kur an da başörtüsü emrinin olmadığı gerçeği

covanni covanni
bize öğretilenleri bir kenara bıraktığımızda görebileceğimiz gerçektir.

nur suresi 31. ayet; kuranmeali.com

'başörtülerini yakalarının üzerine vursunlar'

ayette geçen 'humurihinne' kelimesinin örtü veya başörtüsü olması önemli değildir. parmağa değil, parmağın işaret ettiği yere bakılmalıdır.
bu kelime her iki anlamda da kullanılabilir. önemli olan örtünün nasıl bir örtü olduğu değil nereye örtülmesi gerektiğidir. ayette açıkça kapatılacak olan yer yaka açığı olarak geçmektedir.
arabistan'da iklim şatları gereği kadınlar da erkekler de başı kapalı gezerler. ayet inmeden önce de zaten kadının başı örtülüydü ancak örtünme şekilleri doğru olmadığı için ayetle bir düzenleme gelmiştir.

ayette hiçbir şekilde başörtüsü takın, başınızı örtün gibi ifadeler geçmemektedir. emir yani refer edilen nokta dekolte/cuyub'tur. yani kadınlara zaten kullanmış oldukları 'bilinen' bir örtüyle dekoltenizi örtün demektedir. örneğin yağmurlu bir günde kapüşonlu mont giyen birine 'kapüşonunla başını ört'' dediğimizde amaç yağmurdan korunmaktır. şemsiye kullanarak veya şapka takarak da yağmurdan korunabilir. kadın da ister başörtüsü kullanarak isterse de başka bir giysiyle dekoltesini kapatabilir.

bu iddianın son zamanlarda ortaya çıktığını söyleyenler ya cahildir ya da yalan konuşmaktadır. el-cassas, ahkam-ul kur'an'da ayetin göğüs ve boynu örtmeyi amaçladığını ifade etmiştir. aynı şekilde tabiundan said bin cübeyr de saçların açılması haram değil mekruh demiştir.
bu konuda bazı fakihler abdest uzuvlarının örtünmeye dahil olmadığı görüşündedir. ibrahim en nesai,imam abu yusuf,imam es serahsi,abdullah el-mavsılı,ibnü nüceym bunlardan bazılarıdır. kaldı ki peygamber döneminde kadın ve erkeklerin aynı yerde abdest aldıkları bilinmektedir.

sonuç olarak geleneksel kıyafetlerin ''dinselleştirilmesi'' söz konusudur. bu konu hazmedilmesi zor bir konudur. başörtüsü özellikte türkiye'de bir dini simge haline gelmiştir ve bazı çevreler tarafından istismar edilmektedir.başörtüsü emri kur'an'da yoktur demek örtünme yoktur anlamına gelmez. bir kadın ayette ifade edildiği üzere ziynetlerini açığa vurmayarak iffetli bir şekilde giyinmelidir. bu başörtüsü olmadan da gayet mümkündür. başörtüsü takmayana kimse tesettürsüz muamelesi yapamaz.
travelamahmut travelamahmut
çok dini bir kişilik değilim. illa örtünecek başı kapanacak türban takacak gibi bir düşüncemde
yok. attığın linki baştan sona okudum. bütün meallerde görebilirsinki , kadınların güzelliklerini ortaya cıkaran unsurları kapatması söylenmiş. saçta bir güzellik nesnesi olarak kabul etmeyenlerde var edenlerde. sonuçta günah-sevap point oranlarımızı bilmiyoruz. velev ki eğer örtünenler bu riske girmek istemedikleri için (başını kapatıp götünü acanlardan bahsetmiyorum) riske girmemek için yapıyorlar zannımca.
bitli piyade bitli piyade
zaten bilinen bir şeydi. bilmeyenin de kendi ayıbı. gerçi ben müslümanım deyip inandığı dinin kitabını okumayan ve okumadan koyun gibi her şeye inanan çok insan var.
dumrul dumrul
kuran, 23 sene boyunca, muhammed'in politik, ekonomik ve cinsel ihtiyaçlarına yanıt vermek üzere söylenmiş sözler bütünüdür.

tabii ki müritleri üç beş kişiyken "gelen" ayetle kalabalıklaştığında "gelen" ayet bir değildir. mekke'de barınamadığı günlerdekilerle aşiretinin iktidarını ele geçirdiği günlerdekiler bir değildir.

tam da bu tavır farklılıkları islam'da 1400 yıldır süregelen takiye kültürü ve geleneğinin anasıdır.

şimdi bazı arkadaşlar çıkıp tam 1400 yıldır arapların anlamadığı dini anlama iddiasındalar. kuran nece ? arapça. arap nece konuşuyor? arapça. sen nece bilmiyorsun? arapça. ama her fırsatta islam'ın aslında çok süper olduğunu, arapların onu 1400 yıldır yanlış anladığını söyleyip duruyorsun.




bunu yapanlar da ilginç bir zincir oluşturuyorlar. bizim keko gözünün önünde olanı görmekten aciz gelip bize atarlanıyor.

her iddiasının kaynağı caner taslaman, adnan oktar, edip yüksel...

caner adnan'ın talebesi, adnan edip'in talebesi, edip reşat'ın talebesi. reşat kim? muhammed'i çok iyi çözdüğü için tıpkı onun gibi peygamberliğini ilan eden bir adam.

bu arada edip de vahiy alıyor. adnan zaten jesus christ.

islam tıpkı bir balon gibi şişti ve onun gibi sönüyor. bunun farkında olanlar da onu kurtarmak için onu başlangıç koşullarındaki pozisyonlarında pazarlamaya çalışıyorlar.

dikkat edin. numara hep aynı. aradan o kadar süre geçmemiş, bunun sonuçlarını görmemişiz, bir daha zoka yutacağız. çok tatlı.

edipgiller 1400 yıllık islamı baştan kurup kakalamaya çalışır. ali babacan ve ahmet davutoğlu yeni parti diye akp'nin başlangıçtaki söylemlerini kakalar.

hep aynı takiye kafası. hep aynı iyi polisçilik. hep aynı bayat numaralar aq. 1400 senedir bıkmıyorlar da...
14
covanni covanni
kur'an'dan yapılan bir çıkarıma bile islam'a olan kinini kusanları gösteren başlıktır. dikkat ederseniz paragraflarca açıkladığım konuyla ilgili hiçbir şey yazmamış. hayır öyle değil bak şu ayet şunu diyor dememiş,kur'an'ı gördüğü gibi başka bir konudan bir şeyler yazayım demiş. neden?

çünkü ışid,adnan oktar,cübbeli meczup tiplerin din anlayışından besleniyor. onun gelir kapısı da bu. akılla,ayetle temellendirilen iddialara karşı hiçbir şey yapamıyor çünkü öğretmeni orayı işlememiş. ezberi bu kadar.

(bkz: dumrul un ayetleri çarpıtması)
dumrul dumrul
asdfghjkl papaz efendi yattığı yerden sallamaya o kadar alışmış ki benim gelir kapımın din olduğunu zannediyor. he yavrum tarikat kurdum gelen geçene skimi emdirip üstüne para kazanıyorum. tıpkı senin dinini yaymak için kendini paralayan uğur korunmaz, jetskili ahmet hoca vs gibi...

cevap vermesek, yani ipini, biraz salsak ensar vakfındaki çocuklara tecavüz edenin de ben olduğumu iddia edecek.

kuran'da hangi konuda hangi hükmün olup olmadığı benim problemim değil. incil'de ya da tevratta da...

söylediğim şey açık. 1400 yıllık islam geleneğinde 4 temel fıkıh ekolü (mezhep) var. yığınla mezhepçikler, tarikatlar, cemaatler, partiler, örgütler var. binlerce ayrı kuran yorumu var. son 50 - 60 senede çıkanlar hariç bunların neredeyse hepsi tam 1400 yıldır senin dediğinin aksini söylüyorlar. pargaraflarca açıklamış da bilmem ne yapmış? sen arapça biliyor musun evladım? ben bilmiyorum. pekii ben anadili arapça olan adamın ne dediğine mi bakacağım yoksa tıpkı benim gibi tek kelime arapça bilmeyen senin lafına mı bakacağım? sen kimsin?

beni ilgilendiren kısmı burnuma sürekli dayatılıp durulan bir takım antik metinler üzerinden benim hayatıma müdahale ediliyor olması. kuran'da öyle yazıyor şöyle yaşayacaksın, hayır öyle yazmıyor o zaman şöyle yaşayacaksın... kuran'da başörtüsü yokmuş. dur o zaman kafamdaki örtüyü çıkarayım bari...

"gidin kavganızı biraz ötede yapın" diyeceğim ama bu tayfa onu da yapamaz. git derdini kendi dindaşına anlat. yapabiliyor musun? git selefiye, vahhabiye, şafiye, hanefiye anlatsana kuran'da başörtüsü yoktur diye? niye seküler insanların kapısında bağırıp duruyorsun?

işte onu yapamaz. benim bir önceki girimin altındaki yorumlarda belirttiği gibi ateist forumlarda bağırır. ekseriyetle seküler insanların bulundukları platformlarda bağırır. dert ne? kuran'da başörtüsü yokmuş. güzel. ben zaten takmıyorum. burada seni okuyanların yüzde doksan dokuzu da takmıyor. o halde sen niye derdini "kuran'da başörtüsü var" diyerek örtünenlere anlatmıyorsun delikanlı?
8
the red queen the red queen
muhammed de mi anlamamış kur'an' ı da hanımlarını ve kızlarını kara çarşafa sokmuş? çarpıklığın içinden makulluk çıkarmaya çalışmak saçma gelmiyor mu?
sw pls sw pls
hicr 39 ayette şöyle der iblis : " rabbim! beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım" ...

insanların azmasına yol açan sebeplerden biri de örtünmemektir. örtünmemekten kasıt, dikkat çekmemektir. bir insan vücudunun her uzvunu canlı renklerle, vücut hatlarını belli edecek şekilde de kapatabilir. bu "örtünme" anlamına gelmez. başka insanları kandırmak mümkündür de, gerçeği bilmez mi yüce allah? bilir tabi.

bu sebepten, müslüman bireyin (cinsiyet farketmeksizin) örtünmenin gerçek manasına uygun giyinmesi gerekir. giyinirken başkalarının dikkat çekme, cinsel istek uyandırma amacı gütmek gibi nefsani istekler, kitapta bahseden "hidayet yolu"ndan çıkarır. çünkü dinimizde aslolan, nefsin efendisi olmaktır ve emir/yasaklar bunun için gelmiştir. bu noktayı gerçekten özümseyebilirseniz; kafanıza, elinize, ayağınıza ne taktığınızın zahiren bir önemi yoktur. yeter ki batıni tarafını anlayabilelim.