jean baudrillard

1 /
rout rout
1929 da reims'de doğdu.1966 yılında nanterre üniversitesinde henri lefebvre ile çalışmaya başladı.aynı üniversite de sosyoloji dersleri verdi.simülasyon kuramıyla günümüz düşünce dünyasının en çok konuşulan isimlerinden biri.bir çok eseri türkçeye çevrildi.
pandimonium pandimonium
"körfez savaşı aslında yaşanmamıştır" cümlesiyle yeni bir bakış açısı ortaya attı. aslında bu simulasyon teorisinin bir sonucu olarak da görülebilir. simulasyon teorisi -miş gibi olan, yanılsama ve hayal ürününden ortaya çıkmıştır. bu durumda körfez savaşı sırasında insanlar bu savaşı birebir tecrübe etmediler, televizyondan seyrettiler. bu savaş aslında hollywood sinemalarında yapılmış kurgusal bir savaş da olabilir. bunu tecrübe etmeden kimse bilemez der.

baudrillard hyper-reality kavramından bahseder. walt disney bunun bir ürünüdür. insanlar aslında yaşadıkları gerçekliği bir kurgusallık içinde yaşamaktadırlar. gerçeği tecrübe etmek yerine kurguyu tecrübe ederler. bunu başka bir açıdan geroge orwell'in 1984 adlı romanında da başka bir açıyla görebiliriz. insanlar ve toplumlar "sign" (işaretler/kavram) lara maruz kalırlar. bu kavramların anlaşılması için de ortak bir dilin olması gerekir. örneğin; "köpek" adını verdiğimiz canlıyı bir ingiliz, ya da türkçe bilmeyen biri "köpek" dediğimizde anlayamayacaktır. bu anlaşılmazlığı toplumsal boyuta taşırsak, insanlar aslında bir çok işarete maruz kalmaktadırlar günlük yaşantılarında. bunlardan en önemlisi de medyadır. mtv denilen kanalda bir çok "imaj" işaretlerine maruz kalıyorz. bu durumda ise tekelci medya aslında bizi bu işaretlerle farklılaştırıyormuş gibi görünse de aynılaştırıyor.

kısacası bu adamı anlamak oldukça karışık bir iş...
minnien minnien
" estetiğin ya ötesindeyiz ya da altında.. bu anlamda artık güzel ya da çirkine ulaşamadığımızdan ve değer yargısında bulunmamız olanaksız olduğundan içinde bulunduğumuz bu noktada umursamazlığa mahkumuz.." demiş, yüksek lisans tezlerinin başrol oyuncusu..
ahmak ı hayal ahmak ı hayal
umutsuzdan da öte toplumsalın varlığını tamamen reddeden, şu sıralar ve oldukça uzun sürecek şekilde ölü olan bir insan baudrillard. bunu kafasına taktığını pek sanmıyorum. toplumsalın yok olduğunu değil, hiç olmadığını, bunun sonucunda sosyoloji diye bir şey de olamayacağını yazıyor sessiz yığınların gölgesinde - toplumsalın sonu nda. ne bir gönderen, ne bir alan, ne bir yansıma. toplumun bir tür kara deliğe dönüşmüş olduğunu söylecek kadar ileri gitmiş de olabilir. fakat bu tespit de nihayetinde sosyolojik bir tespit değil mi diye düşünmek de mümkün, hadi ordan postmodern demek de.
edmond dantes edmond dantes
simülasyon ve simulakr kitabıyla insanı hayattan soğutan, gerçeklik algısının yitip gitmesine sebep olan, insanı paranoyaklaştıran dede.

"kapitalizmden kurtulmanın tek ve en kesin yöntemi, tüm insanlığın topluca intihar etmesidir."
galiba galiba
murat menteş in "dublörün dilemması" romanının ibrahim kurban karakteri, şu şekil tanımlar baudrillard'ı:

"teori trapezcisi, kuram bileyici, analiz tozutucu, felsefe distribütörü, kaos arabulucusu, iddia santrali, entelektüel levazımcı, literatür şifrecisi, doktrin didikleyicisi, tefekkür tatlandırıcı, postmodern çekirge, eleştiri reaktörü, tez kamaştırıcı fransız jean baudrillard."
revolution in the everyday life revolution in the everyday life
"hakikat, ortada bir hakikat bulunmadığını gizlemeye çalıştığından -simulakrların hakikati gizleme şansı yoktur. simulakr hakikat demektir" sözünü simülasyon ve simülakrlar kitabında söleyen, ve gerçeğin artık tüm göstergelerine sahip simulakrlarla yer değiştirdiğini öngören hiper-gerçeklik kuramcısı.
1 /