kuaför değiştirme nedenleri

1 /
fahriye abla fahriye abla
kırıkları aldırmak için gittiğinizde 10 cm saç kesmesi ve haliyle sonuçtan memnun kalmadığınızda sizi azarlamaya kalkması. kısa ya da küt saç istesem söylerdim zaten?
lazpinokyo lazpinokyo
uzun süre gittikten sonra aynı kişiye, hal hareketlerinin değişmesi, ya lazpinokyo her zaman geliyor zaten diye düşünüp sallamasyon iş yapması, üstüne öncekini aynı nedenden bıraktığımı söylediğim halde bu tavırları sergilemesi, senin de sonun aynısı...
beyond doubt beyond doubt
koskoca istanbul'da doğru dürüst kuaför yok. iyi olan çok pahalı kötü olanın yanına gideceğine git saçını ağaç budama makasıyla kes daha iyi.

ne zaman saçımı kestirsem içine ediyorlar. alıyor eline usturayı başlıyor kırpmaya, sanki koyun kırpıyor ağzına tükürdüğüm...

bir kaç yıl önce sadece perçem kestirdim, düz bir perçem. ne kadar zor olabilir ki? aynaya baktığımda hay senin yapacağın işe dedim. karşı komşum yüzüme yüzüme gülüp beslemelere benzemişsin dedi.:/

uzun zamandır kestirmiyorum saçımı e haliyle çok uzadı şuraya gideyim de biraz şekil versin, dedim. sanki al benim saçımın içine et dedim, bir de üstüne para ödedim.

böyle yalapşap iş yapan kuaförlere burdan sövgülerimi gönderiyorum...
1
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
müşterinin yanında çırağını azarlayip itin götune sokması.

ulan orospu çocuğu müşteriye yalakalık yaparken saniyeler içinde iklim değiştirip ufacık çocuğa etmediğin küfür kalmıyor. ben mecbur muyum böyle bir aşağılanmanın şahidi olmaya ? bıraktim piçi ama aklima geldikçe küfrediyorum.

şimdiki berberim de arada fırçalıyor ama en azından yaptiğı yanlışı belirterek fırçalıyor. direkt çocuğun kişiliğine girmiyor ağız burun. o da beni ilgilendirmez. mesleki hiyerarşi içinde olan şeyler.
tarçınlıhavuç tarçınlıhavuç
yeni açtığı mekanın parasını müşteriden çıkarıyor olması...

yıllardır gittiğim bir kuaförüm var. ne yalan söyleyeyim işini muazzam yapar. saçımı tanıdığı için istediğim modeli birebir keser, saçıma topuz olarak kaynana topuzu yapmayan tek kuaför diyebilirim. az ve öz konuşur, saygılıdır. işine diyecek lafım yok, yiğidi öldüreyim ama hakkını yemeyeyim. benim köftehor saçlar da hiçbir fırsatı kaçırmayıp adamın eline alıştı bi de. az daha yazsam tekrar ona döneceğim hissi geldi anlık.

ama bir saç kesimine de 100 lira alma be kardeşim. fönlü kesime verdiğim 50 lira, mekan değişiminden sonra fönsüz 100 liraya çıkınca artık vedalaşmamız gerektiğini anladım ve en son ona kestirmedim saçlarımı. yalnız bunu yaptığımdan beri de rüyalarımdan çıkmıyor adam. kuaför yüreği hisseder derlerdi de inanmazdım. sürekli saçımı başkasına kestirdiğim için özür dilerken ya da orada saçımı kestirirken görüyorum kendimi. cidden memleketime döndüğümde ilk işim gidip adamdan helallik istemek olacak...

erdoğan abi kusura bakma, valla senlik bi şey yok. sorun sende değil bende. ben fakirim abi affet.
4
mei kusakabe mei kusakabe
uzun süredir aynı kuaföre gidiyor olup kendisinden ekseriyetle memnunum o da benden öyledir herhalde fakat şöyle bir şey var, basıyor beni arkadaş. ufunet basıyor. duramıyorum ben kuaförde. o yüzden mümkün olan en az sıklıkta uğruyorum kendisine, her uğrayışımda bütün diyaloglar başa sarıyor

siz karadenizli miydiniz?
-yok
çanakkale?
-nein
biz bu muhabbeti daha önce yaptık di mi?
- defaen

çıkarken diyor ki arayı uzatma, çaya çorbaya da gel.

tabi tabi , muhakkak (ölmezsem en erken 6 ay)

neyse abartılar goygoylar bir yana kendisi hem yetenekleriyle hem ismiyle gayet "mahir" bir insandır. politika giriyor bi de araya. olmaz yani. yapamam.
eflakinyas eflakinyas
uzun yıllardan beri aynı kuaföre gider saçımı boyatırım
nazımı kaprisimi de çekerdi
ama bundan 1 yıl önce saçımı yaktı, ciddi ciddi yaktı, üstüne bir de paramı aldı
çok ağlamıştım. sonrasında sarı saçlarımdan vazgeçtim .
bir de pahalıya boyuyor , daha ucuzunu buldum vazgeçtim kuaförümden
hem saçımı pahalıya boya hem yak ayy bak yine aklıma geldi delirdim.
malzemecipanda malzemecipanda
(bkz: taşınmak)

yanlış anlamadıysam bu başlıktaki girilerin çoğu erkek kuaförler hakkında. ben kadın kuaförleri tercih ediyorum, bu tür şeyleri yaşamıyorum.

erkekler gitsin berber olsunlar, kuaförlük neyine onların? ellerinin motor yağı ile kadın işine karışmasınlar.

(keşke bunu yazmak zorunda hissetmeseydim kendimi ama ironiden anlamayan nesle aşina değilim.)
yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz
mahalle yanarken, orospu saçını tararmış. dolar 7 tlnin üstüne çıkmış, kriz patlamış piyasa içler acısı ne zaman nasıl toplanır belli değil. bizi ücretsiz izne çıkartmışlar ben işi bırakma kararı almışım memlekete geri döneceğim. evi nasıl boşaltacağım, eşyaları kime vereceğim, geri kalanını nasıl eve götüreceğim. bir daha ne zaman iş bulacağım. geride kalacaklar; bütün arkadaşlarım, sosyal çevrem, alışkanlıklarım... beynim yangın yeri. ama bir kıvrımı kuaförünü nasıl bırakacaksın diyip dürttüyor sürekli. şaka gibi tek derdim oymuş gibi. dip boyamın numarasını öğreneyim bari diye düşünürken şeytan tırpanıyla çıkıp ama ombre yaparken geçişleri kimse onun gibi yapamaz diye canımı sıkıyor. zor oldu ama bıraktım. şimdi sadece instagramdan takipleşiyoruz. 4 senelik ilişkimizin sonu.
bense bir buçuk senedir gönlümün yeni kuaförünü bulamadım. birinin kesimini beğendim, ikinci defa gittim saçımı kızıla boyattım. adam alnımın yarısına gelen boyaları temizlemeden kınalı maymun gibi gönderdi beni. bir daha uğramadım. başka birine gittim saç kesimiyle 45 yaşında sınıf öğretmeni gibi oldum. arayışım devam ediyor. onu da kaybedeceğimi bile bile bulacağım. *
1 /