın geçtiği, güzel şeyler paylaşılan bir kültürün olduğu bir yerdi burası;

- yanlış moderasyon,
- başaltı yazarlarını ekşi'ye kaptırması,
- kendini yenileyememek,
- zamanın ruhu...

edit: şöyle bir baktım da kerkenezin biri konuşmuş; "sebebini aptalca arayanlar" aptal babandır... "düşüyor mu böyle" evet düşüyor...
2
neptun3 neptun3
ne demek hangi halde? el alemin sözlüklerinde erkek yazarlara nude atma kampanyası yapıyorlar, şu bizim sözlüğe bakın bir de... bir lö şuhane vardı onu da bitirdik el birliği ile... :)
14
azureel azureel
milyonlarca sebep var. herkes bir şey söylüyor ve enteresandır ki herkes haklı. ha bazı söylenenlerin ağırlığı yüksek, çok etkili hususlar. bazılarınınki ise düşük, üç beş kişiyi küstüren detaylar. ama ne olursa olsun hepsi de geçerli şeyler.

ben de aklıma gelenlerden bir kuple paylaşayım.

- önce facebook, sonra twitter ile sosyal medyanın büyümesi.

bence sözlükleri bitiren en majör şey bu. diğer birçok alternatif sözlük ile birlikte itü sözlük de kan kaybından nasibini aldı. hatta epey sözlük sitesi de kapandı biliyoruz.

facebook, yazı yazmak ve paylaşmak için daha rahat alan sundu. kişisel iletiler keza özelleşmiş gruplar ile yazılı paylaşımlar öncelikle fb üzerine kaydı. sonrasında yazılar daha rahat ve kısa olan twitter'a geçti.

başlık bazlı değil, gündem bazlı konular hızlıca yazıldı, tüketildi. kısa yazılar moda oldu, çabuk tüketilen içerik önem kazandı.

- insanların eskisi kadar yazmak istememesi.

blog siteleri (blogcu hatta blogspot bile) göçtü. medium teknik yazılar, fıkra (gazetede olan) makale türü içerik sayesinde ayakta duruyor. wordpress kurumsal web sitesi sunumu için var. başka da piyasada kalan yok doğru dürüst. artık kimse yazmıyor, üşeniyor, kısa ve hızlı tüketim kültürü "uzun uzun detaylı anlatımı" ezdi geçti.

elektronik ortamda ayrıca artık e-kitap var. okumalık şeyler için insanlar tabletinde ve bilgisayarında bunları tüketiyor.

- instagram tek başına herkesi dövdü.

bir üstteki madde ile birlikte değerlendirmek lazım bu hususu. "bir resim bin sözcüğe bedeldir" yaklaşımı instagram ile zirveye ulaştı. instagram o kadar güçlendi ki, hatta facebook'u bile çaptan düşürdü gücü. mark abi boşuna satın almadı burayı.

bir foto koyuyorsun şimdi, herkesten yüzlerce binlerce etkileşim alabiliyorsun. yazılı ortamda "kim okuycak yea" ağırlığı var. scroll ederken görülen foto "aa güzelmiş" denen an ve "çift tık ile kalp etmek" bitti gitti.

bir de ek olarak insanlar o kadar okumuyor artık. mesela ~4000 karakterlik işbu yazıya bile "oha tren gibi tl dr kim okuycak bunu" diyorlar. max 5 dakikada okunacak içerik bile insanlara zul geliyor.

- kötü teknik altyapı

itü sözlük özelinde instela teknik olarak gelişmesi gerektiği yere gelemedi. eksik moderasyon arayüzü asla tamamlanmadı. hani ön tarafta görünmüyor yazarlara size şeffaf olmayan bir şey bu, ben haber vereyim içeriden: arkada "modların işini yapabilmesi için" gerekli donanım yok.

çalışmayan şeyleri sıralayayım;
- siteden rastgele çıkış yapılıyor, yazılar (mesaj, duyuru, yorum, giri) uçuyor.
- bazen oy verilemiyor, sayfa güncellemek gerekiyor.
- başlıkta tek tek girileri taşıma opsiyonu yok, ya tüm başlık taşınacak ya da hiçbiri.
- özel mesajlar kısmı bi tuhaf, yazıyorum gitmiyor bazen 5 satır birden gidiyor karşı taraf yazıyor bana ulaşmıyor vs f5 yapıyorum "sesim geliyor mu" diye bağırıyorum allah'ım eziyet. mesajlardaki en en en temel 2 özellik olan silme ve yedekleme hiç olmadı bile.
- yazar kilitleme / sms konfirmasyonu bozulmuş. ne ara gitti, niye gitti bilen yok. bu durumdan mağdur olanlar da var; wondrous'a whatsapp'tan ağlıyorum "düzelt şu vatandaşların hesaplarını" diye.
- giri yedek alma, nick değiştirme eski sitede vardı, yenisinde yok.

bunların hepsini ve çok daha fazlasını, defalarca dile getirdik (gxix başta olmak üzere, hepimiz) ama wondrous'tan geri dönüş alamadık. moderasyon olarak eldeki kısıtlı imkanlarla (arada eski itü sözlük sitesine dönerek) çalıştık lakin yeterli değil.

bak dün 2 kişinin hesabında yanlış bir moderatif işlem yapıldı mesela hala daha düzeltemedik. insanız yani hata yapabiliyoruz, lakin düzeltme mekanizmaları olması lazım. örn hatalı sildiğim giri için "canlandır" işlemi yapabilmeliyim, bunun gibi. bu olmazsa olmazdır. ama instela'da yok bunlar, mod olarak elim kolum bağlı. teknik konularda ipler bir kişinin elinde ve wondrous ortada yok (hi boss bu satırı okuyorsan selam ederim). saldım işte hasılı.

14 şubat gecesi sevgilim olan itü sözlük'e de bu yazıyı yazmış bulundum yuh be olaya gel. seviyorum burayı da işte o beni sevmiyor.
14
ropte ropte
sahibi umursamıyor bize ne aq diye hayıflandıran zımbırtılar silsilesi.

biz asıl kendi düştüğümüz hale yanalım olum. 14 şubatta millet manitayla keyif yaparken dert ettiğimiz şeyin bu olmasına yanalım. wondi ispanya'da latin memesi mıncırırken bizim burada popomuza şaplak atanımız bile olmayışına yanalım. bahar geliyor bahar. göçmen kuşların bizi bıraktığı gibi bulacağına yanalım.
semper paratus semper paratus
burada* yazılan maddelerin büyük bir çoğunluğunun yapılmaması.

radiance 1-2 sene önce uzun bir yazı yazmıştı "itü sözlük - instela fiyaskosu" hakkında. orada ispanya konusunu, planları, beklentileri ve ispanya devleti ile yaşanan kağıt kürek işlerini de açıklamıştı. eskiden daha sert tepki verirdim, verdim de ama şimdi "neyse çocuklar denemiş, tecrübe olmuştur" diyorum.

teknik detayları azureel yukarıda yazmış fakat sırada bekleyen çaylakları onaylayamayacak kadar kısıtlı bir panel olduğunu düşünmüyorum. dolayısıyla söylediklerinin eminim azı var fazlası yoktur fakat çok daha basit şeylere hiç değinmemiş. arada bir çaylak yazılarını okuyorum, sözlükteki/forumdaki içeriklerden çok daha kaliteli yazan çaylaklar var. "fazla naz aşık usandırır" meselesine geliyor durum. bir petit ermitage, soho, the battery değilsin. gerek yok bu kadar bekletmeye. otomatik olarak 1 hafta çaylaklık yapsan bile kaliteyi sandığınız kadar düşürmez. bu sebeplerden dolayı benim yazar olarak gözlemlediğim kadarıyla biraz sirkülasyon iyi gelir.

* (bkz: #13614782)
mgun mgun
halk arasında kıymet bilmezlik ve elindekini değerlendirememe dediğimiz bir doğa olayı... ekşi'ye gidersiniz senelerce çaylak kalmaya, eskisi gibi bilgi kaynağı olmadığına homurdanırsınız; uludağ'a gidersiniz "burada da herkes ergen, üstelik forum gibi" diye şekillere girersiniz... ha bu arada formata hakim sözlük bile kalmadı artık o da ayrı mevzu... geri kalanların zaten adı bile anılmıyor o kadar örneğe gerek yok...

şimdi tüm bunların toplamında burada son birkaç senedir, fazla yazmasa bile ismen hafızalarda yer edinen belli başlı yazarlar da dahil olmak üzere herkes kendi görüşünü, kendi atarını, kendi mizahını, kendi iskelesini, kendi çevresini düzenli bir biçimde oluşturup gününü renklendirip vakit geçirebiliyorsa siz kendi adınıza hangi olumsuz halden bahsediyorsunuz acaba? ya da istediğiniz ne? kuru kalabalık yaratıp da ekşi'deki gibi herkes birbirine mi sövsün? bir de en sevdiğim sitem de "kimsenin bir şey yazmaması" e abicim/ablacım sen yaz o zaman, 1 giri 1 giridir, sen yazarsın biz de peşinden gidelim... kimse yazmazsa da elbet bir gün o başlığı aratacak biri çıkacaktır... datamızı oluşturmuş oluruz... sen yaz, tarih de seni yazsın! ne demiş eminem "be a leader, not follower"... please stand up len mq!

neyse, ayda yılda bir buraya girip de kafa ütülemekten bıkmadınız, herkes halinden memnun, her şey de gayet yolunda... all iz well... 7/24 burada olacak halimiz de yok, bilgiye ulaşmak adına milyor tane ikame yer var... varsa paylaşacağın bir şey buraya da ekle yoksa da 2-3 gün sözlükte dolanıp "burada da bir şey yokmuş yea" diye söylenip defolup gidebilirsiniz...

iki satır yazacaktım ama hızımı alamamışım sorry... neyse sıktınız, herkes halinden memnun, siz uzaktan kafa ütülemeye devam ederseniz daha da memnun kalacağız... teşekkürler, bitti, evet!

götler!
clitor eastwood clitor eastwood
tüm yazılanları okumaknan beraber, iistvuud hükümeti olaraktan bu olayda azureel beyciğimin düşüncelerinin altına imza attığımızı deklare ederiz.

tüm bu sözlük bitmijj geyiği bir yana, bu mesele artık itü sözlük veya instela hudutlarını aştı düşüncesindeyim. toplumun/toplumların büyük kısmının hiçbir şeye tahammülü yok artık. ne uzun yazı okumaya, ne kırmızı ışıkta beklemeye, ne de herhangi bir kurala uymaya.
ne adap kaldı benliğimizde, ne edep.
eskiden de küfrederdik birbirimize, lakin hep bir ayarı olurdu. barışmasını da bilirdik, düşünüp hak verebilirdik. "haklısın" demesini bilirdik. artık en ufak bir karşıt görüş veya fikirde hemen ağza alınmayacak hakaretler sarf ediliyor.

bana göre bu bozulmanın asıl sebebi cühelâ kesim değil, bu oluşagelen dengesiz sosyal hayat; eğitimli, mürekkep yalamış, belirli bir standart sahibi olan kitlenin yüzünden. instela başta olmak üzere ekşi, tivitır, instagram vs. yerlerde bu hadise dönüyor. burada bazı yazarlar var, yazılarına veya bilgilerine saygı duyduğum. ama bir başlık veya giri altında öyle hakaretleşme veya laf sokuşma yapmış ki, tekrar okuyorum, doğru okuyup okumadığımı anlamak için.

başta bizimki olmak üzere tüm dünya toplumunun en büyük olayı bu artık: her şeye yetişmek, hiçbir şeyden geri kalmamak arzusu. her şeye yetişmek için okunmaya değer uzun yazıları, paragrafları, kitap bölümlerini ya da kişileri okumayıp, görselliğin büyüsüne kapılarak bakıp, layk atıp geçiyorlar.

bilginin, kültürün, geniş perspektifte düşünmenin yerini görsellik, popüler olma ve birilerine bir şeyleri kanıtlama kaygısı aldığından beri her şey yozlaşmıştır.

bu yozlaşmanın rüzgarı nice kaleyi, siteyi, sosyal platformu yıkmışsa da instela bir şekilde, topallayarak da olsa ayakta kalmıştır. bu da bir şeydir.
bok atanlar, bu kadar isyanlara gark olma azminin bir kısmını kaliteli içerik oluşturmaya harcasaydı, şu an bunları konuşuyor olmazdık sanıyorum.
rene rene
azureel'in girişini okuyunca yazmak istedim. yahu neredeyse 20 senelik bir platform burası. aynı şekilde sizin yöneticiler ve site sahibi olarak ilişkiniz de bir o kadar var, belki daha uzundur. yanlış hatırlamıyorsam üniversite okuyordunuz ilk sözlük kurulduğunda. e wondrous yurt dışına gitmiş kaç sene olmuş, orada bir düzen oturtmuş, belki buralara bakamıyor, bakmıyor, vakti olmuyor öncelikleri arasında değil vs. niye size tam yetki vermiyor onu anlamıyorum. yani bunca yıllık arkadaşlıktan sonra moderatör, yazılımcı, editör muhabbetini bir kenara bırakmışsınızdır diye düşünerek söylüyorum.

adam atsın tüm şifrelerini azo ya mesela, azureel de de tasarım var kodlama var diye düşünerek söylüyorum bunu, belki radiance da da vardır bilmiyorum. sonuçta bu sitenin tüm kod yükü hep wondrous'da mıydı, öyleydiyse de şimdi madem bakamıyor buralara, size versin aynı yetkiyi, siz toparlayın diye düşünüyorum. sonuçta siz salmamışsınız burayı, sürekli aktifsiniz ve takip ediyorsunuz. zaten insan belirli bir süre sonra kurduğu bağı kolay bırakamıyor. veya eski tasarıma dönmek çok zor bir şey değilse ona dönülsün, sonuçta o en son bıraktığınızda stabil çalışıyordu dimi, en azından öyle devam edilir.

bir taraftan anlıyorum. az trafik az gelir, hiç gelir vs. ama bu sitede bir şekilde yazarından imtiyaz sahibine herkesin bir emeği var ve bu yıllarla perçinlenmiş. atıyorum, belki wondrous'un çalıştığı işe başvururken bile cv sinde itusozluk vardı portfolyosunda. her biriniz için çok güzel zamanları oldu, sözlükle birlikte büyüdü bir çok insan. zirvesi, kavgası, geleni gideni, küseni, özleyeni, hepiniz için güzel anılar birikti burada. şahsen ben çok iyi insanlar tanıdım ve neredeyse on senedir irtibat halindeyim.

bir ara yeni server muhabbeti vardı hatırlıyorum, sözlük kapanmıştı falan, server kasası yapmıştınız hayal meyal hatırlıyorum o geldi aklıma yazarken niyeyse(?).

sonuç olarak, benim düşüncem, bu site ya tamamen kapanmalı ve internet tarihinde yerini almalı, ya da 10 kişi bile kalsa saat gibi çalışmalı. çünkü yaşamışlıklar var, emek var, size kattıkları ve sizin kattıklarınız var. bu şekilde her bir yerinden error vererek, dökülerek, ite ite çalışması çok acı bir şey benim için ve bunu hak etmediğini düşünüyorum. eminim bu sitenin çekirdek kadrosu yapımcısı ve yönetenleri için çok daha acıdır. bu şekilde süründürmenin bence faydası yok, eski kullanıcılardan ve yenilerden de bir çok insan belki bu hatalar sıkıntılar yüzünden yazmıyor veya bırakıyor. demek istediğim, bir hevesle açılıp terk edilmiş warez film sitesi gibi dökülüp bozulacağına güzel bir şekilde bitsin anı olsun, veya çok az hit bile alsa tam olarak işlevsel bir şekilde çalışmaya devam etsin.

ben iki sene önce sözlük konsepti bitti diye düşünüyordum. şu an soracak olursanız bu konsept hiç bir zaman bitmeyecek diye düşünüyorum. facebook bana göre şu an bitti, en azından gençler için tercih edilmiyor, kitlesinin yaş ortalaması ilk popüler olduğu yıllara göre çok çok farklı. facebook bir çokları için artık cüzdandaki nüfus cüzdanı gibi bir şey oldu. sürekli yanında taşıyor, ama açıp bakmıyor. yanında taşıyor çünkü cv lerde bile sosyal medya kısmında facebook hesabı linkedin hesabı ekliyorsunuz.

instagram kullanmayanların sayısı git gide artıyor, en azından benim çevremde. twitter ın da modası geçmeyecek kolay kolay, illa ki kalem ve kağıt noktasında insanlar buluşacaklar her şeyi tükettikten sonra. instagramla başlayan görsel anlatım ve twitterla hayatımıza giren "kısa ifadelerle" derdini anlatma sistemi insanların sosyal medyayı kullanma ve yorumlama şeklini kökten etkilemiş olabilir ama bunun uzun süreceğini düşünmüyorum. twitter ın karakter sınırı arttırması bile bunun ipucunu sizlere verebilir. sonuç olarak insanlar yazmak ve okunmak isteyecek her daim. bu gün türkiye de geçmişe göre çok çok yüksek oranda kitap basılıyor, herkes kitap yazıyor, okunuyor mu bilmiyorum ama insanlar yazıyorlar demek istediğim kalemin devri bence bitmez. kaleme karşılık sosyal medyada aynı zamanda "sosyalleşme" ortamı sunan tek konsept benim bildiğim sözlükler var.
yegi yegi
instelaya geçiş olduğunu düşündüğümdür.

ilk bu platforma katıldığımda yıl 2008 idi. o zaman burası itüsözlüktü. sol frame elektrik saati gibi akar içi dolu giriler girilirdi. çok sağlam, donanımlı yazarlar vardı. ha hoş yine iyi yazan yazarlar vardır mutlaka ama görünen o ki o sağlam yazarların da sayıları oldukça azalmış. bu çöküşe teknik olarak bir kulp bulamıyorum ben ancak demem o ki bazen büyüme çabası beraberinde çöküşü getiriyor...
1 /