kadınlar kendilerini güldüren erkeklerden hoşlanır

1 /
sleeplessbeauty sleeplessbeauty
kendimden yola çıkarak, doğru olduğu kanaatindeyim bu önermenin.

aynı dili konuşmadığım ve dolayısıyla eş bir espri anlayışına sahip olmadığım bi insanla 'beraber olabilirim' ama bir ilişki yaşayamam.

1,5 sene beraber olduğum adamla bile anımsadığım ilk güzel anım, ben hüngür hüngür ağlarken güldürebilmek için msnde 'aa ağlama artık nolur. şarkı söyliyim mi sana? kaç tane gürgen palamut, altı yaprak üstü bulut' diye saçma sapan şarkı tutturmasıydı. o an "oh bebek, hayat böyledir işte, ama ben seni mutlu edebilirim" edasında bir playboy bozmasındansa, bir gülümsemem için aklına gelen her şeyi yapabilen bir adam, her zaman için daha caziptir; bana göre.

tabi parayı, pulu, ünü, artizliği, popülerliği; insanlıktan, aşktan, sevgiden üstte tutan birçok kadın için, maalesef sevgiliyle katıla katıla gülebilmek hiçbir şey ifade etmemektedir. ama yine bence; öyle bir kadınla yaşanacak ilişki de, zaten olmayıversindir. evet.
ayaktakiadam ayaktakiadam
evet sadece hoşlanırlar. işi ciddiye götürmezler. çünkü güldüren erkekler ciddi olamaz (önyargı). şöyle ki

+ alemsin murat ha. nerden buluyorsun bu esprileri. ölüyorum gülmekten sana
- yok canım abartıyosun
+ ya vallahi senin yanında kendimi çok mutlu hissediyorum
- hadi ya gerçekten mi? o zaman benimle çıkar mısın?
- şimdi murat ben seni arkadaş olarak görüyorum. böyle iyi. sen sadece güldür
kutadgu kutadgu
etrafında bir sürü onu güldüren adam olduğu için hayatından hoşnut olan, çevresindeki onu güldüren adamların onun için kırk takla atmasından hoşlanan, onu güldüren adamların yanında egosunu tatmin edip angut(karizmatik olsa yine iyi) adamın birinin peşinden giden kadınların öznesi olduğu cümledir. öyledir işte.
eni eni
doğrudur. sadece hoşlanırlar ama. sevgili olmazlar onlarla.

gülüşüp, eğleşirler işte. hani olmazsa olmazı olur o insan da sevgilisi olmaz işte.
çünkü hala anlayabilmiş değilim nedendir, acıya aşinayız. bünyemiz istiyor bunu ki batıyor güllük gülistanlık gidince her şey.

ondandır acıya koşuyoruz. acıya aşık oluyoruz. kollarımızın arasında bizi neşeye boğan, karnına gülmekten ağrılar sokan değil, gözyaşına boğup, kırmızı gözler bırakanlar var.
vela vela
yanlıştır.aşk acıdır,gülümsemeler bile acıtır insanın içini çoğu zaman.güldüren adam bir nevi teselli,unuturken kullanılan bir araç,yada öylesinedir.özenilmeyen,orda bir yerlerde duran bir zat-ı muhterem işte.
dere tepe dümdüz kim öküz dere tepe dümdüz kim öküz
bir çok kızın katıldığı saptamadır. yalnız gözden kaçan sevmek için ya da ilişkiye başlamak için sadece bunun yeterli olmayacağıdır ki olacağını sanıyorsan arşivini ve stoklarını sağlam tut ömür boyu ihtiyacın olacak.

eğer neyin arşivi ve stoğu diyorsan içinden sen ömür boyu o stoklarla gidersin elin mahkum!!!
fikrettin abi fikrettin abi
kimi kadınlar için geçerli bir önermedir. zira bazı kadınları (ulan genellememek için amma da kastım ha) en çok güldüren şey para, hediye, takı, araba vs. gibi şeylerdir. hal böyle iken, böyle şeylerle kendilerini güldüren erkeklerden elbette ki hoşlanırlar. sadece hoşlanmakla kalmaz, hoşlatırlar, koklatırlar...
exclurel exclurel
kesinlikle yanlıştır. hayatımın içinden gerçek bir kesiti sosyal bir tespitle bütünleştirmek istiyorum.

çevremde esprili mutlu mesut bir insan olarak tanınırım. etrafımda da baya bir kız popülasyonu bulunur. ancak hiçbiriyle arkadaşlıktan ileri gidemedim. espri yapıyoruz gülüyorlar ancak herhangi bir elektriklenme felan yok. sadece gülmeler, kendini maymun etmeler etrafında dönüyor ilişkilerim. bu kadar.

şimdi gelelim kızların neden kendilerini güldüren değil de karizma erkeklerden hoşlandıklarına.

üniversitede düzenlenen etkinlikler dolayısıyla bir kız arkadaşımla klasik gitar konserine gitmiştim. kız da yurttan arkadaşlarını çağırmış. biz otururken bunlar geldiler. ben de konseri dinliyorum konuşmuyorum. sahnedeki sanatçıya saygısızlık olur çünkü. hem güzel de çalıyor. konser bittiğinde kalktık ve her biriyle el sıkıştık. kendimi tanıttım. yorgun olduğum için o gün fazla konuşasım yoktu açıkçası. sadece "merhaba ben exclurel tanıştığımıza memnun oldum." diyorum. salonun kasvetli ortamından çıkmak için kapıya doğru herkesten önce gidip dışarı çıkıyorum. hava serin. o gün de sırtıma kahverengi süet ceket almışım. altına da lacivert bir gömlek. renk uyumsuz gibi ama yine de kötü değil. gökyüzüne bakıyorum can sıkıntısı işte dedim ya, yorgunum. ardından kızlar geliyor dışarı. onlara "bugün biraz yorgunum kusura bakmayın." diyorum yüzümde hafif bir gülümsemeyle. onlara veda edip evime gidiyorum.

sonraki günlerde beni konsere götüren arkadaşım bana oda arkadaşlarından birinin sürekli benden bahsettiğini söylüyor. kız etkilenmiş sanırım. o zaman anladım sessiz, iyi giyimli ve klasik gitar konserine giden bir erkek olmak sürekli espri yapıp kendini maymun eden bir erkek olmaktan daha iyi.

ancak benim böyle biri olamayacağım daha eve gittiğimde belliydi:

-exclurel nerde kaldın lan?
-olm var ya bir sürü kızla gitar konserindeydim heh heh.
-iyi lan artık bize bi kız bulursun.
-niye lan pezevenk miyim ben?
-hahahahahahaaa....
-(kafamı zkiym).
1 /