kadınlar güce tapar

1 /
ürkek güvercin ürkek güvercin
ben bu ara bu cümleyi çok sıklıkla duymaya başladım. bu cümleyi kurarken takınılan tavır mesela çok tuhaf geliyor. sanırsın ilişkiler üzerine master yapmış üstün zeka. ''kadınlar güce tapar abi, olmadı ki bizimde şöyle bir şeyimiz...'' o şey neyse artık.

güç kavramı başkalarını etkileyebilme, onlar üzerinde otorite kurabilme yeteneğidir. kişinin gücü arttıkça etkileme kolaylığı da artar. burada güç diye değerlendirdiğimiz kavramın ne olduğu önemli. güce tapar derken para mı kast ediliyor ? sanırım bu. gidip kaslı maslı bir erkeğe tapmaktan bahsedilmiyor olsa gerek. öyle olsa kadına öküz, erkeği tren olarak nitelendirmek gerek. bu erkeğin vücudunu putlaştırmaya giriyor biraz.

bu olay aslında kadın erkek cinsiyeti fark etmez. insanoğlu gücü sever. gücü sevmiyorum ben diyen bir insan kendi ezikliğinin içinde var olmaya çalışmaya alışmış insandır benim gözümde. hiçbir şey için çaba sarf etmez. elindekilerle yetinmeyi bilir. silik bir canlı bir nevi..

güç... her şeyin üstesinden gelebilecek cesareti tetiklemeye yarayan bir olgu. her insanda bulunması elzem olan...

yani anlayacağınız sadece kadın üzerinden bir genelleme yapmak yerine insan kavramı ele alınmalı.
dolphin1313 dolphin1313
evet . bu kadının bilinçli olarak değil içgüdüsel olarak yaptığı bir tercihtir .
her ne kadar insanlık olarak belli bir medeniyet çıtasına ulaşmış olsak da , aslında hala çoğunlukla içgüdüleri ile hareket eden ilkel canlılarız.
şuh pakize şuh pakize
çocuk yapan bir bünye içgüdüsel olarak çocuklarını besleyip büyütebilecek güçlü bir baba adayı arar.
siz erkekler de geniş kalçalı, iri memeli hatunu üreme içgüdünüz sebebiyle istersiniz.
içgüdüleri, hormonları hafife almayın. hayatımızı büyük ölçüde onlar yönlendiriyor diyebiliriz.
sakil sakil
buna doğru değil diyen insan net bir şekilde şov peşindedir. bunu sadece fizikî güç, toplumsal güç, ekonomik güç falan diye indirgememek gerekiyor. ha günümüzde para konuştuğu için daha çok para unsuru ön plana çıkıyor. gücü çağrıştıran her şey kadınlar için ilgi çekicidir.

mesela erkekler de güçlü olmak ister. daha güçlü bir ekonomik güce sahip olmak için para kazanmak ister. mesela erkeklerin polisliğe, askerliğe yönelmelerindeki temel etkenlerden biri, üniformanın gücüne olan inançlarıdır. veya hüzünlerini dışarıya göstermek istemezler çünkü güçlü kalabildiklerine inanılmasını arzularlar. böyle böyle uzar gider.
nyks nemesis nyks nemesis
tapma kelimesi biraz fazla, sevmek veya çekim duymak daha doğru olabilir. ama bir kadın olarak ana fikrin doğru olduğunu söyleyebilirim. gerçi bununla da sınırlı değil ve düzeltilmesi gerekilen bir nokta var. şimdiye kadar karşı cinsle gerçekleşen sohbetlerimi, iletişimimi göz önünde bulundurduğum zaman, erkeklerin de güç sevdiğini rahatlıkla söyleyebilirim. onlara bağımlı yaşayan, hayatının merkezine koyan, sevgilisi/eşi dışında başka hiç bir şeye kafayı yormayan aciz bağımlı güçsüz kadınları sevmiyorlar. bakmayın siz evine bağlı sözlerini dinleyen uysal kadın aradıklarına, alakası yok.

hatta bundan da fazlası var; başının dikine giden, sözünü esirgemeyen ve en önemlisi ''ben sen olmadan da var olurum çünkü güçlüyüm!'' cümlesini hissettirebilen kadınların peşinden ayrılmıyorlar. ''hiç bir kadına eyvallahım yok!'' diyen adamların, güçlü bir kadın karşısında süklüm püklüm olduğunu defalarca gözlemledim. iki cins içinde ''güç'' kavramı farklı kelimelerle karşılık bulabilir ve doldurulabilir belki, ama asla unutulmamalı ki insanoğlu hepten güce çekilmeye meraklı.
di mi ya di mi ya
bir kaç giride de değinildiği gibi, güç tanımı içine binlerce şey sokabilirsiniz. o nedenle bunları ayirma gereği hissetmiştir insanoğlu.
mesala; fiziki güç, zeka gücü, karakter gücü, liderlik gücü, maddi güç, manevi güç vs vs vs
ozellikle erkekler, kadinlarin sadece kas ve para gücüne taptığını sanıp asıl hedefi kaçırıyorlar.
hiçbir kadın (istisnaları hesaba katmıyorum) sırf kaslı diye bomboş bir adamın peşine takılıp gitmez mutlaka onda gördüğü sizin bilmediğiniz bir sürü çekici nokta vardır. veya hiçbir kadin sirf parası var diye, salak, iki kelime edemeyen, yatakda, hayatta ya da sokakta etkisiz bir adamla olmaz.
mesele çok basit aslında karmaşaya gerek bile yok. insan dediginiz şey binlerce parçadan meydana gelen bir puzzle gibidir. biri eksik olunca eksik parçayı gücümüzle tamamlariz. mesala parası çok olan adamın puzzle'nda merhamet, şevkat yoktur kadın o eksiği parayla tamamlar. ya da zeka gücü yuksek bir adamın, maymun gibi bir tipi vardır ama kadın o eksigi zeka kismiyla tamamlar.
ve asla unutulmaması gereken bir dna kodlamamiz olduğudur.
tıpkı siz erkeklerin büyük meme sevmenizin altinda yatan gerçek gibi. dnamiz bize der ki; "eyyy dişi, bak bu erkek kasli, uzun boylu, zekası da fena değil bundan doğacak çocukları düşünsene, topaç gibi olurlar vallahi, hadi durma ona git."
kısacası tek bir noktadan bakarsanız her zaman yanılırsınız. persfektifinizi geniş tutun. olay kas ya da para değil. onlarca farklı güç türü olmasi.
tyler norton tyler norton
kadınlar, bir erkekteki celal tecellisine tutkundurlar.

erkekler de, kadındaki cemal tecellisine.

güzel bir kıza hayran hayran bakarsın, halbuki "ilk bakış lehine ikinci bakış aleyhinedir" uyarısının yapılmış olmasına rağmen.

o kızdaki cemal, güzellik, yalnızca allah'ın sonsuz cemal denizinden sıçramış bir katredir ve emaneten gelmiştir. kalıcı değil eğretidir çünkü her şey eninde sonunda aslına döner. o kızın hastalanınca veya ihtiyarlayınca ne hale girdiğini düşün.

bu tecelli ile allah bize demek istiyor ki, "o güzel kızda beliren cüzi cemal aslında bendendir, bana aittir. üstelik o cemalin sonsuz bir deniz halinde kaynağı benim. o güzel kızı, ibret alman için ben yarattım. ama güneşin küçücük bir pırıltısını görüp, orada takılı ve de çakılı kalma, hemen başını kaldırıp güneşe yani bana nazar et."

aşikare bir şekilde görünmesi için de, erkekteki celal tecellisine hitler'i örnek vereyim.

tam techizatlı nazi ordularının önünde kendinden geçmiş, ağzından köpükler saçarak nutuklar atan ve bir el hareketiyle milyonluk kitleyi hizaya sokan hitler'i gözünüzün önüne getirin.

işte böylesine bir hakimiyet, kudret, otorite, yıkma gücü, ona yine emaneten verilmiştir ve allah'ın sonsuz kudret denizinden geçici ve cüzi bir yansımadır. geçici olduğunu şuradan anlayın ki, aynı hitler 5-10 yıl sonra çaresizlikten, yerin dibindeki bir sığınakta kafasına kurşun sıkıp, intihar etmek zorunda kalmıştır.

işte burada da allah, bize yegane kudret sahibinin kendisi olduğunu ve yalnızca ona boyun eğmemiz gerektiğini ihtar ediyor.

hasılı, ister bilsin ister bilmesin, her insanın aradığı gerçekte yalnızca allah'tır. doğrudan göremediği ve görmesi de mümkün olmadığı için, onu aynalarda arıyor.

işte insan denen mahluk, yalnızca bu arayış için yaratılmıştır. bulduğu ölçüde huzura erecek, hedeften saptığı ölçüde de bunalıma düşecektir.

çalıntı
ferrarisi olmayan adam ferrarisi olmayan adam
kocası daeşli olan kadınlar neden burda olduklarını açıklarken önce aşkla gerekçelendirip devamında evlerinin olacağını herifin kaynağı belirsiz paralarla lüks yaşam sürdüğü araba ve vaatleri sıralayınca doğru olabilitesi yükselen iddia.
olabiliyor evet...
1 /