koruyucu hekimlik

dude dude
doktorların pek de işine gelmeyen bir tarz olduğu kesin.

eğer hastalıklar ortaya çıkmazsa nasıl çuvalla para götürecekler, döner sermayeleri cebe atacaklar, muayenehaneleri para basma makinesine çevirecekler.

aksine yeni hastalıklar üretici hekimlik sanki hem kulağa hem de cebe daha iyi geliyor.
zd99 zd99
istanbulda bir doktora yaklaşık olarak 800 aile düşecek.ehh o da pek tabii olarak oldukça yakından ilgilenecek ailelerle !
mornie mornie
aile hekimliğide denilen bu olgu aslında üçüncü basamak sağlık hizmetinde meydana gelen yığılmayı, bir başka deyişle insanların "başım ağrıyor, midem bulanıyor" tadında eften püften nedenlerle hastaneye başvurmalarını engellemek adına planlanmış bir uygulamadır.
rene rene
hastalık yaşanmadan önce önlem almak, hastayı uyarmak temelinde bir sistem. şöyle ki teknolojinin gelişmesiyle birlikte üretimde kullanılan bir çok makinenin sanal ikizi yapılıyor. bu ikizlere gerçek makineyle aynı veriler giriliyor ve takip ediliyor, böylece makinenin neresinde nasıl bir arıza çıkabileceği daha arıza oluşmadan % olarak tahmin edilebiliyor.

koruyucu hekimliğin geleceği de işte böyle bir şey. sizin verilerinizi, yediğiniz, içtiğiniz, uykunuz, vücut değerleriniz sanal ikizinize giriliyor, böylece % lik oranla ilerde oluşabilecek hastalıklar, marazlar önceden uyarı sistemiyle hastaya ve doktoruna iletiliyor. doktor da hastasını arayıp bak ahmet bey böyle yemeğe devam edersen 3 seneye kalmaz damarlarda yağ bağlaması ihtimalin %70 bu da şu hastalığa neden olacak diyebiliyor. hatta buna benzer bir sistemi amerika'da klozetlere entegre etmişler. klozet sizin günlük atığınızı tahlil edip elde edilen verilere göre sizi uyarıyormuş.