kumdan kaleler

1 /
kusmuk kusmuk
bi kasetleri vardır.çok güzeldir hem de.insan gerisini de istio ama çok geç artık.grubun solisti ve bazı şarkılarını da yazan tuna kiremitçi artık kendini tamamen edebiyata vermiştir zira.kimbilir diğerleri neler neler yapmakta.
the weakest link the weakest link
baştan sona tam bir müzik ziyafeti sunan bir albümleri olan, galatasaray lisesi'nde tanışan gençlerin kurduğu grup. tek bir albümden sonra ilk önce ekonomik sebeplerle dağılmışlar, daha sonra da tuna kiremitçi'nin best seller kitaplar yazması ve sonucunda köşeyi dönmesiyle artık biraraya gelmeleri imkansız görünen grup.
"harfin" şarkısında, şöyle bi söz geçer:
adının bir harfi kalsın şu yorgun dudağımda
bilirim geçen zaman yeter sana... adamı yer bitirir.akdeniz veya ege sahili tarafında bir yerlerdeyseniz, müzikleri ağırlıklı olarak akdeniz ezgileri içerdiğinden, arabada açılıp üstüste albümün dinlenilmesi tavsiye olunur. albümü bulup satın almak biraz çaba gerektirebilir, ama buna gerçekten fazlasıyla değer.
zeus zeus
çocukluğumuzun vazgeçilmez eğlencelerinden birisi olmuş, güzel kumlu plajlarda bacak kadar çocuklar tarafından inşa edilen; rüzgar, dalga gibi basit doğasal olaylar ile kolayca yıkılabilen, askeri açıdan fazla önemi olmayan kaleler..

ayrıca kumdan kaleyi yıkmak için içinde orta büyüklükte taşlar bulunan kumdan toplar..
onları fırlatmak için : (bkz: kumdan catapult)
luccy in the sky with the diamonds luccy in the sky with the diamonds
onlarca kez dinleyip asla bıkılmayacak şarkılara sahip grup.. ayrıca solistin sesi okşar insanın ruhunu.. öyle sözleri o kadar sakin ve yumuşak söyleyen bir insanın görünüşünü hayal etmekle geçmiştir yıllarım sonra gün gelir görülür tabi ki hayal kırıklığıdır..
fırtık fırtık
kimi zaman bir çocuğum bir müzik kutusu başucumda
ve ayımın gözleri saydam
kimi zaman gardayım yanımda bavulum yılgın ihtiyar
ne zaman bir dosta gitsem evde yoklar...
sözlerini insanın içine işleten grup..
yalnızlık senfonisi yalnızlık senfonisi
külhani bir sevinç saran ansızın yüreğimi
yeniden oluşturmak gibi gündüzü ya da geceyi
bir kıvılcım vardı önce, yarım kalmış bir hece
yağmurlu bir kent sonra, yorgun düşen gitgide.

ve sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi
maskelerini kuşandı insanlar
rüzgarlara savruldu sesim, yarım kalmış bir şarkıdan
suskunluğu öğrendi insanlar.

ve belki sen, belki ben, belki biz ve onlar
kumdan kaleler kuran, denize doğru
bakarsın çoğalırız yaşam denen bu oyunda
cemresi oluruz yarınların.

aynadan bakan yabancı yüzler örter üstümüzü
kurşuna dizilmiş bir şehir olur düşlerim
iki gözüm iki yağmur, henüz aşkı tatmamış
oysa sen, belki ben, bir suç ya da bir kusur.

(tuna kiremitçi)
1 /