kadına şiddet abartılıyor

1 /
strutter strutter
bilin bakalım kim söyledi bunu?

erdoğan: kadına şiddet abartılıyor ankara - başbakan recep tayyip erdoğan, büyük anadolu otelinde düzenlenen türk metal sendikası 16. kadın kurultayına katıldı. kurultayda bir konuşm... ntv

bence de abartılıyor! ayşe paşalı'nın öldürülmesi, otuz küsür yerinden sokak ortasına bıçaklanan kadınlar, bunların hepsi abartı. ne, töre cinayeti mi? 16 yaşınaki kız çocuğu töre korkusundan intihar mı etmiş? yok canım, muhalefet abartıyor!

helal olsun rte'deki cesarete, yüzlerce kadının karşısında, kadınlar günü arifesinde bu lafları edebilmek büyük cesaret. bir allahın kulu da sesini çıkarmamış bu laflara, o kadınlara da helal. ne diyelim, alan razı satan razı belki ama gönül razı değil işte, bir tek ona laf geçmiyor!

edit: ulan şunu bile eksilediniz ya, yuh olsun! sahip olduğunuz o ideoloji yerin dibine geçsin arkadaş! kadına şiddet diyorum, annelerimiz diyorum. belki de senin kız kardeşin, canından çok sevdiğin arkadaşın diyorum ve sen bunu eksiliyorsun.

yatacak yeriniz yok lan gözümde. benim yazdığımı eksilediniz diye değil, umrumda da değil zaten. toprak, sizin gibileri nasıl kabul edecek, onu merakımdan!
elastigirl elastigirl
başta troll söylemi sandığım ama sonradan başbakanın söylemi olduğunu anlayıp ne yazık ki şaşıramadığm laf. her 8 martta bir ayrı aşağlıklaşıyor durduramıyoruz. anılarım canlandı üniversitede aldığım aile içi şiddet dersine dair. bir derste şunu konuşmuştuk mesela eğer birlikte çalıştığımız kişi boşanamayacak durumdaysa korunması için neler yapabiliriz(psikolojik danışmanım)bu konudaki broşürde maddeler vardı güvenli bir yer belirleyip oraya kimlik kıyafet ayakkabı bırakmak , çocuklara buraya kaçmayı öğretmek , kavga esnasında banyo gibi dar alanlara ve bıçaklanma ihtimaline karşı mutfağa girmemek. kanımız donmuştu bildiğiniz sürekli ölüm tehditi altında savaşta yaşama hali. sonra sabırlı olmamız gerektiğinden bahsetmiştik bu insanlarla çalışırken. çünkü şiddet insanın kimliğini öyle bir eziyordu ki mağdur bir süre sonra bu aşağlanmayı hakettiğine inanmaya başlayıp şiddet uygulayandan özür diliyor aynı cehennemde küçüldükçe küçülüyor yine de oraya geri dönmek istiyordu travmanın sonucu olarak. her dersten ayaklarımı sürüyerek çıkıyor anlamıyor inanamıyor hemen unutmaya çalışıyordum duyduğum örnekleri. unuttum sanıyordum. bir gün bir arkadaşımla politik bir mesele tartışıyoruz. arkadaş 1.93 boyunda bir erkek . sesini bile nadiren yükseltir. tartışırken birşey almak için ayağa kalkıp elini uzattı ve ben farketmeden kendimi sakındım. çocukcağız da anlayamadı ne oluyor. ama bu sadece şiddet hikayelerini dinlemenin izi.hangi kadın diyebilir bende yok o izlerden hiç etkilenmiyorum . yıllarca yaşayan bir insana neler oluyor eminim anlayamayız. bunu bildiğim için mide kaldırıyor bu açıklama
hkg hkg
''hiç kimse aksini iddia etmesin, hiç kimse kendi kaba şiddetini mazur ve meşru gösterme çabası içine girmesin. bizim geleneklerimiz kadını, evin de ailenin de sosyal hayatın da ekonomik hayatın da en merkezinde görür ve böyle kabul eder. '' demiş rte kişisi.
hani nerde?çevremizdeki kaç aileden kaçında bu böyle?
en basitinden çocuk bir yere gitmek için izin alırken kaç ailede babadan değilde anneden izin alıyor.erkek gece saat bilmem kaçta canı istediğinde dışarı çıkabiliyorken kaç kadın çıkabiliyor?buna ses etmeyen kaç erkek var?
kadına şiddet abartılıyormuş.yok ya.hiç bir bireyin başka birine şiddet göstermeye bir tokat atmaya dahi hakkı yok.peki kaç kadınımız tek bir tokat yemeden sürdürmüş evliliğini?bizim kültürümüzde kadın susar.kadın cefakardır.niye bu böyle?neden kadın herşeye eyvallah demek zorunda bırakılıyor?
töreler uğruna kaç can yitip gidiyor bir günde?
yok canım yok hiç bir şeyin abartıldığı yok!beğensek de beğenmesek de ülkemizin gerçeği bunlar!inkar etmeye gerek yok!
kkwwrrcckk kkwwrrcckk
her gün 3 kadının öldürüldüğü ülkemizde kadına şiddet gerçekten de abartılıyor, 3 kadın dediğin nedir ki?
tanım:rte'nin harika tespiti.
isik dogudan yukselir isik dogudan yukselir
düz mantık okursak dosdoğru bir tespit.
gerçekten de kaçıncı yüzyıla geldik, hala kadına karşı şiddetin dozunu abartıyorlar.
öğrenemediler sevip, koklamayı.
belki de rte bu bağlamda söylemiştir sözünü.
yoksa yakışırmı koca devlet adamına mağdur kadınlarımızı görmezden gelmek.
güdümlüanneterliği güdümlüanneterliği
kadına şiddet, bırakın abartılmayı, önemsenmiyor bile. kadına şiddet uygulamanın mantıksızlığını burada kime açıklayacağız ki. sadece egosunu tatmin etmek isteyen dar beyinli insancıklara mı? iş yerinde patronu ya da üst mevkiisi tarafından ezilen erkek, iş yerinde patronu kadınsa eğer ve cevap veremiyorsa onun ezikliğini yaşayan erkek, para yok diye evde kadına saldıran erkek, karakolda kadını dinlemeyip ağzını burnunu kıran adamın - zira kocası diyemiyorum- yanına tıpış tıpış geri gönderen polis kılığındaki canavar ruhlu erkek, bilmem kaç kişinin tecavüzüne uğramış kızı suçlu yerine koyan hakim kılığındaki sapık ruhlu erkek, üvey kızını et parçası gibi gören şerefsiz erkek.. bunların hepsi kadına şiddetin nedenlerinden sadece bazıları. bizim yüzeysel olarak dışarıdan gördüklerimiz, aynanın bize yansımayan tarafı..

ve bunların karşısında kızını baba evinden tıpış tıpış, hakaretlerle onu döven adamın yanına tekrar, tekrar ve tekrar gönderip ölümüne sebep olan baba, abi kılıklı adamlar. yolda sadece kadın olduğu için yediği laflar, doğudaysa okumak için verdiği çabaların sonucunda orospu yerine koyulup 12 yaşında iken, 3 karısı olan bir herifle babası tarafından evlenmek zorunda bırakılan kızlar.. parçalanmış hayaller, morarmış suratlar, her daim dolu dolu olan gözler, erkek egemenliğine ses çıkaramayan, korkutulan kadınlarımız. evet biz onlarız. kadınız. evet abartıyoruz çünkü yüzümüz mor, şişliklerle dolu. ama beynimiz hala çalışıyor. onun da yokedilmesi lazım ki, erkekler mutlu olabilsin değil mi? çünkü ancak o şekilde tamamen tatmin olacaklar. mor çatı adlı bir derneğin olması bile bunun en vahim örneği. 21. yy.da neden hala böyle bir kuruma ihtiyaç duyulur ki ? demek ki eksik, yamuk, boktan bir şeyler var ortada. kadın olmak dünyanın heryerinde zordur, ama türkiye'de ayrı bir zordur!
sweet november sweet november
hee abartılıyor beyim hee abartılıyor diye tepki verilesi önerme. sen hiç kocasından dayak yediği için ağzı yüzü şişmiş kadının bir ay sokak yüzü göremediğinden haberdar değilsin galiba. dayaktan sesi kısılan kadın tanıyorum ben. sen onunla bir tanış. bak bakalım neyi abartıyoruz. yediği dayak yüzünden çocuğunu düşüren kadınla da tanışabilirsin bak. o da durumu abarttığımızdan söz edecektir sana. üç çocuk doğurun demeyi biliyorsun, dayak yüzünden düşürürsek çocukları nasıl kalkınacak bu ülke. nasıl daha da kalabalık olup sığamayacağız bu ülkeye. sokakta, dayak yüzünden ölü bulunan kadınlar var ya; onlarla da tanış sen. sıcacık kürsüden konuşmak kolay.

en az üç çocuk doğurun kadınlar; adamı hasta etmeyin!
theartofmathematics theartofmathematics
(bkz: velev ki abartılıyor)
bu olayın iktidarına zarar verdiğini/vereceğini düşünen şahsın -şahıs mı bilemedim şimdi?- önceliklerini ortaya koyan açıklamasıdır.

benim önceliğim, halk-hele ki kadınlar- ve onlara uygulanan şiddet falan değil, oy kaybı-kazancı demek istiyor ya da şuursuzca bunu dediğini de anlayamıyor.
lordofthething lordofthething
başbakan recep tayyip erdoğan tarafından söylenmiş kelime.

yok öncelikle rte'nin korkunç sanrılarından bahsedeceğim.

rte her ne varsa kendisinin nimeti olduğunu varsayıyor. biz geldik hastalar ilaç almaya başladı, biz geldik yollar oldu(evet daha önce yeraltından gidiyordu ki karayolları ihalesi 1997 yılında refahyol hükümeti tarafından yapıldı rte üstüne kondu bilmeyen araştırsın), biz geldik özgürlük arttı(galiba erdoğan kendinden önce evren yönetimdeydi sanıyor ki hatırlayın yine ecevit'in karşısında yazarkasayı yere atan adam vardı, şimdi protesto edebilirler evet edebilirler diye insanlar gözaltına alınıyor), biz geldik her eve internet geldi(ahahaha şaka bu adam)...

şimdi de şunu diyor "biz gelmeden önce kız çocuklarını gömüyorlardı" yuh, evet abarttım ama bu onun gibi bir şey. yok artık.

istatistik tutulmuyormuş....yoooo...tutuluyodu..hadi bakalım..

"kamer vakfı çalışanı nilüfer yılmaz da, 1997 yılından beri kadına yönelik şiddet ve namus cinayetleri konusunda çalışmalara başladıklarını, bugüne kadar doğu ve güneydoğu anadolu'da 10 bin kadına ulaştıklarını, her kadınla ortalama 3 kez görüşme yapıldığını söyledi.

yılmaz, 23 ilde birer kadın danışma merkezi açtıklarını, başvuru yapan kadınlara psikolojik, hukuksal ve iş danışmanlığı destekleri verildiğini, aynı zamanda şiddet ve cinayet gibi konularda da hemen müdahale etmek için bazı illerde acil müdahale ekipleri oluşturduklarını, bu ekiplerin içinde de resmi ve sivil görevlilerin yer aldığını anımsattı.

bir çok olumlu gelişmeye rağmen zihniyet değişikliği sağlanmadıkça kadınların şiddet yaşamaya, öldürülmeye devam edeceğini belirterek, şöyle konuştu:

kaynak: kadına şiddetin en çok olduğu iller burnu kesilerek cezalandırılan, töre ve namus gerekçesiyle intihara sürüklenen, başta eşleri olmak üzere, kayınpeder, baba, kayınbirader, oğul veya... haber7

(senin haber siten rte laf aramızda)

''2010 yılı boyunca türkiye'de 400 civarında kadının öldürüldüğünü hep birlikte basından takip ettik. 2010 yılının 6 ayının diyarbakır'da 333 kadın şiddet maruz kaldığı için başvurdu. kadınlardan 315' aile içi şiddet, 8'i aile dışı şiddet, 10'u ise namus cinayeti başvurusudur. kadın birden fazla şiddet türünü birlikte yaşayabiliyor. fiziksel şiddet yaşayan aynı zamanda diğer şiddet türlerini de yaşayabiliyor. aslında şiddet önceden de yaşanıyordu. ama bir farkındalık ve bilinç oluştu. artık kadınlar şiddete 'hayır' demeye başladı. medyanın çabası, gündeme tutması, kadın kuruluşlarının çoğalması, ve daha çok sahiplenmesi nedeniyle şiddet artık kapalı, gizli kalmıyor. hiç bir şey gizli kalmamaya başladı. kadınlarda artık haklarını öğrendikçe, itaat etmedikçe şiddet çoğaldı. zaten itaat etiğiniz zaman sorun yok. ailenin, toplumun koyduğu normlara uymadığı zaman kadın cezalandırılıyor. önceden tck'da azmettirenler için bir suç yoktu. hatta ceza indirimi vardı. şimdi azmettirenlerde ceza alıyor ancak bu kez yöntem değişti. bu kez öldürmek yerine intihara zorlanıyor. gelen başvurulardan tespitlerimiz bu yönde. şiddetin gizli ve kapalı kalmaması çok önemli. 13 yıllık çabalarımızın sonucu sevindirici. zihniyet değişikliği olmadan bir adım ileriye gidemeyiz. zihniyet değişikliği olmadan kadınların güçlenmesi güç. zihniyetlerde değişim olmadığı sürecede sorun hep devam edip gidecek.''

yani kadın dernekleri mor çatı felam can sıkıntısından kurulmadı sayın erdoğan..

1997 yılında artık dur demek için kurulmuş sadece bir dernek bu....

yıl 2010 rte. ve şiddet her geçen gün aynı, tık yok, kafa aynı...

neden acaba...

dur düşüneyimm....

senin bakanın çıkıp "kadınlar iş aradığı için işsizlik var" demesi gibi bir şey olmasın.

yada senin şakşakçı nimet'inin çıkıp "ilkokullarda kızlar ve erkeklerin sınıflarını ayıralım" demesi gibi yada personel space uygulamasıyla kadınlara potansiyel tahrik edici muamelesi yapılması olmasın..

yada sayın başbakan senin üniversite'de öğretim görevlin çıkıp" dekolte giyenin tiridine banın" demiş olamsından kaynaklanmasın..

kafa değişmiyor rte...kimse abartmıyor...

yada abartıyor....

hatırla mısın? 2 ve 3 yaşında ki bebeklere tecavüz edenlerin haberleri için "olayları abartmayın" demiştin...

abartmıyoruz...abartsak sen orada olamazsın...
eleanor eleanor
kadına şiddet son 7 yılda %1400 arttı.%1400 7 yılın bilançosudur. kadına uygulanan şiddet abartılmış, abartılan bir şey varsa budur, hükümetin başına haber edelim.

bunda etken bir değil birden fazla, en önemlisi ekonomi. artan şiddet eğilimlerinin altında, insanların sinir harbi içerisinde olmasının etkisi büyük, geçinemiyor insanlar. sermaye bir grubun elinde ve o grup içerisinde el değiştiriyor. yalnızca kadına yönelik değil artan şiddet. şiddetin bizatihi kendisi artıyor. çünkü şiddet alttan altta veriliyor. işkenceye 0 (sıfır,zero) tolerans tanınacağı söylenirken , hapishanelerden her geçen gün işkence haberleri geliyor, her gruptan protestocunun aldığı cevap polis şiddeti oluyor, trafiğe çıktığınızda bağırış çağırış insanlar her yerde, bu durumda kadın yani, fiziksel yönden erkeğe oranla daha zayıf durumdaki kadın nasıl sbeeplenmesin. koca, karısını dövüp hıncını çıkarıyor kadın da çocuğunu dövüyor,bu böyle devam ediyor. çünkü şiddet örgütleniyor. bir taraftan silah alma yaşı 18 einiyor, m.k.e 2005 ten bu yana taksitle silah satıyor. bir taraftan yoğunlaşan muhafazakar yaşam tarzının dayatımıyla kadının sosyal hayattan çekilmesi ,çekilmiyorsa bile muhafazakar anlayış ile varlığını sürdürmesi için çabalanıyor. nasılmı? kadınlar iş aramazsa işsizlik sorunu olmaz deniyor burdan çıkan sonuç, evde oturun kadınlardır, açık giyinen kadın tecavüze uğrarsa kendisi haketmiştir deniyor, yani; tecavüze uğramak istemiyorsanız kapanın demek bu. ama hepsinden önemlisi, bu muhafazakar kafanın dayanağı erkek egemen ideolojinin daha da sabitlenmesidir. kadın, erkeğe tabiidir, asli unsur değil, erkeğin bir uzvu gibi, tali bir unsurdur toplumda. erkeksiz kadın penceresiz evdir, herkes saldırabilir, başbakanın lafı unutmayın. erkeksiz kadın, tehlikeye açıktır, erkekli kadın da saldırıya açıktır ancak ses etmemesi gerekir, erkeğini yani sahibini bulmuştur, erkek ne hükmederse hakkında kabul etmesi gerekir, 8 yıldır her şekilde bilinçaltlarımıza işlenen bu kafa işte, erkek egemen ideoloji. muhafazakar hasta kafa. kadın asla metadan öte değil, düşünün ikinci eşleri doğudan alın, kürt sorunu kalmaz bile dediler. diyorlar, kendi zihniyetlerini her şekilde dayatıyorlar ve toplum bu yönde şekilleniyor.8 yıllık, cehaletin , şiddetin,erkek egemen zihniyetin örgütlenmesinin sonucu kadına şiddetin %1400 artması. bunların geleceğin göstergesi anlayana, ben bekliyorum yanında mahremi olmadan sokağa çıkmasın namahrem de diyecekler ve bunu alttan altta öyle örgütleyecekler ki, kadınlar zaten iş hayatından ve sosyal yaşamdan çekilmeye başladı, yakında sokağa tek başına çıkamayacaklar. bunlar iyi günlerimiz yine.
devenin ponponunun ucundaki tüy devenin ponponunun ucundaki tüy
haddini aşan söylemdir. bunu söyleyen ve bu düşünceye az ya da çok sahip olan birinin evladına eşi tarafından şiddet uygulansa hiç bilemiyorum neler olur.

ha bu kadar şiddet kesmiyorsa ağız göz patlatmakla kalmayıp öldürsünler cesetleri de şölen ateşinde yaksınlar etrafında da dans etsinler. belki böyle olunca şiddet sayarlar.
pes...
moonmoon moonmoon
kadnlara çok fazla şiddet uygulanıyorrrr ülkemizde ki kadınların çoğu şiddete maruz kalıyor buda çok kkötü bi durum tabikiiii biraz daha eğitim alsa insanlarımız böle şeyler olmazzz
redghost redghost
ailesinde gördüğü şekilde konuşan birinin söylediği sözdür. demek ki ailesinden öyle görmüş adam. kadına her şey müstehak onlarda. tek sorun adam artık ailesinin değil bütün türkiye'nin kadınlarını baz almalı.

bütün başlığı taradım tek bir şakirt bulamadım. neden? çünkü onlar bile farkında ailelerinde kadınlar olduğunun.

edit: bu lafı üzerine bile gidip bu adama oy verecek kadınlar var ya. işte ona yanarım.
1 /