kedi sevgisi

1 /
arienette arienette
bir başka sevgidir. hele de o küçücük,sıcacık şey yemeğini yedikten sonra yanınıza gelip ıslak burnunu elinize değdirirse ve bir de yanında mırıldarsa ikiye katlanır bu sevgi.
çoğunlukla zararsız çoğunlukla zararsız
bazen insanın 'salak mıyım, iki saatliğine arkadaşım gelse kucağına atlayıp tüm emeklerimi saniyenin binde birinde unutacak bir canlıyı bu kadar seviyorum' diye düşünmesine neden oluyor aslında. 'kıskandırmaya çalışıyor kerata' diyerek kendimi kandırmaya çalışsam da biliyorum, nankör neticede, bir gün yemeğini verme bak bakalım yanına geliyor mu..

sonra da bu alışkanlık yapıyor kedi gibi insanları sevmeye başlıyorsunuz farkında olmadan, ama toplum bu durumu hiç hoş karşılamayıp 'kediyle kafayı yedi' basitliğine indirgiyor olayı.
deniz büyücüsü deniz büyücüsü
burda olması lazım bu şiir'in...


kedileri severken ağlayınız

kedim ve ben
ölüyoruz yavaş yavaş
karşılıklı, köşemizde
elenirken eleğinde sıkıntının saatler
mutad olduğu üzre

bazen o benim kucağımda
bazen ben onun
avutuyoruz birbirimizi
özlerken aynı şeyleri gizlice
nasıl tırmalardık hayatı
bir zamanlar şehvetle

gittikçe bozuluyor yazım benim
bozuluyor resmi onun gittikçe
yaptığı eskiden özenle
döşemelerine koltukların, kanepelerin
esin geldikçe pençeleriyle

derim ki ben
kedileri severken ağlayınız
beyaz değil aslında mahzundur kediler
bu şiiri okurken de ağlayınız
görüldüğü gibi
kemiriyor ismail'i keder

ismail uyaroğlu
diablesse diablesse
2001 senesinde komşumuz elinde bir kutuyla çıkageldi. kutunun içinde yemyeşil gözlü, bembeyaz tüylü minnacık bir kedi. yolda bulmuş, biz bakamayız siz ister misiniz dedi. aldık, ismini -köpük- koyduk, büyüttük. bizle yattı, bizle kalktı. 3 kişilik çekirdek ailemizin, 4 koltuğundan biri onun oldu.
sabahları kapıya gider patisiyle vurarak çıkmak isterdi, tuvaletini yapar geri dönerdi eve. zamanla her çıkışında eve birşeyler getirip kapının önüne bırakmaya başladı. bir gün bir çorap getirir, ertesi gün aynı çorabın diğer eşini bırakırdı, yastık kılıfları, bezler, terlikler.. ne bulursa. veterinere sorduğumuzda -evini güzelleştiriyor, size bir şekilde teşekkür edip destek oluyor- demişti.
yatağıma yatar insan gibi kafasını yastığa koyar vücuduna da yorganı çekerdi. kalk deyince kalkar, otur deyince otururdu eğitimli köpekler gibi.
konuşulanı anlarcasına dinlerdi, sanki cevap verebilcek olsa derdine çözüm üretecek, kahkahana ortak olacak, gözyaşını dindirecekti.
evcil hayvandan çok bireye dönüştü bizimle geçirdiği her dakikasında..
site'deki herkes onu severdi. bir kişi dışında. sitede bulunan diğer hayvanları sevmediği gibi köpük'ü de sevmeyen o kadın dışında.
bir sabah yine dışarı çıktı tuvaletini yapmak için. annem açmış kapıyı herzaman ki gibi. sonra babam işe gitmek için hazırlandı, çıkarken kapıyı açıp içeri sokacaktı -her zaman ki gibi-
köpük yoktu. kapının önünde beyaz bir yastık kılıfı duruyordu sadece. annemi uyandırdı, onların sesine de ben.. sitede aramaya başladık. evden biraz uzakta gördük cansız yatan bedenini.
evlerinden, sahiplerinden yalnız ölmek istermiş kediler, sanki son görevini yapıp, kapının önüne bıraktıktan sonra bizim için çaldığı son şeyi, ölmeye gitmişti o da, yalnız başına.
ağladık, annem senelerce köpük dedi, babam başka kedi alırız üzülme dedikçe -köpük gibi olmaz- dedi. haklıydı.
çoğu trajik hikayenin sonu gibi bitti bu hikayede, ondan sonra başka kedi sevemedim. sevmek istemedim.sonradan öğrendik ki zehirlenmiş, o kadın zehirlemiş, köpük le birlikte sitedeki tüm kedileri. bahçesindeki masaya çıkıyorlarmış, çamur oluyormuş masası.

kedi sevgisi işte..
kedibokupiskokar kedibokupiskokar
kişilerin bir canlıyı - insan olur,kedi olur, kuş olur, köpek olur...- karşılık beklemeden, o canlının da bir kişiliği olduğunu bilerek ve onu boğmadan salt sevgi ile sevebileceğinin göstergesidir.
bir fincan kahve ile film izlemek bir fincan kahve ile film izlemek
evinde kedi besleyemeyen ama kedi beslemeye can atan insanı (o kişi ben oluyorum) bazen delirtir. yolda gördüğüm zaman dayanamıyorum, hepsini mıncırasım, okşayasım geliyor. elimden geldiğince bizim mahallede ikamet edenleri doyurmaya çalışıyorum. ama yok, böyle gözümün önünde bi tane kedim olmayınca dayanamıyorum.
işte öyle sözlük, adamı delirtir bazen.
bir de şöyle bir cinsi vardır ki( scottish fold), petshoptan kedi almaya karşı olan insanı bile, sokaktan kedi alıp büyütmekten vazgeçirir


apis mellifera apis mellifera
başka birisinde veya hazırlıklı değilseniz dışarıda uzun süre kalmanıza engel olan durumdur.
''kedim evde yalnız , canı sıkılır.
ışıklar kapalı , hava kararınca olduğu yerde kalakalır.
ben gideyim artık , çocuk evde yalnız'' dedirtir.
aelida aelida
ben de sadece yavrularına karşı oluşan sevgi. büyüklerini sevemiyorum ukala geliyorlar bana, ama yavrular öyle mi...
ürkek ürkek yürüyorlar 'kimse bana zarar vermesin, korkuyorum' dercesine, tatlı tatlı miyavlamaları, el kadar kaptan süt içmeleri, insan görünce saklanmaları, annelerinin peşlerini hiç bırakmamaları...

bir hayvan bu kadar mı sevimli olur dedirtendir.
1 /