kendini tanımak

1 /
zefura zefura
hayatın büyük bölümü başka insanları tanımakla yada tanımaya çalışmakla geçerken kendini unutan insanın yapmak istediği.
vietna vietna
insanın kendini kendine tanıtması olayıdır. zor ve uzun bir dönem gerekir tamamlanabilmesi için. kişinin kendi içinde; varlığını, inançlarını ve çevresinde olup biten her şeyin kendisiyle ilişkilerini bulabilmesi gerekir kendini tam olarak tanıyabilmesi için.
nisan cadısı nisan cadısı
hayattaki en zor işlerden biridir. çünkü benlik labirentlerle, dipsiz kuyularla ve sürprizlerle doludur, kaypaktır, kişiyi yanıltabilir. ruh denen varlık olmadık isteklerle kişinin karşısına çıkar, olmadık zamanlarla olmadık tepkiler verir. kalbe söz geçirmek de zordur, beyinle sürekli çatışan, kan pompalamanın ötesinde işlevleri olan bir organdır. yani benlikte her daim bir kaos ortamı hakimdir ve bu ''kendini'' tanımak, tanımlamak, sıfatlandırmak çok meşakkatlidir, daha da kötüsü can yakıcıdır.
moonchild moonchild
kendimizi tanımak...ruhumuzun mahzenlerinde bizden habersiz yaşayan bir alay misafir var.berhanenin bazen bir, bazen birkaç odası aydınlık.ışık binanın üst katlarında.kendini tanımak.kendini,yani eriyeni,dağılanı ,dumanlaşanı.sen acıların utançların,zilletlerinle aynısın.rüyaların,hayallerin,dileklerinle bir başkası.

gideceksin.tanrılar bile rolünü bitiren aktörler gibi kah birer birer,kah hep beraber çekiliyorlar bu sahneden.senin zavallı gölgen zaman perdesine belki bir kere bile aksetmeden,oyuna katılmayan bir kukla gibi unutulup gidecek.
-cemil meriç-

yaşamak zorunda olduğumuz zaman içinde başarmayı istediğimiz tek şey;kendimizi tanımak.var mı ötesi,bundan daha güzeli?umudun mutsuzluklarımızın önünde koştuğu tek yol.tek sorun; oyuna katılıp katılmama kararını vermek.ne güzel demiş usta ışık üst katlarda diye.evet üst katlar, daima varlığından haberdar olduğumuz lakin birtürlü ulaşamadığımız üst katlar.kendimizi tandığımız kadar yakınız oraya;ışığa,aydınlığa.
roselife roselife
yaşanmış olaylara ve tecrübelere dayanarak nelerden hoşlandığınızı ya da sevmediğinizi bilmek. ancak öyle anlar geliyor ki bazen söylediklerinizin altında ezilebiliyorsunuz. asla yapmam dediğiniz şeyleri yaparken buluyorsunuz bazen kendinizi. her yeni olayda kendinizin tanımını biraz daha değiştiriyorsunuz. ve gün geliyor, hiç bir şey sizi şaşırtmıyor. işte bu noktada erişkin olmuş, olgunlaşmış, hayatı biraz da olsa çözmüş insan sıfatlarını hakediyorsunuz. kendini tanımakla başlıyor dünyayı tanımak.
heidi heidi
korkup, şaşırmamak adına asla kalkışılmaması gereken fiil, bırakın yabancı kalıverin derinlerinizdeki kendinize, tanıştığınızla kalıverin yüzeydeki sıfatınızla.
girift girift
ruhun tadına bakmak denilebilir. ısırmanın, parçalamanın acısıyla göz yaşartabilir belki. biraz hoyrat davranmak lazım. sonunda vereceğiniz karar "işte ben buyum" demenin dayanılmaz lezzetli olduğu yönünde olacaktır.
hoşgörü öncelikle kendini kabullendiğin noktada başlıyor olsa gerek.
1 /