kadir in kurtardığı kadının dayak yemedim ifadesi

1 /
ya umutlar da biterse ya umutlar da biterse
konya'da dayak yediği kişiden kadir isimli bir genç tarafından kurtarılan kadının, 'ortada bıçaklamayı gerektirecek bir durum yoktu. karı-koca arasında yaşanabilecek bir tartışmaydı bizimki' dediği ifadedir..

kadının tehdit edildiğine inanmak istiyorum ama kadir nasıl kendini hiçe saydıysa bu kadın da cesaret gösterebilirdi demeden de kendimi alamıyorum.

kadının sevgilisini kastederek "onun için üç çocuğumu bıraktım" dediği kısmından sonrası olayı özetliyor zaten.

özetle okumaya gerek olmayan ifadedir.

www.dha.com.tr
absimiliard absimiliard
kamu oyu mantığını yitirmiş bir şekilde olaya yaklaşıyor. hukuk çerçevesinde çözülmesi gereken bir vukuat duygusal yaklaşımlar ile birlikte gölgeleniyor. kadının ifadesi de duruma uymayınca dumur olmanın etkisi ile kamu oyu saldırı pozisyonuna geçmiş durumda şimdi de.

delillerin toplanması ile birlikte hukuk gerekeni yapacaktır. fakat kamuoyunun süren bir olayda etki altına sokması adalet kavramını sorgulatmaz mı?

olayda kavga ediyorsun ve karşı taraftan canını kasteden silah, bıçak vs tahriki olmamasına rağmen sen bıçak saplıyorsun. ki karşıdaki kişinin çok sabıkalı biri olması durumu değiştirmiyor. üzerinde kesici bir alet taşımak ise tamamen ayrı bir vaka. toplumsal olarak sorgulamamız gereken farklı noktalardan bir tanesi.

yani nefsi müdafaa yok olayda. elbette duygusal olarak üzüntü dile getirilecek ama "kadir salınmalı" şeklinde kamu oyu oluşturmak ve etki altına almak kötü bir örnek teşkil edecektir.

ekşide okuyorum herkes şu an duygusal davranıyor. mantık çerçevesinde konuşan ise linç iyiyor. gerçi her konuda mantığımızı yitirdik artık memlekette. saatli bomba gibiyiz
mncdprssv mncdprssv
yememişse yememiş arkadaş ne uzattınız ya..

zaten bu memlekette kim neyi olduğu gibi kabul eder ki?

bir düşünün hiç geri zekalı tanıdınız mı?

ya da dümdüz salak?

hayır, imkansız efenim.

kime sorsanız mükemmel.

e hal böyleyken bu kadın neden dayak yemiş olsun ki?
bitli piyade bitli piyade
iyilikten maraz doğar dedikleri böyle bir şey işte. ama verdiği ifadede şu kısım beni daha da şaşırttı: "bir insanı geçmişiyle yargılamamak gerekir. 19 suç kaydı olması, bir insanı kötü yapmaz."

aga be bu toplumdaki insanlar hiçbir zaman eğitilemeyecek orası kesinleşti. daha geçenlerde babası tarafından öldürülen şeyma yıldız 'ın annesi kocası hakkında " benim yavrumu öldürdü; ama katil değil o" demişti.

her zaman söylüyorum kadının en büyük düşmanı gene başka bir kadın. yani ister okumuş olsun ister cahil olsun değişmiyor.

edit:imla
3
rene rene
kadir askerlik arkadaşı, çocukluk arkadaşı gibi durmuş, gülümsetti. vatandaşın kurtardığı kadının dayak yemedim ifadesi olarak düzenliyorum başlığı. kadının ıslak imzalı ifadesi de ektedir. iyi çalışmalar.
ravenhow ravenhow
kadir şeker'in yaşadığı olayla alakalı birkaç şey söylemek istiyorum. hukuk konularında bilgili olmadığım için söyleyeceklerim muhtemelen pek dikkate değer olmayacaktır, tek tesellim konu hakkında her biri bir mahkeme kararı niteliğindeki düşüncelerin sahiplerinin de hukukçu olmamaları. bu sebeple biraz rahat bir şekilde konuşacağım.

kadın haberdeki gibi bir beyan vermişse eğer buna şaşırmamak gerekir, bu ülkemizin bir gerçeği. eminim ki birçok insan buna şaşırmamıştır. bu beyanı değerlendirmeye almadığımızda bile kadir'in suçluluğu suçsuzluğundan daha ağır basıyor. suçsuzluğunu "kadına şiddeti önledi" diye savunamayız bir kere. örneğin sokakta bir erkek başka bir erkeği döverken biri müdahale edip saldırganı öldürse yine aynı şeyi mi diyeceğiz? ya da bir kadın bir kadını döverken? ya da bir erkek bir kadının üstüne yürürken biri o erkeği öldürürse ne diyeceğiz? yani demek istediğim suçluyu öldürmek hangi durumda kabul edilebilir oluyor, bunun bir sınırı var mı? tabii ki kadir'in adamı kadını dövdüğü için öldürmediğinin farkındayım, büyük ihtimalle çıkan kavgada cinayet işlendi fakat bu cinayetin nasıl gerçekleştiği bilinmiyor. yani cinayetin bir savunma mı yoksa saldırı mı olduğu bilinmiyor. ama internette yazanlara bakınca çoğu insanın olayı ya kadını döven erkeği öldürme ya da nefsi müdafaa olarak değerlendirdiğini görüyorum. ilkinin neden geçersiz olduğunu söyledim, ikincisi için de herhangi bir kanıt yok ve ne yazık ki kadının son beyanı durumu daha da kötü hale getiriyor. insanlar bu konularda ahkam keserken 'bence'lerinin sınırının ne olduğunu, 'bence'leri ile yaptıkları tanımların ve ön kabullerin ne derece herkes tarafından benimsenir olduğunu hiç düşünmüyor.

benim için olayın en ilgi çekici tarafı bunlar değil aslında. bu olay hakkında yazılıp çizilenlere ve yapılan haberlere bakarsanız müvekkiline iyi giyinmesi tavsiyesi veren avukatların aslında yargı sistemimizin çarpıklığının değil bizzat halkın sahip olduğu kaypaklığın yansıması olduğunu görebilirsiniz. ölen adam ne yapar, dayak yiyen kadın kimdir gibi konularda hiçbir bilgimiz yokken ısrarla kadir'in fen lisesi mezunu olduğunu, doktor olmak istediğini okuyoruz. sanırım kadir'in var olan statüsünü ve potansiyelini vurgulayarak insanların görüşlerini etkilemek istiyorlar. işsiz olsa ya da kaportacıda çırak olsa işlenen cinayete daha katı yaklaşacağımızın bir itirafı bence bu. bu kadar basit değişkenlerle etkilenen bir teraziye nasıl güvenilebilir?
kızıl kurt kızıl kurt
arkadaşlar bir şeyin aydınlatılması gerek.

öncelikle sağda solda birbirine şiddet uygulayan birilerine(kadın vs erkek olsa dahi) denk gelirseniz göreviniz müdahil olmak değil, etik olarak polisi aramaktır. siz kolluk kuvveti değilsiniz unutmayın. kadir denen üniversite öğrencisi alması gereken cezayı aldı, orman kanunlarıyla yaşamıyoruz, umarım ucuz kahramanlıklar peşindeki hemcinslerime de emsal olmuştur bu dava. kadınların ilişkilerde yanlış seçimleri ve seçtiği erkekler ise ayrı bir tartışmanın konusu. kadınlara kızmaya gerek yok, genellemeye de öyle, herkes dengiyle beraber ben buna inanıyorum.

sokakta rast geldiğiniz, sevgilisi tarafından şiddete uğrayan kadınların emin olun ilk şiddete uğrayışı değil o. önce duygusal şiddetle başlar her şey, ''onu yapma, bunu giyme, oraya gitme, böyle olmaz'' akabinde olay ufak ufak itmelerle, kolundan tutup çekiştirmelerle devam eder, bir sonraki basamağında da tokatlar, saçından çekmeler, daha fazlası kademe kademe gelir. erkek öyle birden şiddet göstermez yani, o seviyeye gelene kadar sinyallerini aylar, yıllar öncesinden gösterir hatta. böyle adamlarla birlikte olmaya devam eden kadının da ne kendisine, ne ailesine saygısı yoktur. kendisine saygısı olmayana ben hiç saygı duymam. hoş, şiddet gördüğü adam için 3 çocuğunu terk etmiş bir kadından bahsediyoruz. ben evde 2-3 günlüğüne kediyi yalnız bırakacağım zaman bile 10 kere düşünüyorum aklımdan çıkmıyor ''ya canı sıkılırsa, ya hastalanırsa?'' diye, millet çoluğunu çocuğunu bırakıp kocaya kaçıyor.
selimciğim selimciğim
bir genç yapmaması gereken bir şeyi yapıp hayatını kaydırdı. bir şaki tip toprağın altına girdi. elbette salınsın demek salaklık, adam öldürdü ve cezasını çekecek. ve kasten adam öldürme üzerinden ceza yemesi doğal. oğlan belli ki anlık panikle kontrolü kaybetti ve katil oldu. cezasını çekecek. yaptığı şey tokat atmak değil sonuçta, öyle veya böyle birisini bıçaklayarak öldürdü.

bir kadın kocasını aldatıp üç çocuğunu piç gibi ortada bırakıp bir uğursuza kaçtı, eski eşi olan adamın ve çocuklarının hayatını mahvetti. aşk böceğinin ölümüne dolaylı yoldan neden oldu, başka birisinin de hayatını kaymasına. darp raporu aldıktan sonra beni darp etmemişti aslında diye ifade veriyor. bana vurmuyordu, bankın tahtasına vuruyordu diye ifade veriyor. 19 suçtan sabıkalı olması kötü olduğunu göstermez diyor. o genç de sevgilime vurdu diyor. ve olayın sonunda hayatına devam edecek.

ve bu şekildeki vaka bir değil, beş değil. münferit değil. tek tek haber aratamayacağım arşivlerden.

bu saatten sonra "adam gibi adam" suç makinesi aşk böcekleri kadınlarını yere yatırıp fileto çıkarsa kimse elini uzatmaz. uzatan da eşşektir. yüz adamdan bir tanesi, iki tanesi gizli manyaktır. geri kalanının ne mal olduğunu anlamamak için patates kafalı olmanız lazım. ki bu vakadaki kadın 19 suç gibi elle tutulur bir veriyi bile reddediyor. seneye 39 suçtan sabıkalı bir aşık bulursa show tv'de "koruma istiyom :'( devlet beni kendi hür irademle girdiğim boktan çıkarsın, peşime polis taksın" diye zırıldarken görebiliriz. 19 çünkü hanımefendinin eşik değerinin altında kalmış.

www.cnnturk.com

tele1.com.tr

hiç ihtimal vermiyorum ama kadınlarımız gerçekten bazılarının iddia ettiği kadar safsa onlara faydalı olacağını düşündüğüm bir bkz koyuyorum şuraya. hiç yoktan iyidir. bir yerden başlamak lazım.
(bkz: #17473385)
benim kalbim temiz benim kalbim temiz
bir fen lisesi öğrencisi yanında niye bıçak taşıyor ben onda kaldım. hala orayı çözemedim. 27 yıldır yanımda tek bir kesici delici alet taşımayan biri olarak merak ettiğimdir.

niye yani?
mr spack mr spack
3 çocuğunu bırakıp başkasına kaçan kadın
19 suçtan sabıkalı bir eleman
yanında bıçak taşıyıp kavgada çekip kalbe saplayabilen bir diğer eleman

bu üçlüden bokluktan başka bir şey çıkmaz.
vicdan, ilahi adalet vs şiddet gibi tartışmalara girmeye gerek duymuyorum
sakil sakil
çok derin bir konu be. dakikalardır başlığa bakıp düşünüyorum. yazabileceğim çok şey var ama tek bir yanlış kelimeyle yanlış anlaşılabilirim. ve buna kızamayabilirim. çünkü yazarken bana normal gelecek olan şey belki okurken bana da yanlış -daha doğrusu yanlış anlatılmış- gelecek.

bugün bu açıklamayı yapan kız, kadir olmasa belki bu suç makinesi tarafından öldürülecek, biz de kadın cinayetine kurban gittiği için üzülecektik. veya bu adamla evlenecek ve ömür boyu şiddet görecek, psikolojik açıdan problemli çocuklar getirecekti dünyaya. ne olurdu bilemiyoruz. ama emin olduğum tek şey, 19 suçtan sabıkalı bir bireyin ölene kadar etrafına zarar vermekten başka bir halta yaramayacağı. bu konuda hümanist düşünmek yersiz geliyor bana. bunların sokaklarda dolaşmaması gerek.

gelelim kadir'e. olayda kadir'in aleyhine kullanılabilecek tek şey, yanında bıçak taşıması. ama bu da kadir'i savunulamaz duruma getirmez. kendisini savunması gerekirse kullanmak (mümkünse hiç kullanmamak) adına taşıyordu muhtemelen. pek çok aklı başında, güvenilir, temiz arkadaşımın o yaşlarda yanında bir şey taşıdığını hatırlıyorum. ben hiç tercih etmedim tabi. şimdi böyle yazdım diye herkes kendisini savunmak için bıçak taşısın demiyorum tabi. ama sırf bunun üzerinden kadir'e "potansiyel katil" sıfatını yapıştırmanın doğru olduğunu düşünmüyorum.

ilk günlerde herkes kadir'in etrafında birleşirken sonradan karşısında birleşen bir kitle oluştu sosyal medyada. kızın karakterinin bu olduğunu bilse o da karışmazdı zaten ama bu olay üzerinden "karısını/sevgilisini döven birisini görürseniz karışmayın. kanun var, adalet var, polis var." demek yanlış. evet bunlar var da vicdan var bir de. insan vicdanı, toplum vicdanı. hepsinden önemli. bunları kaybedersek biteriz.
bizzatsahsen bizzatsahsen
bir kadın olarak bu ülkedeki kadınların yüzde doksanından tiksiniyorum.erkeklerin de aynı şekilde.bir hukukçu olarak neler gördük yaşadık insanın aklı gidiyor.bu ülkenin iki yüzlü, hazır yiyen,kendini hayatı bilmeyerek büyümeyi maarifet sayan, nafaka için her türlü pisliği yapan kezbanlarıyla ,bunları böyle seven ,böyle yetiştiren sonra yine şikayet eden,ot kafalı ortadoğulu erkekleri midemi bulandırıyorlar.biz geriye kalan yüzde onluk erkek ve kadınlar bu ülkede belirli bölgelerde mekansal kültürel sosyal duvarlar örerek bu amellerden bir şekilde uzak yaşıyoruz yaşamaya çalışıyoruz.bir de bunların arasında kalmış aklı başında adam ve kadınlar var arada onları da çekip almaya çalışıyoruz bunlarından içinden.kadir kardeşim de onlardan biri .iki primata kurban gitmiş.bir arkadaşım davasında müdahil avukat olacak bir dahaki duruşmaya şansı olur inşallah .ama hayatına çok keskin bir çizik yedi bu parazit tayfadan inşallah güzel günleri olur.bunun gibi kadından da erkekten de uzak durun bu ülkede.bırakın yesinler birbirlerini ete para vermesinler ,
1 /