kardeşimin hikayesi

1 /
illuyanka illuyanka
zülfü livaneli'nin çok satanlar listesini üst sıralarını sürekli zorlayan 30 nisan'da raflardaki yerini almış son kitabı. bu günlerde üst üste cinayet romanları okuduğumdan, başlangıçta okumayı biraz geciktirmeyi düşündüm. ama kitabın sonunda şaşırtan detay o kadar farklı ki katilin kim olduğu da önemini yitiriyor.

-------------------spoiler-------------------

kitapta baş karakter dışındaki karakterler derinliğine işlenememiş, bu kitabın handikapı diyebilirim. sürükleyici anlatım ve sade bir dille kısa sürede okunuyor. mehmet ve olga aşkını bir tülü hissedemiyoruz. kardeşinin hikayesi'ni anlatan ahmet'in de gazeteci kıza hissettikleri bana göre biraz havada kalmış. edebiyatta yer etmiş ünlü yazarlardan anektodlar da okuyanı kitabın içine alıyor.

-------------------spoiler-------------------

son dönemde okuduğum güzel kitaplar arasında yerini aldı diyebilirim, livaneli her zamanki gibi kendini okutmayı beceriyor.
do you like tamale do you like tamale
aşk romanlarını okumam hatta hiç okumam çünkü sevmem. sıkıcı,boğucu,ağlak gelir nedense.ama bu kitabı gerçekten beğendim çünkü sonu bilinenlerden farklı olmuş.

daha önce livaneli'nden sadece serenad i okumuştum. fazla kasıntı bulduğum için sevmemiştim ama bu kitabını gerçekten beğendim. evet,karakterlere fazla inmiyor fakat kurgusunun çok zayıf olduğu söylenemez.

tanım: benim beğendiğim roman. okıyun okutturun efendim
jadee jadee
diğer zülfü livaneli kitapları gibi birgün de bitirdim.sonra da keşke sindire sindire okusaydım deyip başa döndüm.biraz zayıf bir roman olmuş diğer eserlerine göre ama yine de sürükleyici.
nietzsche1 nietzsche1
diğerleriyle kıyaslandığında seviyeyi oldukça düşürmüş romandır.

livaneli'nin tüm kitaplarını okudum, kendisini kardeşimden bile iyi tanırım diyebilirim. ama bu kitap ayşe kulin , canan tan kitapları tarzı bişey olmuş.

edebi anlamda gerçekten sağlam kitaplar okuduktan sonra bu tarz kitaplar insana artık çok yalın, yavan geliyor.

ayrıca livaneli aşkı daha güzel anlatırdı, o neydi öyle zor okudum ve bitirdim.
replay replay
her şeyden önce, oldukça sürükleyici ve güzel anektodlar içeren bir kitap. hakkını verdiğimize göre, eleştirilerimizi de sıralayalım:

-----------spoiler-------------

iç içe geçmiş iki hikaye var kitapta. biri cinayet, diğer de mehmet'in hikayesi. mehmet'inki, kitaba da adını veren hikaye ve oldukça güçlü. kitaptaki derinlikli tahlillere bakınca, cinayetin de enteresan bir yere bağlanacağını sanıyor insan. ama sonra aslında son derece basit bir yere bağlanıyor. dahası iki hikaye birbiriyle birleşmiyor. ortak noktaları yok denecek kadar az. kitap boyunca kan içen kediye o kadar anlam yüklenmişken, kitap sonu kedi olayı bir yere bağlanmıyor. sonuna kadar büyük beklentilerle gelinen kitap, bence sonunda sınıfta kalıyor.

-----------spoiler-------------
cantervilleghost cantervilleghost
bu sefer olmamış dediğim zülfü livaneli kitabı.

evet, çok kolay okunuyor. evet, merak uyandırıyor. ama bu kadar. içinde bahsettiği hikayeler son derece yüzeysel, ve anlatımın arada ağız değiştirmesinden kitabın sonu tahmin edilebiliyor.
simple thing simple thing
ilk okuduğum zülfü livaneli kitabıdır. zülfü livaneli okursam beğenmeyeceğimi düşünürdüm hep. ama birgün kitapçıda gezerken bu kitabı gördüm, kapağındaki resmi dikkatimi çekti ve sırf o yüzden aldım. başladım ve bitirebilmek için sabaha kadar uyumadım. öyle büyük bir merak uyandırmıştı bende. diğer kitaplarını bilmem ama bu çok başarıylı ve ön yargının ne denli kötü olduğunu bir kez daha gösterdi bana. kızın yanına yattığı bölümü okurken gözümden yaş getirdi. kitabın sonunu ise çok uygun bitirmiş.
zaten iyi sonla bitseydi bu kadar sevmezdim sanırım.
frida kahlo frida kahlo
birbirinden bağımsız hikayelerin,"aşk,bir uçurumun kıyısında gözü bağlı yürümektir." tümcesi etrafında salındıkları kitap.
iç içe geçmemiş,tam anlamıyla oturmamış birçok bölüm mevcut.yine de,okuyucuda uyandırdığı heyecan ve merak duygusuyla bir solukta okunuyor.
kezzapmt kezzapmt
livaneli'nin okuduğum ilk kitabı. gayet basit yazılmış ama içeriği muhteşem oluşturulmuş bir edebi yapıt. kurgu olarak düşününce sonu türk filmine bağlanmış biraz. ama özellikle uyanmadan önce gördüğü hayaller süperdi.. kitabı elime iki alışta bitirdim..
elosa elosa
üç farklı hikayenin iç içe geçmesiyle oluşan, emek çekilmiş bir kurguyla oluşturulmuş, bilimsel bilgiye dayalı kısımlarının doğruluk payının yüksek olduğu bir kaç google dokunuşuyla anlaşılabilecek, okunası romandır. ana karakterin edebi birikiminin çok yüksek olduğu bol bol vurgulanmıştır, bu durum yazarın çaktırmadan kendini ortaya koyması gibi düşünülebilir. daha sürükleyici romanlar okudum ama kardeşimin hikayesi de kolay eriyor, rahatlıkla söyleyebilirim. anlatımının yalınlığının da bu durumda payı var. ama hani iç içe geçmiş hikayeler dedim ya daha mı iç içe geçseymiş ya da asıl hikaye; beyaz rusya'da geçen, daha mı ön plana çıksaymış... bilemedim. adını koyamadığım bir eksiklik var. özetle; okunası...

-- ağır spolier --

katilin kimliği kendini ele vermişti az çok. mehmet karakterinin aslında var olmadığını, en azından öldüğünü de ilk etapta anladım. kitabın sonuna doğru mehmet'in ansızın gelişi ve saçma sapan gidişi bu düşüncemden emin olmamı sağladı. ama ahmet'in aslında mehmet olduğu aklıma gelmemişti.

-- ağır spolier --
1 /