katyn katliamı

nuto nuto
burada çıkan tüm toplu mezarlar kesinlikle zahiridir. amerikan köpekleri tarafından kazılıp başkalarının üstüne yıkılmıştır. ayrıca yeltsin hükümeti döneminde 1992'de lech walesa'ya katliamın belgesi olan stalin imzalı belgeler de verilmemiştir. kesinlikle verilmemiştir, hayır olamaz böyle bir şey. bunların hepsi amerikan köpeği liboşların iftirası. stalin'in tek yaptığı polonya'ya özgürlük getirmekti.
nuto nuto
sovyet hükümetinin kurduğu komisyon 'hayır biz yapmamışız işte bu katliamı' dediği için kesinlikle sovyetler haklıdır. şüphesiz ki sovyetlerin 1943 komisyonu da en adil komisyondur. onlar yapmış olsalardı söylerlerdi. stalin başkan 26 bin askerin kafasına sıktırmış derlerdi. öte yandan emperyalistlerin de söyleyebileceği gibi nürnberg duruşmalarındaki rus yargıçlar da şüphesiz çok dürüsttür. yıllar önce kamuoyuna açılmış duruşma tutanakları okunduğunda söz katyn katliamına geldiğinde rus yargıçların ne kadar dokunaklı konuşmalar yaptığı da görülebilir.

gördüğünüz gibi bu son derece somut ve objektif bilgileri yargılamak ancak geceleri stalin öfkesiyle dolu troçki torunlarının yapabileceği bir iştir. öte yandan fırsat bulmuşken, göreve gelir gelmez ilk iş kiliseyle anlaşıp kadınların kazanılmış haklarını satmak olan lech walesa kerdeşime selam eder, karşılaştırmalı katliamlar listesinde hitler başta olduğu için diğer katilleri ehven-i şer olarak savunmanın caiz olduğunu da belirtmek isterim.
nuto nuto
nürnberg duruşmalarında iddia makamı nazileri suçladığından ve söz konusu mahkemelerde nazilerin herhangi bir suçlamadan aklanma ihtimali bulunmadığından ve yargıçlar da rus olduğundan, aynı 1943 komisyonunun iddiaları gibi bu mahkemenin konu hakkındaki kararını da kesinlikle objektif bulabiliriz.

yıllar yıllar önce açılan tutanakların katyn katliamı kısmında yer alan konuşmaların türkçe meali şöyledir;

''smirnov: bak rus komisyonunun raporunun sonunu okuyorum şimdi, rus komisyonu diyor ki, bunları almanlar yaptı biz oralarına sıkmayız sıktığımızda, o yüzden almanlar öldürmüş bunları

prosorovski: evet bunlar almanların barışsever insanlara karşı yaptığı tipik yok etme davranışlarıdır yaa''

resmi tutanaklar bunlar, görüldüğü gibi son derece objektif. kontrol etmedim ama youtube'da bulunan videolarda da belki bu bölüm bulunabilir. gördüğünüz gibi her dediği doğru olan sovyetler, stalin ve stalinistlerin iddiaları her zaman doğrudur, hiçbir iddia onların iddialarını ilga edemez. zaten karşı iddiaların sahiplerinin hepsi emperyalisttir, olmadı amerikancıdır. o yüzden maddi kanıtlara gerek yoktur. kanaatler ve kanıtsız söylemler de karşı iddianın objektifliğini yanlışlamaya yeter.
barrak obama barrak obama
sovyetlerin yaptığı katliamdır.
sovyet yönetiminin polonya halkını umursamadığı, savaşın sonlarına yaklaşırken sovyet ordusu varşova sınırına gelince nazilere karşı ayaklanan polonya vatan ordusuna yardım etmeyip, nazilerle polonyalıların birbirini öldürmesini bekleyip kente girmelerinden bellidir. halk, sscb ordusu yardım eder umuduyla ayaklanmıştır. zamanlaması rastgele değildir.
nuto nuto
28 nisan 2010 tarihli uluslararası basın takip edildiğinde görülebileceği gibi rusya çok gizli ibareli belgeleri bin bilmem kaçıncı kez yayınlamıştır. resmi ve gayriresmi rus sitelerinde çarşaf çarşaf yayınlanan belgeler tüm dünya basını tarafından da şu sıralarda sergilenmektedir. tabi ki siyasi algısı, bu belgelerin sahte olduğunu ama stalin döneminde bölgede inceleme yapan heyetin ''biz yapmamışız lan'' minvalindeki raprounun kesinlikle doğru olduğunu iddia edecek objektiflikte olan tkp katliam yok dediği için böyle bir katliam olmamıştır.

ayrıca 'stalin başkan yapmadı katliam ama almanlar auschwitz'e girdi, almanlar çok insan öldürdü' minvalli yazılarda mükemmel yazılardır. derinlikleriyle staline saldıranları adeta cevap veremez hale getirirler.
umut taciri umut taciri
`katyn katliamı da sizin eseriniz, katyn yalanları da!`

emperyalistlerin dilindeki göbbels'in 67 yıllık yalanıdır..
emperyalistlerin stalin'e ve sosyalizme yönelik saldırıları sürüyor. yeni saldırıları ise tam 67 yıllık bir yalanın yeniden piyasaya sürülmesinden ibaret.
emperyalist medyanın ısıttığı yalanı, hürriyet, zaman gibi gazeteler de vermekte gecikmedi.
"rusya'dan katyn itirafı. josef stalin emretti 22 bin esir öldürüldü" diye yazdı hürriyet. (30 nisan 2010)
oysa katyn'de katledilen 10 bin savaş esirini, sovyetler birliği'ni işgal eden, alman faşistleri katletti.
katledilen polonyalı esirlerin sayısının 10 bin olmasına karşılık, stalin ve sosyalizm suçlanmaya başlanınca hep birlikte sayıyı iki katına, 22 bine çıkardılar..
emperyalistlerin bu karalama saldırısı, faşist almanya'nın propaganda bakanı göbbels'in bakanlığında hazırlanan 67 yıl önceki bir yalana dayanmaktadır. naziler, bu yalanı ilk 1943 yılı nisan'ında ortaya attılar. 10 bin polonyalı savaş esirini katleden naziler, katliamı stalin ve sovyetler birliği'nin üzerine atarak hem kendi suçlarını gizlemiş olacak, hem sovyetler'i zan altında bırakacaklardı.
son 20 yıldır stalin'e ve sovyetler birliği'ne karşı artırılarak yürütülen saldırı kampanyası ve 67 yıllık yalanla bir kez daha sosyalizmin tertemiz sayfaları kirletilmeye çalışılıyor. katyn'de 10 bin polonyalı subayın "katledilmesi", almanya'daki okullarda, onyıllardır bolşevikler'in "kan dökücülüğüne" kanıt olarak, gösterilmektedir. auschwitz nasıl hitler faşizmi için bir insanlık suçu ise, "katyn katliamı"nın da stalin ve bolşevikler'in işlediği bir "insanlık suçu" olduğu yalanıyla genç beyinler zehirlenmektedir.
kuşkusuz on yıllardır, burjuva ideologlarının hitler faşizmi ile bir sorunları olmadı. onlar, "hitler kötüdür ama stalin de kötü", "faşizm kötü ama sosyalizm de kötüdür" diyerek asıl olarak stalin ve sosyalizm düşmanlığını sürdürdüler.
ama tüm çabaları boşunadır...
zaten her yeni saldırıları, daha önceki saldırılarıyla stalin'i ve sosyalizmi karalamakta başarılı olamadıklarının da kanıtıdır.
önemli bir nokta da şudur; emperyalistler 2. paylaşım savaşında, faşist ordulara karşı savaşan sovyet halkının 20 milyon vatandaşını şehit verdiğini hep atladılar, yok saydılar..
alman faşistlerinin sovyetler birliği'nde zulmünü ve katliamlarını da unutturmak istiyorlar. yüzlerce toplu mezar bulundu. sovyet köyleri, kasabaları, şehirleri yakıldı, günlerce bombalandı. halk aç bırakıldı.
stalin'i ve sovyet halkını suçlayanlar bu gerçekleri zorunlu kalmadıkça tartışmıyor, alman faşizminin insanlık suçlarını, toplu mezarlarını, milyonlarca insanı yakmalarını teşhir etmekten bile kaçınıyorlar.

67 yıllık yalan ve senaryolar ile stalin ve sosyalizm karalanamaz
kızıl ordu, 2. paylaşım savaşı öncesi, batı ukrayna ve batı beyaz rusya bölgesine girmiş, polonya ordusundan da önemli bir askeri gücü esir almıştı.
polonyalı askerler serbest bırakılırken, subaylar esir tutulmaya devam edilmiştir. polonyalı subaylar, kızıl ordu'nun savaş esiri olarak tutulurken, 1941 yazında alman faşistleri sovyetler birliği'ne saldırarak işgale başladı.
alman faşistlerinin işgal ettiği bölgeler içinde polonyalı savaş esirlerinin tutuklu olduğu bölge de vardı. sovyet halkına her tür zulmü uygulayan faşistler, polonyalı subaylara da saldırmaktan geri durmadılar.
nitekim binlerce sovyet köylüsünü, işçisini katledip, toplu mezarlara gömen faşistler bir süre 10 bin subayı da katyn ormanlarında toplu mezarlara gömdüler.
işgalden iki yıl sonra, 1943 nisan ortalarında, faşist şef göbbels, katyn ormanlarında bulunan alman kuvvetlerinin, "polonyalı subayların cesetlerinin olduğu bir çok toplu mezar bulduklarını ve subayların 1940 mart ayı içerisinde, yani yaklaşık üç yıl önce, ruslar tarafından öldürülmüş olduğu" yalanını yaydı.
faşist hitler yönetiminin toplu mezarları açıklamasının elbette nedenleri vardı. birincisi; alman ordularının saldırısı durdurulmuş, stalingrad'da ise unutamayacakları bir yenilgi tatmışlardı. artık bir çok cephede bozgun başlamıştı.
katyn ormanlarını da terketmeye hazırlanıyorlardı. ve bir süre sonra da insanlık suçları açığa çıkacak, toplu mezarlar onların iğrenç yüzlerini herkese gösterecekti.
o nedenle katliamı üzerlerinden atmaya çalışıyordu.
ikincisi; alman faşizmi özellikle sovyetler birliği'ni iğrenç suçlarına bulaştırarak, dünya halkları nezdinde "savaş suçlusu" durumuna düşürmeye çalışıyordu.
üçüncüsü; sovyetler birliği ve stalin'i katliamlarına bulaştırarak, şüphe altında bırakarak, başta polonyalılar olmak üzere baltık halklarını sovyet yönetimine karşı kışkırtma hesabı yaptılar..
alman faşistleri bölgeden atılınca toplu mezarlar da bulundu. açılan mezarlar, polonyalı subayların cesetlerine yapılan otopsiler, öldürülenlerin üzerlerinde çıkan kimi belgeler, tanıklar, kurulan komisyonların raporları ile o dönem katyn katlimanın sorumlusunun alman faşistleri olduğu belgelendi ve tüm dünyaya ilan edildi.
naziler, katliamın sovyetler birliği tarafından 1940 yılında yapıldığını iddia ediyorlardı. fakat mezarlar açıldığında, görülmüştü ki, katledilenler elbiseleri ile gömülmüştü ve elbiselerin ceplerinden 1941 yılına ait belgeler-kimlikler çıkmıştı. alman faşistleri katlettikleri polonyalıların üstünü alelacele aramış ama bu belgeleri almayı unutmuşlardı anlaşılan. bu belgeler bile tek başına alman faşistlerini yalanlamaktadır. zira bu durum nazi işgaline kadar savaş esirlerinin yaşadığını göstermektedir.
bu otopsilerde ayrıca teknik, mikroskobik bir çok ayrıntı da rapor edilmiştir. bu otopsiler ve raporların hazırlanması sırasında onlarca bağımsız gözlemci ve basın hazır bulunmuştur. 1944 yılında moskova'da "batılı" uzman gözlemcilerin de hazır bulunmasıyla 925 cesede yapılan otopside adli tıp uzmanlarından özel bir komisyon kuruldu. raporlar, sadece büyük yalanı belgeliyordu.
sadece bunlar bile yeterlidir nazilerin yalanını ispat etmek için.
ortaya çıkan belgelere ve sonuca hiçbir emperyalist ülke o dönem itiraz etmedi. ve bu konu böylece "kapandı."
amerikan emperyalizmi 1950'li yıllardan sonra stalin ve sosyalizme yönelik saldırılarını tırmandırırken bu yalan da tekrar ısıtılıp gündeme getirildi.

emperyalist yalanlara inanmak için tek bir neden yoktur; ama inanmamak için binlerce nedenimiz vardır
nisan ayı başında polonya devlet başkanı kaczinski'nin, faşistler tarafından katyn'de katledilen polonyalı subayları anmak için rusya'ya giderken uçağının düşüp ölmesi vesilesiyle yalan korosu tekrar saldırıya geçti.
daha anmadan önce, 10 nisan'da emperyalist ajanslar tüm dünyaya "katyn katliamının tarihi" başlıklı haberler geçiyor, ülkemizde de anadolu ajansı bu yalanı tüm abanolerine yayıyordu..
güya, rusya devlet başkanı dimitriy medvedev'in talimatı üzerine arşivdeki "belgeler" açılmıştı ve bu belgeler, katyn katliamından stalin ve sovyet devrimi önderlerinin sorumlu olduğunu gösteriyordu.
bir: bu belgelerin ne kadar gerçek olduğu tartışmalıdır.
iki: emperyalist yalanların tanığı olarak gösterilen de bir işbirlikçidir. ve bu anlamda da ne tanık, ne kanıt değeri yoktur.
emperyalistler, nazizmin "yalan bakanı" tarafından ortaya atılan 67 yıllık bir yalana inanmamızı istiyorlar. açık ki, onlara inanmamız için tek bir nedenimiz yoktur. fakat, inanmamamız için binlerce nedenimiz vardır. bunlardan sadece bir kaçını hatırlayalım.
tarih 5 şubat 2003... yer birleşmiş milletler güvenlik konseyi. amerikan emperyalistlerinin ırak'ı işgale hazırlandığı bir dönemdir. emperyalistler dünya çapında tam bir yalan kampanyası yürütmektedirler.
bm'deki toplantı da bunun için örgütlenmiştir. dönemin abd dış işleri bakanı colin powel, bütün dünya medyasının canlı yayınladığı konuşmasında, "ırak'ın elindeki kitle imha silahları ve bu silahları nasıl ürettiği" üzerine konuşmakta, "kanıt sunmaktadır."
dev ekranda uydudan çekilmiş görüntüler, hoparlörde "kitle imha silahları üzerine konuşan iki ırak'lı subayın sesi"... seyyar laboratuvar ve kamyonlar...
ırak'ın nasıl silahlandığını(!), nasıl her an saldırıya hazır olduğunu(!), cıa'nın hazırladığı şemalar, resimler, görüntüler, ses kayıtları eşliğinde sunuyor colin powel. sahne çok ciddi, çok inandırıcı... öyle ya "koskoca" abd dışişleri bakanı, tüm dünyanın gözü önünde konuşuyor. uydu fotoğraflarından ırak'ın cephanelikleri gösteriliyor. powell bir ara elinde bir tüp gösteriyor ve şöyle diyor:
"bu elimde gördüğünüz tüp, ırak'ın çiçek virüsü üretebilecek ve bunu silah olarak kullanabilecek kapasiteye sahip olduğunu gösteriyor."
emperyalist propaganda aygıtını tanımayanlar açısından anlatılanlara kadar "inandırıcı" ki, milyonlarca insanı ırak'ın kitle imha silahları olduğuna "ikna etti"ler bu yalanlarla.
amaç işgali zorunlu ve haklı göstermekti. o zaman bm'de konuşup ırak'ı suçlayan powel, işgalden yıllar sonra ; "ben o zaman sağlam temellere dayanan kanıt olduğunu biliyordum, ama değilmiş" diye açıklama yaptı.
bm'de dünya ülkelerinin en üst düzeydeki temsilcileri önünde, tüm televizyon kameraları önünde söylenen yalanın büyüklüğüne ve pervasızlığına bakın. orada o kadar yalanı, üstelik uydurma resimler, uydu görüntüleri eşliğinde tüm dünyaya sunanlar, açıktır ki, her yalanı söyleyebilirler.
arşivde olduğu söylenen katyn belgelerinin powell'in elindeki tüp gibi yalan olmadığına bizi kim inandırabilir? o yalanlarla örülü sunumu hazırlayanlar, istedikleri "arşiv belgesini" de hazırlayabilirler.

emperyalist hiçbir yalan, onların gerçek yüzünü gizleyemez
yine o dönem emperyalist medya sayfalarını, ırak'ta "saddam zulmü" altından kaçan bir kıza ayırmıştı. gerçekte ise böyle bir şey yaşanmamıştı. sözü edilen kız, amerikan büyükelçisi'nin kızıydı.
emperyalist propagandanın, halkları nasıl yanıltabileceğinin, emperyalist yalanların halkları nasıl zehirlediğinin belki de en somut örneklerinden biri de romanya'daki karşı-devrimdir.
çavuşeskular'ın idamını, romanya karşı-devrimini haklı çıkarmak için olmadık yalanlar üretip, yaymışlardı.
çavuşeskular'ın, yurtdışındaki bankalarda hesapları olduğu, lüks içinde yaşadıkları yalanı günlerce tekrarlandı.
karşı-devrim sırasında, çavuşesku'nun emriyle 2000 öğrencinin katledildiği açıklandı. sonra, ayaklanmalarda çatışmalar yaşandığı iddia edilerek çavuşesku yönetiminin 60-70 bin insanı katlettiği propagandası başlatıldı. hastane morglarından çocuk ölüleri toplanarak, çavuşesku yönetimi tarafından katledilmiş gibi gösterildi. dünyaya yayılan görüntülerle sanki halk ayaklanmış gibi gösterilerek, karşı-devrim kutsandı. sonuçta o süreç, çavuşeskular'ın göstermelik bir yargılamayla, yüzü kukuletalı "yargıçlar"ca idama gönderilmeleri ile tamamlandı.
tüm bunlardan dolayı emperyalist yalanlara inanmamaya devam edeceğiz...

yürüyüş.com
sosyal medya uzmanı sosyal medya uzmanı
aihm tarafından aklanmış. gerçi bu aklanma stalin gibi bir katilin holodomor katliamı yaptığını değiştirmediği gibi bu katliamı da yapmadığını çıkarmaz.


elin rusu kabul eder de bizim stalinistler bi kabul etmez bu katliamı diğer katliamları kabul etmediği gibi. gerçi farketmez hiçbir şey stalin'in bir o.ç olduğunu değiştirmez.
çingene kanunları çingene kanunları
her ne kadar tarih tutkulu bir insan da olsam, ne kadar araştırmış olsam da, silahlar almanlar'a aitti, stalin yapmıştır ya da yapmamıştır şeklinde kesin yargılarla konuşamayacağım bir katliamdır bu.

şunu söyleyebilirim ama. 3 yıldır doğu avrupa'da bulunuyorum. birçok ülke ve şehir gezdim. birçok politik insanla karşılaştım ve tanıştım. bunun sonucunda gerçekten savunduğum çok şeyin sadece inanmak istediğimiz şeyler olduğunu fark ettim.

diyelim ki, sscb bu katliamı yapmadı. sscb bunun dışında birçok katliam yapmıştır polonya'da. gidin, konuşun polonyalılar'la. almanlar'a karşı o kadar kızgın değillerdir, ruslar'a kızgın oldukları kadar. en yakın arkadaşlarımdan birinin babası polonya yer altı örgütlerinden özgürlük için savaşan aktivistlerden biri. hala yaşıyor tabii. duyacaklarınıza inanamazsınız. sadece rusya'ya değil, ukrayna'ya da sinirli oldukları, onları sevmemelerinin sebebi, rusya'nın sürekli ukraynalılar'i kışkırtıp polonyalılar'a saldırmaları. o kadar doluyum ki bu hikayelerle, o kadar yordu ki kalbimi yıllardır farklı farklı insanlardan bunları dinlemek, gerçekten kelimelerle buraya dökemem.

rus gibi tecavüz etmek diye deyimleri bile var. enteresan değil mi? herhalde bunu da emperyal güçler yerleştirmemişlerdir polonyalılar'ın ağzına.

beni en çok etkileyen sovyet katliamlarından biri, sovyetler'in barış yaptık deyip bunun üzerine ülkedeki sanatçıları, müzisyenleri, öğretmenleri falan ülkeye barış için davet edip katletmeleridir. güzel taktik, değil mi? insanlar ülke nüfusunun yarısını kendi ülkelerinde, dış güçlere (nazi, sovyet) karşı savaşarak yitirdi.

gulag çalışma kampları bile sovyetler'in nasıl çalıştığını ortaya koyuyor aslında. hiç de öyle denildiği gibi sadece devrim karşıtlarına ev sahipliği yapan kamplar değil. gaayet, naziler'den binbir güçlükle kaaçmış, sovyetler'e sığınmış insanların da, yani marksist, komünist insanların da gönderildiği kamplar var. alman komünist partisi ve komintern üyesi, sscb yanlısı heinz neumann ve eşini bu örnekte inceleyebilirsiniz. heinz neumann öldürülür ve daha sonrasında sscb ve naziler birbirlerine tutsakları iade eder. negzel yaa. nazi zulmünden sovyetler'e sığınan bu insanlar, bir de nazi kamplarında yıllanırlar.

not: bu konuyla ilgili bir şeyler okumak isterseniz, neumann'ın eşinin hayatını anlattığı kitabı okuyabilirsiniz. kendisi ayrıca kafka'nın sevgilisi milena'nın da nazi çalışma kampındaki hayatını kaleme almıştır.

sovyetler'e karşı bu kadar hiddetli olmamın sebebi de yıllar yıllar önceki kendimi hatırlamam. stalin kıyımlarının haddi hesabı yok. her tatar gördüğümde aklıma bu adam geliyor. komünizmden bahsettiğimde insanlar bana tuhaf gözlerle bakıyorsa, sebebi bu adamdır.

adam letonya'da, sibirya kampına gönderilen yakınları için meydana çiçek koyan insanları bile toplatıp kampa yollatmış. letonya'nın özgürlük heykeli bile ''the big brother is watching us'' havasındaymış, düşün.
çingene kanunları çingene kanunları
polonya katliamıdır. bu sefer belgelerimle geldim.

volhynia massacre | home the volhynian massacres were anti-polish genocidal ethnic cleansings conducted by ukrainian nationalists. the massacres took place within poland's ... volhyniamassacre
katyn - symbol of genocide polish soldiers of gen. anders army in ıtaly and 1st army in eastern front have significant experience that no western allies soldier has. ıt is be... berlin-1945

daha önce de belirttiğim gibi tekrar eklemek isterim, en çok payı ruslar'da olsa da, almanlar da, ukraynalılar da (ruslar'ın desteği ile) polonyalılar'ı ortadan kaldırmaya çalışmışlardır. bugün polonya'nın siyaset insanları, ekonomileri bu haldeyse, bilinçli çoğu kesimin yok edilmesi sebebiyledir. (türkiye'den katbekat) mal bir kesimin de olması her dış gücün işine gelir sonuçta. niçin bu ülkelerde en çok vodka içiliyor? vodka almak, ekmek almaktan çok daha kolay olduğu için. hatta kimileri verilen vodka haklarını, tamir vs işlem yaptırdıklarında, ya da bir yardım almak istediklerinde, alkolü seven, sürekli kabul edebilen insanlara verirlermiş.

ama biz hala inanamıyoruz. yalandır falan diyoruz. marketlerde griden başka renk yoktu yahu. grinin hakim olduğu yerlerde yalan nasıl atılır acaba.
1
albenilan albenilan
radikal gazetesi
28/04/2010 00:00
rusya devlet başkanı dimitriy medvedev'in talimatı üzerine, sovyetler birliği liderlerinden josef stalin döneminde 20 binden fazla polonyalı esirin öldürüldüğü katin katliamıyla ilgili belgeler dünya kamuoyuna açıldı.

moskova - belgeler rusya federal arşiv ajansının (rfaa) internet sitesinde bugün yayımlanırken, rfaa başkanı andrey artizov gerçek belgelerin elektronik posta kopyalarının ilk defa kamuoyuna açılmış olduğunu söyledi.

arşivlerin kamuoyuna açılmasıyla rusya'nın, 1940 yılında sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği'nde (sscb) polonyalı askerlerin katledilmesi olayıyla ilgili tamamen şeffaf hale geldiğini belirten artizov, "rus tarafı katin'de ve başka yerlerde polonyalı askerlerle ilgili olayları anlatmada çok net bir şeffaflık gösteriyor. bu nedenle belgelerin orijinal kopyalarını sitede yayımladık" dedi.

artizov en yüksek derecede gizliliğe sahip olan bu belgelere eskiden sadece 2-3 kişinin erişim yetkisine sahip olduğunu belirterek, bu belgelerin ekim 1990'da rusya federasyonu'nun ilk başkanı boris yeltsin tarafından dönemin polonya devlet başkanı lech walesa'ya iletilmesi talimatı verildiğini söyledi.

rfaa'nın internet sitesinde yayımlanan belgeler arasında, dönemin kgb'nin selefi olan gizli servis nkvd'nin başkanı lavrenti pavloviç beriya'nın, stalin'den tutuklu askerlerin katledilmesini isteyen önerisinin yer aldığı mesajı, 5 mart 1940'ta askerlerin öldürülmesiyle ilgili alınan karar ve olayın ortaya çıkmasını engellemek için bu konudaki tüm raporların imha edilmesiyle ilgili 1959 yılında dönemin kgb başkanı aleksandır şelepin tarafından yazılan rapor yer alıyor.

polonyalı esir askerlerin almanlar tarafından öldürüldüğü iddiasını doğrulamayan artizov, "politbüronun 5 mart 1940'ta aldığı karara göre katliamın 3 bölgede yapıldığı unutulmamalı. bunlar da harkov'a yakın pyatihatka, smolensk'teki katin ve tver bölgesindeki mednı kasabasıdır. ilk 2 bölgede 1941'de almanların bulunduğu konusunda bilgiler var, ama polonyalıların katledildiği medni'de o tarihlerde almanya yoktu" dedi.

rus ve polonyalı uzmanların katin katliamını detaylı incelemek için bir araya gelmesi gerektiğini kaydeden artizov, "katledilen polonyalı ve sovyet vatandaşların listesini oluşturmak bu sayede daha kolay olacak. ancak böyle bir ortak çalışma henüz başlatılmadı" ifadesini kullandı.

itar-tass, 1940 yılının nisan ve mayıs aylarında smolensk kentinin 18 kilometre batısındaki katin ormanında 4421 polonyalı askerin öldürülerek gömüldüğünü ve öldürülen tüm askerlerin kimliklerinin belirlendiğini kaydetti.

-katin katliami-

sovyetler birliği liderlerinden stalin, 5 mart 1940'ta kgb'nin selefi gizli servis nkvd'ye, kızıl ordu tarafından esir alınan 22 bin savaş esirini öldürmeleri emrini vermişti.

polonya, rusya'nın belarus sınırı bölgesinde bulunan smolensk kentine yakın katin ormanındaki 3 ayrı toplama kampında tutulan doktor, avukat, öğretim üyesi, mühendis, polis ve rahip yedek subaylarından oluşan polonyalı 22 bin savaş esiri katledildiğini belirtiyor.

stalin'in verdiği belirtilen emrin uygulanması 1940 yılı haziran ayı başında sona ermiş, bunun sonucunda polonya halkının en eğitimli ve üretken kesimini oluşturduğu belirtilen 22 bin savaş esiri kafalarından vurulduktan sonra toplu mezarlara gömülmüştü.
katliamın sorumluluğu önce hitler'e yüklenmiş, ancak ingiltere'nin başta sessiz kalmasına rağmen olayın sorumlusunun stalin olduğu ortaya çıkarılmıştı.

sscb'nin son devlet başkanı mihail gorbaçov ile sscb'nin 26 aralık 1991'de dağılmasından sonra ortaya çıkan rusya federasyonu devlet başkanı boris yeltsin, katin'de kısmi sorumluluğu kabul etmişlerdi.

rusya'nın 22 bin polonyalı askerin stalin tarafından katin ormanındaki 3 toplama kampında öldürülmesinden dolayı resmen özür dilemesinin ardından, iki ülke ilişkileri son dönemde giderek düzelmeye başlamıştı.

rusya başbakanı vladimir putin bu ay başında katin ormanı yakınlarında düzenlenen anma törenine katılmış ve böylelikle ilişkilerin yeniden düzeltilmesi için jest yapmıştı.

katin'deki anma törenine polonya başbakanı donald tusk ile birlikte katılan putin, törende yaptığı konuşmada, "polonya ile rusya arasında tarihin aydınlatılması için uzmanlar düzeyinde yol açılmıştır" ifadesini kullanmıştı.

tusk da törende yaptığı konuşmada, "burada öldürülenlerin göz yuvaları, enselerine sıkılmış kurşunlar bize bakıyor. tarihin büyük yalan yarasının uzlaşmayla aydınlatılması için bekliyorlar" ifadesini kullanmıştı.

katin ormanı töreninde rus ortadoks papazları, katolik rahipler ve müslüman imamlar dualar okumuştu(aa)