körfez savaşı

carlsoloman carlsoloman
peter gabriel'in the feeling begins parçası eşliğinde cnn tarafından dünyaya canlı yayınlanmış ilk savaştır.

(
canlı yayınlanmış dediysek haber olsun diye değil, propaganda olsun diye yayınlanıyor meret. vurulan scut füzeleri, petrol içinde yüzen kuşlar, ölü bebekler falan hep dünyada kamuoyu oluşturabilmek için mizansen olarak hazırlanıp sunulmuş şeylermiş meğerse..
(bkz: 'savaşın ilk kurbanı gerçeklerdir' özellikle kitle ileşitim araçlarından daha fazla yararlanılmaya başlanan, geçen yüzyılın savaşları sırasında bu tarihsel gerçek daha büyük bir açık... ntv )
)
çingene kanunları çingene kanunları
üçüncü dünya savaşı olarak tanımlanabilecek olan körfez savaşı, hem savaş tarihi, hem de iletişim teknolojisi açısından bir dönüm noktası oldu.

körfez savaşı aynı zamanda bir enformasyon savaşı ydı.vietnam savaşı sırasında amerikan basının olumsuz
tutumunu unutmayan amerikan yönetimleri ve askeri yetkililer , amerika'nın katılacağı yeni bir savaşta basını cepheden uzak tutmak ve enformasyon akışını sınırlandırma kararını önceden almışlardı.körfez krizi öncesinde gerek başkan bush, gerekse de general schwarzkopf ''körfez savaşı'nın yeni bir vietnam savaşı olmayacağı'' teminatını verdiler.

körfez krizinin başlangıcından itibaren amerikan medyası bush yönetimine destek verdi, adeta savaş çığırtkanlığı yaptı. savaşın gerekliliği ve maliyeti ile ilgili sorular sormaktan özenle kaçınıldı.

150bin ıraklı asker öldüğü, 200bin ıraklı asker de yaralandığı halde körfez savaşı tv ekranlarına, gazete sütunlarına kanın sıçramadığı ''temiz'' bir savaş olarak sunuldu. savaşta ölü ve yaralılara, yıkılan, yakılan ve yerle bir olan şehirlere ait görüntüler yoktu.savaş, geniş halk kitleleri için televizyon tarafından nakledilen bir olay durumuna geldi.adeta bir video oyunu gibi verildi.

körfez savaşı ordular arasında bir savaş değil, teknolojiler arasında bir savaş olduğu görüşü empoze edildi.savaşta ileri teknoloji ürünü silahların insanları hedef almayıp, sadece binaları, köprüleri ve askeri tesisleri hedef aldığı , dolayısıyla hiç kimsenin ölmediği yalanına başvuruldu.

pentagon tarafından körfez savaşı'nda basına getirilen ''haber havuzu'' sistemi örtülü bir sansür sistemiydi.amacı haber vermekten çok haber verilmesini önlemekti.haber havuzu için seçilen gazetecilerin büyük çoğunluğu, bush yönetimine yakın isimlerden seçilmişti.muhabirlere kuralları belirten iki sayfalık yasaklar listesi verilmiş ve bununla yetinilmeyip yazılan haberler askeri yetkililerce ağır sansüre tabi tutulmuştur.

cnn , savaşı amerkan gözlükleriyle yansıttı.gazete ve tv ler savaş karşıtı fikirlere , protesto ve gösterilere yer vermediler.

getirilen sınırlamalar ikinci dünya ve vietnam savaşları'nda basına getirilen sınırlamalardan çok daha ağırdır, sözlük. işte böyle bir zamandan geçtik .
pushit artı1 pushit artı1
kanımca ırakın kaybetmesindeki en önemli iki neden:
1. sadece tek bir silaha (ne kadar güçlü olursa olsun) güvenmek ve bütün savaş stratejisini buna göre oluşturmak: ırak rusyadan temin ettiği scud füzelerine ve bu füzelere ekleyeceği kimyasal başlıklara aşırı güven duyuyordu, bu sebeple olusturulan bütün plan düşmanın etkili savunma noktalarının bu füzelerle vurulmasıydı. eğer düşmanın kara savunması olmazsa ırak kolayca galip gelebilirdi zira dönemin en büyük 5. kara ordusuna sahipti. fakat sonuç, bütün scudlar havada yok edildi, zira amerika yeni ve çok etkili füze avcısı patriotları üretmişti.
2. hava - kara koordinasyonu eksikliği: ırak sadece kara ordusuna sahipti oysa müttefikler hem kara hem hava sahasını iyi kullanıyordu.
bu kadar teknik bilgiden sonra bir de kişisel yorum; olm ırak koca kara ordusunu çölde nereye saklayacaktın, 3 tane uçakla bütün ordunu çökertirler lan.
damat damat
bu savaş ile ırak alt yapısı, binaları, sanayisi, yolları, köprüleri gibi yapılar da stratejik askeri noktaları, nükleer reaktörleri gibi birleşmiş milletler tarafından yerle bir edilir.

sivil halkın yaşamını bile sürdüremeyecek hale gelmesine neden olan bu büyüklükteki yıkım sonrası "birleşmiş milletler petrol - gıda programı" başlatılır. bu, petrol satmasına ambargo konulan ırak'ın belli miktarda petrol ihracatına izin verecek; ırak ise elde ettiği bu gelirle halkının beslenme ve sağlık ihtiyaçlarını karşılayacaktı. en azından dünya kamuoyuna böyle sunulmuştu.

bu program kapsamında "gıda için" satılan petrolden birleşmiş milletler, savaş masrafı adı altında kesinti yapacaktır. temin edilen ilaçlar bozuk çıkacak, gıda yetersiz dağıtılacak, sivil halk açlıktan ölürken; abd'li bürokratlar da saddam'ın bu program ve kaçak petrol satışlarından elde ettiği pastayı paylaşıp, programın sürdürülebilmesi için amerika ve birleşmiş milletlerde canla başla çabalayacaktır.

(bkz: kofi annan)

saddam'ın, amerikan donanmasına karşı basra körfezine akıttığı milyonlarca varil ham petrol ve bunun doğurduğu çevre felaketi ise minik bir detay olarak savaştaki yerini almıştır.

amerika'nın, birleşmiş milletler kararı olmaksızın uyguladığı uçuş yasağı ise iran ve türkiye sınırına yığılan ırak kürt halkını saddam rejiminden korumaktı(36. enlemin kuzeyi). en azından dünya kamuoyuna böyle sunulmuştu...
germeçten gelen fenomen germeçten gelen fenomen
batılı olmayan ülkelerin çok dersler çıkarttığı hatta bu yüzden batıya karşı güvenliklerini sağlamak açısından nükleer silahlanmayı elzem görmelerine sebebiyet veren savaştır. bu ülkeler, bu savaştan ne gibi dersler çıkardıkları sorulduğunda hindistan savunma bakanının şu sözlerini kafalarına iyice yerleştirmişlerdir.

" nükleer silahlara sahip olmadıkça birleşik devletlerle savaşmayın."

bu her yerde yazmaz.
demiryolu serserisi demiryolu serserisi
baba bush ırak'a saldırdığında geri çekilmeseydi sonuçları ne olabilirdi? iran savaşında tecrübeli ayrılan ırak muhtemelen amerikan ordusunu hezimete uğratırdı ki baba bush bunu bildiği için geri çekildi tabiki tek neden bu değildi.
arap sosyalisti arap sosyalisti
ırak halk önderi yoldaş saddam hüseyin'in ilan ettiği zaferle sonuçlanan ırak topraklarına emperyalist tecavüzdür.fakat kahraman cumhuriyet muhafızları ile ırak halkının arap-türkmen-kürt halkı baş başa vererek topyekün kalleşçe atılan füzelerin üstlerine vücudlarını gererek şehid veya gazi olmuşlardır... anavatanımızdaki naneler güya çok müslümanlar ya bir koyup beş almaktan bahis ediyorlardı o aralar...

savaş şöyle gelişti coniler vurdu fakat halk yılmadı,kara harekatı yapmaya başladıkları anda che misali kumandan saddam milislerine ve halkına gerilla taktiğini uygulattı ve tuttu.büyük bush da seçimi bahane ederek geri çekilmek zorunda kaldı.yani ırak halkı yurtları, büyük yoldaşları ve liderleri için canlarını verdiler.gerisi teferuaattır.kim kukla kim değil herkes biliyor...
count de saint germain count de saint germain
şu an bu yazıyı okuyan çoğu sözlük yazarının doğada serbest azot döngüsündeyken vuku bulmuş savaştır.
şöyle hızlandırılmış modda anlatacak olursam;
saddam ırağın kahramanı yapılır yavaş yavaş.
ardından iranla savaştırılır silah satılır.
sonra hadi kuveyti al koçum denilir kendisine, o da atlar hemen tuzağa.
işgal başlar başlamaz, amerika "lan kelek sen nasıl saldırırsın kuveyte" der ve savaş başlar.