kulak kıkırdağını deldirmek

1 /
nick ne la nick ne la
bir zamanlar ergenlik hevesiyle yaptırdığım hede. olayın her aşaması baş belası, şöyle ki;

-ilk aşama: deldirmeye karar verilip bi gümüşçüye girilir kuzenle. biliyorum acıyacak hazırlıklıyım ama kuzenimden güç alıyorum. adam tabancayla deler delmez kuzen yerde. meğer izleyince tansiyonu düşmüş bayılmış.

-ikinci aşama: eve dönüş aşaması. tabi ki babaya söylenmemiştir öncesinde. evde misafir olmasına güvenilerek daha rahat hareket edilir. baba en pis kızma taktiğini uygular; hiç bişey demeden ters ters bakar.

-üçüncü aşama: baş ağrısı aşaması. korkudan ağrı çaktırılmamaya çalışılır. inadına katlanarak artar.

-dördüncü aşama: gece sürekli dönen bi insanın kıkırdağını deldirmemesi gerektiğinin anlaşılması aşaması. çünkü her dönüşte gözyaşıyla fırlanır yataktan.

-beşinci aşama: dördüncü aşamanın haftalar sürmesi.

-sürekli aşama: tüm aşamaları kapsayan tehlike durumu. murphy abimizin kanunları sanki en çok bu dönemde işler sokaktan geçen adam bile yanlışlıkla kıkırdağa çarpar.
denayz denayz
uzun zamandır düşündüğüm ve cuma günü gerçekleştirdiğim hadise. sanılanın aksine ertesi sabah kulağımın üstünde yatmış şekilde uyanmışlığım vardır. hayır bakıyorum kıkırdağı delmedi mi acaba diye; bildiğin kulağın üstünden delmiş lan. kulağım da sapasağlam; otu boku duyuyor maşallah. annemle babamın da kıkırdak deldirmedeki görüşlerini bildiğimden ötürü, 2 gündür evin içinde ve bu sıcakta saçlarım açık geziyorum. diceğim o ki; çok şanslıyım olum, maşallah çekin, kıçınızı falan kaşıyın ne bilim.
hoportlak hoportlak
ayık kafayla yapamayacağımı anlayınca en yakın gümüşçüye en yakın yerde sarhoş olup yaptırdığım eylem.ilk günden beri üstüne de yatıyorum acı bile yok hah.ne hoş bir kıkırdaksın sen öylee.
kırmızı böcük kırmızı böcük
bir kaç kere denemiş ve nihayetinde 3 taneyle kanaat etmiş biri olarak diyebilirim ki; ehil ellerde yaptırınız!! öyle kuyumcuymuş, yolda burnu da kulağı da aynı tabanca delen yerlerdeymiş filan hayır! asla!

sonra 6 ay üzerine yatamıyorsun filan. can acısı bir şey değil.
öz halis turizm öz halis turizm
dünyanın en canı tatlı insanlarından biri olarak, ilk dönemlerinde hassas bir yere (bol damarlı, sinirli) yapılan dövmeden daha çok can yaktığını söyleyebilirim. ama seneler geçtikçe çok ciddi bir sadakat ilişkisi doğuyor o delikle aranızda. kapanmasın diye katlandığınız o süreçte çok canınız yandığı için bir daha kapanmasına göz yumamıyorsunuz. işte ancak röntgen, mr öyle şeylerde çıkarıyorsunuz, kırk yılda bir
purpura purpura
seneler önce yaptırdığım şey. sol kulağımın kıkırdağında iki tane delik var. ilk deldirdiğimde hiç acımamıştı üstünden çokça zaman geçmesine rağmen hala acımıyor. kişiden kişiye değişiyor sanırım. sürekli küpe takmasam bile tıkanmadı. değil yaşım 70e gelince de kıkırdağıma küpe takar mıyım diye düşünüyorum.
pötübör pötübör
ergenlikte yapılması gereken üç şeyden biridir. kulağın ikinci deliğini ortaokulda deldirmiştim 9o ların sonu milenyumun başı. herkesin küpesini çıkarttıran türkçe öğretmenimiz bi tek bana çıkarttırmazdı. derken lise 1 ve kıkırdağa gelir sıra. ilk 1o günü atlatırsanız sorun yok. çünkü onun bi aşaması var yara olması ve yaranın kuruyup deliğin normale dönmesi. ondan sonra uzun süre takarsanız kapanmaz ama takmazsanız da kolay kapanır. ergenlik işte bi arada dudağımızı nasıl deldirdiğimizi anlatırım. hey gidi gençlik.
haymatloz haymatloz
çok güzel durduğunu düşünüyorum.her türlü ağrısına rağmen hiç pişman olmadım.çok seviyorum.yalnız deldirdiğimin ertesi günü bakmak için acayip sert bir hareketle saçımı çeken arkadaşımın bana çektirdiği acıyı hiç unutamıyorum...
mor mor
bir kez yaptırdığım ve bir kez daha yaptırmayı planladığım olay. bahsedildiği kadar ve sandığım kadar ağrılı sancılı bir süreç geçirmedim, gece ilk iki gece yani, birkaç kez uyandım ama küçük küpelerim için fazlasıyla değer. tabi bir de gözükseler daha şükela olacak ama.. o da zamanla artık.
1 /