kedilerin aslında demek istedikleri

1 /
absinthe absinthe
-miyamiyamamamamavv

yeter artık yeter..bağırıyorum, çağırıyorum, her yere çiş yapıyorum, orayı burayı yırtıyorum anlamıyosunuz. 3 yaşına geldim anlıyo musun? benim de çiftleşmeye hakkım var. mart geldi dinlemediniz. onu bırak yaz geldi geçti tekrar mart gelcek sözünüzde durmuyosunuz. yazlıkta salacam istediğini yap diye söz verdiniz. ev kedisiyim diye dışladılar bi de tüm erkeklerden dayak yedim. artık napıyorsanız yapın, canıma tak etti...

-miyaaaaaaawwwwwwww mawww!
bipolar bipolar
her zaman uyuduğu yere oturduğunuzda önce kucağınıza hoplaması, daha sonra ufaktan ısırmaya başlaması : kalk, burası benim yerim !

yemek tabağını patileyerek ters çevirme : bayat bu, değiştir !
suyunu dökme : yeterince soğuk değil, değiştir !
suyunu, yemeğini değiştirdikten sonra kafayı kaldırıp yukarı bakma : çekilebilirsin.
lefteyenine lefteyenine
ön ayaklarının altından tutup kaldırdığında tüylerin arasından boğum boğum olup gömülen kafadan adrenalin zerk edilmiş gibi bakma:

" b.k var "

p.s. akabinde "fitfitfit" tabir ettiğimiz arka ayaklarla "pırakın ulan !" fiziksel girişimi gelir.
bipolar bipolar
salonun ortasında kafayı bir oraya bir buraya çevirerek ağır ağır yürüme : burada durmanıza izin verdiğim için çok şanslısınız.
heidi heidi
karşılıklı aşka inanmam, sen beni seviyorsun diye sana bağlanmamı ve senin olmamı bekleme, beni sevebiliyorsan bu şekil, yoksa anca gidersin, ortalık köpek kaynıyor... bunu derler işte, tek miyavla bir dolu kuş...
deonisra deonisra
yavaş yavaş gözünün içine baka baka yaklaşır ve sesinin en ince tonuyla ve oldukça kısık sesle -duyulma duyulmama sınırında- miyavlar, sonra kucağına gelir kafayı koluna yaslar ve sana bakar.
meali: benimle son günlerde hiç ilgilenmiyorsun strese girer tüylerimi dökerim
divine spleen divine spleen
kavun delisi olan kedimin, kavunu tabağında parçaladıktan sonra, yemeye başlamadan evvel, önce bir kaş, göz kaldırıp sorgular gibi havaya ( bana doğru ) bakması..

meali; "hani lan bunun peyniriyle, rakısı ? "
kuzguncuk kuzguncuk
gecenin bir yarısı (muhtemelen saat 3-4 arası) çıldırmışçasına oradan oraya koşup etrafa çarpar, bazen bir şeyleri devirir, kilimleri toplar koşarken falan. o an saate bakmak gerekir. ve şunu anlamak : "artık uyuyun,siz uyumadan rahat uyuyamıyorum, keyfimi kaçırıyorsunuz be insanlar!" demek istiyordur. hemen uyumaya koyulmalıdır insan o durumda. yoksa hayvancağızın bu hırçınlıkları rahatsız etmeleri falan devam eder insanlar uyuyana kadar.
madeleine akaino madeleine akaino
*uyandım, tuvalete girdim..*

- *salondan* maaaaaaaav (uyandığını biliyoruuuum!)
- uff dur daha popom klozete değmedi ya -_-
- maaaaaaaaaaaaav (oyalanmaaa! açız kaç saattir burdaaaa!)
- *ellerini yıka* geldim geldim üf

- maav maaaaav maaaaav
- tamam veriyorum işte
- maaaaav (o kadarla karın mı doyar be)
- al hadi biraz daha

- prrrk *mutfağa gir, gerin*
- noldu, doydun mu? hehe *karnını sev*
- purrr kurrr prrr *şarapları kokla*
- senden de amma alkolik olur ha.
- maaaaav
- salona mı gidelim? e hadi gidelim?
- maaaav maaaaaav maav maaaaav (alsana beni kucağına... ya al.. alsana... alsana sevsene...)
- hadi gel oturalım koltukta biraz ehe.

- oğlum saat daha 7... biraz daha uyusam ben... -___-
- maaaaaaaaaaağv (ya kulaklarımı da sev iyi kaşıyorsun sen)
- uff..
- prrr
- şu kitabı popona koyup okusam olur di mi? -_-
1 /